<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567</id><updated>2012-01-25T10:52:45.472-08:00</updated><category term='Reçel ve turşular'/><category term='Tatlılar'/><category term='Zeytinyağlılar'/><category term='Piavlar'/><category term='İmza Günüm'/><category term='Ana yemekler'/><category term='Çay saati'/><category term='Pasta ve dondurmalar'/><category term='Dolma ve Sarmalar'/><category term='Balık Çeşitleri'/><category term='Börekler'/><title type='text'>yesilmutfak</title><subtitle type='html'>Yarım asırlık bir gurme.Türk mutfağının yaşayan en önemli değerlerinden, Ege nin arka bahçesi Kydonia Ayvalık mutfağı  lezzetli günler için pratik mönüler adlı kitapların  yazarı.Otuziki hizmet yılını aşmış  emekli  bir bürokrat. Yurt içi ve Yurt dışında yirmibeş ödüllü bir yarışmacı,gazete ve mecmualarda sağlıklı beslenmenin sıkı savunucusu ve yazarı.Ayvalıkta yaşamakta  yemek kitapları üzerinde çalışmaları ile halen 2009-2010 yılında sunulacak  yeni kitaplarının  çalışmalarını yürütmektedir.</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>69</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-210524078960839548</id><published>2009-11-10T06:49:00.000-08:00</published><updated>2009-11-10T06:51:09.521-08:00</updated><title type='text'>YENİ KİTABIMIZ ÇIKTI</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Svl9wuzKUQI/AAAAAAAAAQ0/lqqAA-IyWv8/s1600-h/inkilap+kitap.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5402487504157430018" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 278px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Svl9wuzKUQI/AAAAAAAAAQ0/lqqAA-IyWv8/s400/inkilap+kitap.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Ege Denizi ve Ayvalık; eski uygarlıkların yoğunluk kazandığı bu bereketli kıyılar, temiz havası, bol ve çeşitli balıkları, kendisine özgü bitki örtüsüyle günümüz insanı için cazip bir yaşam alanı... Erkan Acurol, Ege ve Ayvalık yöresinin sağlıklı otlarıyla süt ürünlerinin, meyve ve sebzelerinin doğallığını kaybetmeden nasıl hazırlanıp korunacağını, evde yapılacak kış hazırlıklarını, kolay uygulanabilir yöntemlerle sunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-210524078960839548?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/210524078960839548'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/210524078960839548'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2009/11/yeni-kitabimiz-cikti.html' title='YENİ KİTABIMIZ ÇIKTI'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Svl9wuzKUQI/AAAAAAAAAQ0/lqqAA-IyWv8/s72-c/inkilap+kitap.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-3378247518898006566</id><published>2009-10-12T06:10:00.001-07:00</published><updated>2009-10-12T06:18:37.693-07:00</updated><title type='text'>YENİ KİTABIMIZ ÇIKTI</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/StMq1v29MXI/AAAAAAAAAQs/L03Nx4XtGBY/s1600-h/ayvalÄ±k.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5391700281761018226" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 272px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/StMq1v29MXI/AAAAAAAAAQs/L03Nx4XtGBY/s400/ayval%C4%B1k.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Ayvalık… Asırlardır yeme içme ve eğlence kültürümüzde önemli yeri olan, rakının hayat bulduğu, yeşerdiği yerdir. Bu kitapta sunulan tariflerle Ege ve Ayvalık mutfağına doğru kısa bir yolculuğa çıkacak, kadehinizdeki rakıya seçkin eşlikçiler bulacaksınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Karides Çorbası, Balık Paçası, Fenerbalığı Çorbası, Taratorlu Deniz Börülcesi, Kızarmış Peynirli Közlenmiş Kırmızıbiber ve Patlıcan, Midye Salatası, Balık Pastırması, Uskumru ve Palamut Turşusu, Yağda Kızarmış Kabak ve Tarator Sos, Enginar Ezmesi, Deniz Kestanesi, Kalamar Yumurtası Kavurması, Tereyağında Konyak Soslu Deniz Ürünleri Kavurması, Fenerbalığı Kavurması, Muska Böreği, Kalamar Kokoreç, Papalina, Sütlü Balık, Lipsos Buğulama (Adabeyi), Sahanaki, Trança Şiş, Fırında Kefal Kebabı, Kalamar Pilaki, Midyeli Barbunya Pilaki, Kabak Çiçeği Dolması, Midyeli Lahana Sarması, Kalamar Dolması, Fıstıklı Parfe, Kremalı Kürek Helvası, Bademli İrmik Helvası… ve daha pek çokları…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşamlarının önemli bir bölümünü Ayvalık'ta geçiren Erkan Acurol ve Arzu Acurol çifti, on beş yılı aşkın süreyle Ege ve Ayvalık mutfağını incelediler. Yarım asırlık bir gurme olan Erkan Acurol leziz ve özgün tarifleriyle yurtiçi ve yurtdışında yirmi iki ödül kazandı. TV, gazete ve yemek dergilerinde sağlıklı beslenme konusundaki bilgilerini izleyicileriyle/okurlarıyla paylaştı&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-3378247518898006566?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/3378247518898006566'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/3378247518898006566'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2009/10/yeni-kitabimiz-cikti.html' title='YENİ KİTABIMIZ ÇIKTI'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/StMq1v29MXI/AAAAAAAAAQs/L03Nx4XtGBY/s72-c/ayval%C4%B1k.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-4699130730640885954</id><published>2009-07-11T16:43:00.000-07:00</published><updated>2009-07-11T16:56:31.090-07:00</updated><title type='text'>Erkan Acurol'un Son Yazısı</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Slkj8gba3mI/AAAAAAAAAQk/Ls4yJ4gsX6o/s1600-h/karaduman+tabela+005.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5357352754137980514" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 225px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Slkj8gba3mI/AAAAAAAAAQk/Ls4yJ4gsX6o/s400/karaduman+tabela+005.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;BU SİTEDEN EV ALMAYIN....&lt;br /&gt;ERKAN ACUROL ÖLDÜRÜLMEDEN 2 GÜN ÖNCE KANAL D HABERE GÖNDERDİĞİ SON YAZISIDIR&lt;br /&gt;SİTEDE ELEKTİRİKLER KESİK OLDUĞUNDAN JENERATÖRÜN SAĞLADIĞI ELEKTRİK İLE YAZILMIŞTIR.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Özelleştirme ve bir müteahitlik garabeti&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Ben, Artur yolu karaağaç gömeç mevkiinde Manolya tatil köyünde oturan bir sakinim.&lt;br /&gt;Gelin görün kü aylardır karanlıkta kaderine terkedilmiş şekilde yaşam mücadelesi vermekteyim.Sitenin elektiriği kesik müteahit kullandığı elektrik ücretini ödemediğinden.&lt;br /&gt;(Oysa ki burası birinci derecede turizm alanı). Borçtan siz sorumlu tutulursunuz Yollar karanlık ışık hak getire köpekler den yolda yürümek mümkün olmadığı gibi araçla bile geçerken saldırıya uğrarsınız. Burası ünlü artur mıntıkasıdır.&lt;br /&gt;Bu Ülkede en kolay yapılan iş müteahitlik .kontrolu ve takibi mümkün değil.&lt;br /&gt;Bir liralık bir şeyi yüz liraya gayet kolay satabilirler.İnsanlar yeterli donanımlı değil.&lt;br /&gt;Müteahidin vergi karnesinde çay ocağı işleticisi ortağınınkinde ise hurdacı yazsada onlar inşaat yapar kaydı kuydu yoktur vergi vermez .Maliyeye bildirsen aylarca tahkik eder sonuç&lt;br /&gt;Müteahidin lehine biter.Sende boşuna uğraşır kötü kişi kaldığınla kalırsın.&lt;br /&gt;Yasalar bu türde insanları koruması altına almış.Nereye baş vursanız sonuç nafile&lt;br /&gt;Hal böyle iken, geçen yıl haziranda çıkan yasa Belediye hizmeti verilen konutlara&lt;br /&gt;Elektirik bağlanır dese bile kim bağlayacak tedaş görevlisi tüm mesaisini Akp belediye binası ile camii arasında geçirir. Ara ki yerinde bulasın. Bulduğunda bana mı sordun aldın cevabını suratınıza yapıştırır. Siz hastaymışınız,ilaçlarınız buzdolabında saklanırmış kimin umurunda Müteahit kendine ait beş yıllık elektrik borcunu ödemez. Trafoyu size koz olarak kullanır. Sizi adeta soyar.Soran yok Evinizin.iskanı alınmadığından suyun tonunu 8 (sekiz) tl alırsınız. Müteahidin ödemediği suyun ücretinide siz dolaylı olarak ödersiniz. Belde Ayvalığa 10 klm mesafede Kayahanın ünlü sevgi köyüne 500m mesafededir. Hiçbir özelliği olmayan tamamen eksik ve metruk sitenin internetteki müteahit tarafından verilen tanıtım ilanını size sunuyorum. Ayrıca gerçekleri gösteren şu andaki mevcut durumunun fotoğrafları ekte. Lütfen bu sahil hurdalığına artık son verilsin.&lt;br /&gt;İnşaat işi ile uzak ve yakından alakası olamayan kişilerin faaliyetleri kontrol edilsin.&lt;br /&gt;Büyük şehirlerin yaşam zorluğundan kaçanlarında insan olduğu kabul edilip,insanca yaşam hakkı tanınsın. Saygılarımla&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;E.Erkan Acurol&lt;br /&gt;Artur yolu manolya tatil sitesi karaağaç&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;SÖZDE MÜTEAHİTİN İNTERNETTE İNSANLARI KANDIRMAK İÇİN KULLANDIĞI İLANDIR&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açıklamalar:SAKINLIGI VE OKSIJEN CENNETI ARAYANLARA AYVALIK 15 EDREMIT 9 KM km GOMEC Karaagac mevki DOGA ICINDE SATILIK SIFIR DUBLEX YAZLIKLAR Etrafi zeytin bahceleri ile kapli bir alana kurulmus kucuk ve sirin bir site icerisindedir. Toplam kullanim alani 80 m2 olan bu yazliklar Kat itifaki tapuludur. Site bekcilidir ve yaz ve kis oturanlari vardir. Cevre duzenlemeli ve yari olympic havuzludur. Yapiminda birinci sinif malzemeler kullanilmistir. Banka tarafindan %80 oraninda konut kredisine uygun gorulmusdur.Denize olan mesafesi 600 metredir. Ilgilenenler genis bilgi icin asagidaki nr.dan arblr. Alaatdin Karaduman&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-4699130730640885954?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/4699130730640885954'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/4699130730640885954'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2009/07/bu-siteden-ev-almayin.html' title='Erkan Acurol&apos;un Son Yazısı'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Slkj8gba3mI/AAAAAAAAAQk/Ls4yJ4gsX6o/s72-c/karaduman+tabela+005.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-2649918051599729036</id><published>2009-07-11T16:42:00.000-07:00</published><updated>2009-07-11T16:43:19.775-07:00</updated><title type='text'>VAHŞETİN PENÇESİNDE</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Ruhat Mengi nin 19.06.2009 tarihli bu konudaki yazısı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vahşetin pençesinde!Türkiye’nin en iyi gurmelerinden biri olan ve çok sayıda yemek kitabı bulunan Ayvalıklı Erkan Acurol dört gün önce birkaç kişi tarafından dövülerek öldürüldü.Neşeli, çalışkan, hayatı ve insanları seven bu iyi insanı Vatan gazetesine duyduğu sevgi nedeniyle bizleri ziyarete geldiğinde tanımıştım. Salı sabahı uyandığımda onun ölümünü duyarak girdiğim şoku da hâlâ atlatabilmiş değilim.Olanları duyunca hak vereceksiniz; Ayvalık’ta oturduğu sitenin yöneticisi olan Erkan Acurol “sitenin trafosunu kendi üstünde kayıtlı tutan ve Tedaş’a geçmesine izin vermeyen, toplanan elektrik paralarına da el koyduğu için sitenin karanlıkta kalmasına neden olan” müteahhitle tartışırken bu müteahhit, eşi ve adamları tarafından sopalarla eşinin gözü önünde dövülerek öldürülmüş. (Gazetelerde “iki tarafın da sopalı olduğu” yazıldı ki gerçek bu değil.)Cinayet açıkça ortada olduğu halde (ve Acurol’un ailesi durup dururken bir yıkım yaşarken), müteahhit elbette tüm vahşi olaylarda olduğu gibi “tutuksuz yargılanmak üzere” serbest bırakılmış, eşi ve diğer suçlular ise zaten serbest.İnanabiliyor musunuz? Artık Türkiye’de cinayet serbest. Cezası yok. Kanun, nizam yok, kim vurduya gidiyor insanlar.Çocuk tecavüzcüleri, genç kız katilleri, trafikte cinayet işleyenler, dev yolsuzluklara imza atanlar, hepsi ama hepsi serbest... Öte yanda (dünkü haber) “gasp yapan birine 60 yıl hapis cezası” verilmiş. Milletle alay ediyor bunlar...Bu ülkenin Emniyeti, İçişleri Bakanı, Adalet Bakanı ilgili her kim ise bize anlatmak zorundalar, bu nasıl adalettir, ülke bu hale nasıl getirilebilir?Böyle giderse cezaları uygulamayan hakimlerin, görevini yapmayan bakanların da acilen cezalandırılmasını sağlayacak yeni bir kanun gerekecek Türkiye’ye!&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-2649918051599729036?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/2649918051599729036'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/2649918051599729036'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2009/07/vahsetin-pencesinde.html' title='VAHŞETİN PENÇESİNDE'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-210081730684043042</id><published>2009-03-19T08:09:00.000-07:00</published><updated>2009-03-19T08:12:43.352-07:00</updated><title type='text'>FAVA</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/ScJgdqAwO6I/AAAAAAAAAQc/ecd4h1JMkCg/s1600-h/10+mart+fava+014.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5314916572860529570" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 225px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/ScJgdqAwO6I/AAAAAAAAAQc/ecd4h1JMkCg/s400/10+mart+fava+014.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Değişik bir tatta farklı bir lezzet. Özellikle kışın yapılır.Rakı mezesidir.Yazdan toplanıp difrizde bekletilen iç bakla dan yapılmasını öneririm.Marketlerde satılan kurutulmuş iç bakla ile pek kıvam tutturamassınızAyrıca geç pişer.Kalkan tava beraberinde  müthiş bir uyum sergiler.Ayrıca tek başına tüketilir.Bakla yetiştirilen her yerde toplayıp yaparsınız. Bana sorduğunuzda ben CUNDA baklasının üzerine tanımam.Özelliği  Kuru tarım ürünü oluşudur. İnsanlar gezdikçe  yediği lezzetleri mukayese etme ortamı buluyor.Bundan ötürüde Cunda  diye ısrar  ederim.Hiç bir surette sıvı akışkan olmaz.Peynir dilimi gibi sert ve muntazam olur.Dere otu olmasa olmazıdır.İçinde  bakla pütürlü olmamalıdır. Aynı püre kıvamında olmalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;·        1kilo iç bakla&lt;br /&gt;·        adet kuru soğan&lt;br /&gt;·        1 çay bardağı zeytinyağı&lt;br /&gt;·        1 demet dereotu&lt;br /&gt;·        1 limon&lt;br /&gt;·        2 adet kesme şeker &lt;br /&gt;·        1 tatlı kaşığı tuz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazırlanışı :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Baklanın iç ve dış kabukları soyulur. (İç kabukları  rahat soymak için baş kısmında bulunan  siyah kısım kesilirse daha rahat soyulur.) Ayıklandıktan sonra  350 gram  iç bakla elde edilir. Tencerenin içine zeytinyağı ve soğan konularak kavrulur. Baklalar, limon suyu, şeker ve tuz eklenir.Üzerine 1 çay bardağı sıcak su ilave edilip baklalar yumuşayana püre haline gelene kadar  çok kısık ateşte pişirilir.Dereotu ayıklanır ve yıkanıp süzülür. Tencerenin içersine dereotunun yarısı ilave edilir. Tencerede pişen bakla blenderden geçirilerek  pürüzsüz olması sağlanır. Şekil verilecek bir kaba ( silikon kek kalıpları ile iyi sonuç alınır)aktarılıp  kalan dereotu ile süslenir. Soğuması için buzdolabında iki saat bekletilir.Daha sonra kesilerek servis yapılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-210081730684043042?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/210081730684043042'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/210081730684043042'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2009/03/fava.html' title='FAVA'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/ScJgdqAwO6I/AAAAAAAAAQc/ecd4h1JMkCg/s72-c/10+mart+fava+014.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-9163944754811870008</id><published>2009-01-04T08:07:00.000-08:00</published><updated>2009-01-04T08:09:07.249-08:00</updated><title type='text'>EGE TV</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;6.Ocak.2009 Salı günü saat 14.00 Ege TV deyim. Bu yılın İlk Tv programımda siz sevenlerimle birlikte olmam beni çok mutlu etmektedir. Sizlerden gelen yoğun istek üzerine sn Nuray Ural’ın hazırlayıp sunduğu programda yaklaşık bir sat süreyle birlikteyiz. Ege mutfağı ve sağlıklı beslenmenin koşulları ile bu yıl yayınlanan kitaplarım tanıtılacağı programda sizlerle birlikte olacağım. Saygılarımla&lt;br /&gt;Erkan Acurol&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-9163944754811870008?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/9163944754811870008'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/9163944754811870008'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2009/01/ege-tv.html' title='EGE TV'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-714971361820537871</id><published>2008-12-10T05:25:00.000-08:00</published><updated>2008-12-10T05:28:07.220-08:00</updated><title type='text'>GÜL TOPU</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/ST_Dn-niisI/AAAAAAAAAP8/d0chOwZAZZQ/s1600-h/gÃ¼l+topu+002.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5278152379892665026" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/ST_Dn-niisI/AAAAAAAAAP8/d0chOwZAZZQ/s400/g%C3%BCl+topu+002.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Sizler hiç gül topu kullandınız mı.Lütfen.. kullanmadınızsa geç kalmış sayılmazsınız.Ege ve bizim Körfez yöresine has bir yapım şekli.Baharda kokulu katmerli tek renk gül yapraklarını havanda dövüp, İçerisine yine dövülmüş karanfil ve damla sakızı ile tarçın  karıştırılarak yapılan top şeklindeki hamurların sonradan  kurutulmuş şekli. Muhallebi,sütlaç,hoşmerim gibi tatlılara bir top katılır.Ayrıca şerbetli tatlıların tümünün şerbetine kaynarken atılıyor.Bir bilseniz ne lezzet ne,koku ayrıca  muhteşem bir rahiya veriyor.Anlatmakla olmaz. Tatmak gerek. kullanmak lazım.Bizler sürekli yapıp ve kullandığımızdan artık öyle kanıksamışız ki her kişi kullanıyor zannediyoruz.Bayramda misafirler geldiğinde sütlaç ikram ettik.Hep aynı soruya muhatap olduk . içinde ne var .. Bir şey yok.. Biz sütü pirinçle  birlikte kaynatır helmeleşince içerisine şeker ve bir adet gül topu  veya az damla sakızı atar az kaynatır ocaktan alırız. Kaplara koyar fırında biraz kızarttıktan sonra soğutup ikram olunur.Israrla  sorulunca bizde  birden kavrayamadık .Sonra hatırladık içerisinde gül topu olduğunu söyledik.Misafirlerimize gül topunu gösterip tanıttık.sizlere de sunmak istedim.Yapımı zor değil.Kokulu güzel gül yaprağı bulununca mesele halloluyor. Sizlere de önemle tavsiye ederim. Günümüzde ne denli yapıldığını bilmiyorum. Yeni nesil bu tür uğraşılara pek sıcak bakmadığı bir gerçek .Afiyetle ve sağlıkla hoşça kalınız.İyi Bayramlar&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-714971361820537871?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/714971361820537871'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/714971361820537871'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2008/12/gl-topu.html' title='GÜL TOPU'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/ST_Dn-niisI/AAAAAAAAAP8/d0chOwZAZZQ/s72-c/g%C3%BCl+topu+002.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-1976973547597151092</id><published>2008-12-05T10:00:00.000-08:00</published><updated>2008-12-05T10:04:00.681-08:00</updated><title type='text'>BİR BAYRAMI KARŞILARKEN</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/STlsSXf-enI/AAAAAAAAAP0/CzHQj4ev51k/s1600-h/badem+ezmesi+ve+likÃ¶r+029.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5276367501242825330" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/STlsSXf-enI/AAAAAAAAAP0/CzHQj4ev51k/s400/badem+ezmesi+ve+lik%C3%B6r+029.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;BADEM EZMESİ&lt;br /&gt; Sevgili arkadaşlarım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Badem ezmesi. Bayramların vazgeçilmezi Bizim evin baş köşesinde devamlı bulunur ...eski adıyla Deva-i misk denilse bile değil. Badem ezmesi daha farklı bir tatta ayrıcalıklı lezzet..Yapıldığı ilk yer Edirne bu gün hala çok eskilere dayanan şekerlemeciler var. En ünlüleri Keçizadeler’ in yeri. Yolunuz Edirne ye düşerse ilk alacağınız badem ezmesi  ve acıbadem olsun. Evveliyatı bizi II Murat devrine götürür. Mısırdan gelip, Edirne ye yerleşen  Hacı adıyla maruf kişi kentte bugünde bademler mevkii olarak bilinen yere bol badem ağacı diker .Seferden dönen Padişah karşılanırken,değişik tatlar ikram edilir. Bu arada bugün ki adıyla bilinen badem ezmesi de vardır.Padişah II Murat’a sunulan bu lezzetli tatlının adını sorduğunda cevap alamaz. Oysa ki çok beğenmiştir.Nasıl  yapıldığını sorduktan sonra tatlının adını koyar.O zamandan, günümüze  kadar gelir.Diğer bir adı  Deva-ı misk olarak ta anılır.Aynı kişi bu gün bizim acıbadem dediğimiz , oysaki asıl adı “hacıbadem” olan kurabiyenin ilk yapımcısıdır.Badem ezmesi saf   bademden yapılsa da bademin kalitesi çok önemlidir.Aslında bademin gerçek yurdu içinde Ülkemiz yer alsa bile ,badem ağaçları geçmişte pek fazla önemsenmediğinden kaliteli badem bugün az miktarda yetişir.Malatya ve Muğla’nın kazası  Datça yöresinde oldukça  ünlü badem  yetiştirilmektedir...Bu bademinde kg 40 ytl civarında olduğundan badem ezmesi 90 ile 130 ytl civarında satılır. Çikolatadan pahallıdır..Tamamen el işçiliği ürünüdür,büyük bir ustalık ister.Hata ve hile kabul etmez.Yumurta akı , nişasta ile falan yapılmaz.Onun için de her yerde satılanı alınmaz. Bunlar acemilerin kıvam tutturması için kullandıkları yöntemlerdir. Tamamen mermer havanlarda bademin özü çıkarılır.Karışıma acı olan türde bademde  ilave edilir (1/10). Asıl rengi açık bej görünümündedir.Ülkemizde 1900yılında Cemil zade olarak bilinen, tanbur-i Cemil Beyin ilk olarak şehzade başında kurduğu imalathane bu gün aynı soydan gelen bir hanım tarafından devam ettirilmektedir.Kadıköy, Selami çeşme ,şaşkın bakkal ve Etilerde şubeleri vardır.1904 kurulan Bebek badem ezmesi,Mudanyalı Halil beyin Arnavutköy’e gelip Anastasya aşkı ile başlar.Her zaman dediğim gibi bu iş bir gönül meselesidir seversen başarırsın.Babadan bu işi bilen Halil Bey işinde çok ünlenir.Bugün kızı sevim hanım kurumu devam ettirmektedir. Bundan sonrası mı .? maalesef meçhul….İşte bu saygın kuruluşlar ilk önce kalite demişler..sonra para..bugünlere gelmişler.Badem ezmesi yapımı zor olduğundan ticari amaçlı yerler pek markalaşamıyor.Ali Muhittin Hacı Bekir, Hafız Mustafa,ilgi alanları helva ve lokum olduğundan,diğer kısma pek girmemişler.Divan, Pelit bugün için badem ezmesi yapsa da,ayrıca kalitelide olsa, diğerleri gibi özel olamazlar.Dünyaca ünlü badem ezmelerimiz ,maalesef Yurt içinde pek tanınmıyor ve bilinmiyor.Bayramda elimi öpmeye gelenlere  benim yaptığım karadut likörü ile ev yapımı badem ezmelerini ikram edeceğim.&lt;br /&gt;Ne gariptir ;bazen düşünüyorum da bunca yıl memuriyet yapacağıma bu ve benzeri bir işle uğraşsaydım,inanın ki bende çok ünlü bir marka olurdum.Demek oluyor ki  benimde ticari kafam böyle imiş.Tarifi, evet önemli kısmı yeni çıkacak olan kitabımda yayınlanacağından yayıncı kuruluş maalesef izin vermedi.. 2009 de çıkacak olan kitabımda yer alıyor.. Biraz sabredin az kaldı …Güzel günler mutlu ve sağlıklı nice bayramlara.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-1976973547597151092?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/1976973547597151092'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/1976973547597151092'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2008/12/bir-bayrami-karilarken.html' title='BİR BAYRAMI KARŞILARKEN'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/STlsSXf-enI/AAAAAAAAAP0/CzHQj4ev51k/s72-c/badem+ezmesi+ve+lik%C3%B6r+029.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-46132671665788783</id><published>2008-11-30T01:48:00.000-08:00</published><updated>2008-11-30T01:49:49.886-08:00</updated><title type='text'>HÜNKÂR  BEĞENDİ</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/STJhdLsoPdI/AAAAAAAAALg/N5GhKt6nBf8/s1600-h/yesilmutfak_IMG_6477.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5274385267588349394" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/STJhdLsoPdI/AAAAAAAAALg/N5GhKt6nBf8/s400/yesilmutfak_IMG_6477.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Geleneksel Dünya mutfağında “HOONkâr   BAYendi “ şekliyle anılır.Hünkâr’ın  beğenmemesi  söz konusu değil.Bir patlıcan yahnisi olup  çok güzel tadı  olan kremalı bir yemektir.Tas kebabı ile yenir.1612-1640 yılları arasında yer aldığı düşünülüyor.Osmanlı mutfak aşçıları hanedanı memnun etmek adına  geliştirdikleri  mutfak teknikleri  ile ün yapmışlardır ki bu yemeğinde Sultan IV Murat için yapıldığı   bilinmektedir.Türkçe de Hünkâr beğendi olarak anılan bu yemek patlıcan,kaşkaval peyniri ve kuzu eti ile yapılır. Müslüman Ülkeler deyahniler birkaç nedenden dolayı yaygındır.Tarihsel olarak,yakıt azlığı ve açık ateşte pişirmenin odunun kolay tükenmesine neden olan bir yöntem olmadığı nedenler arasındadır.İkinci olarak da hafif ateşte tencere de sebzelerle pişirilen yemekler mükemmel bir sos oluşturduğundan  daha yaygın bir pişirme metodu oluştururdu.Üçüncü  bir nedense uzun süre pişirilmiş etin daha az kanlı olacağı ve bundan dolayı İslam Dinin de var olan kan yememe kuralına uygun olacağıydı. Bu yahninin adı olan tas kebabı, etler aynı yağda pişirilmesinden  önce  sebzelerin yağa vurma metodu ile pişirilmesi ile başlar.Yahni tencerede pişirilir ve daha sonra tabağa ters çevrilir.Geleneksel olarak taskebabı  kremalı patlıcan üzerine servis edilir ve birlikte adına Hünkâr Beğendi  denilir.15. yüzyılda İstanbul’un fethi ile başlayan bir  süreç içinde 19. yüzyıl sonlarına kadar gelişen Osmanlı Saray Mutfak kültürü  geleneğinde kuzu ve koyun etiyle hazırlanan  kebap , yahni , külbastı ,kızartma ve köfteler gibi yemekler sadeyağ  yani tuzsuz tereyağı ile pişirilmektedir.Baharat kullanımı Avrupa ve Hint mutfağında olduğu kadar olmasa da oldukça yaygındır.Osmanlı Saray mutfağında domates ve domates salçası yoktur.Ancak 19. yüzyılın ikinci yarısından sonra girmiştir.  Tencere yemekleri geçmişte  koruk, limon, nar ekşisi ve soğan,üzüm suyu çeşitli baharatlarla tatlandırılırdı.Mutfak sürekli değişen bir kültür.Moda, ticaret ve politikanın  bu kültürü değiştirmesi de normal.Uzun vade de yaşanan değişim eski yemeklerin unutulmasına neden olmuştur.Osmanlı Devletinde yemek hiyerarşinin göstergesiydi.En kaliteli sebze ve meyveler saraya alınır. Kalanlar pazarlara dağıtılırdı Sarayda günlük öğünlerde verilen yemek çeşitleri rütbelere göreydi.Rütbesi yüksek olanlara sunulan yemek çeşitleri daha fazla idi.İşte size unutulmuş Osmanlı saray lezzetlerinden” Hünkâr beğendi”.Afiyetler olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.5 kilo kemiksiz kuzu kol veya incik eti&lt;br /&gt;3 yemek kaşığı zeytinyağı&lt;br /&gt;50 gram tuzsuz tereyağı&lt;br /&gt;1 büyük soğan&lt;br /&gt;4 diş ezilmiş sarımsak&lt;br /&gt;2 tatlı kaşığı domates salçası(yazın 4 adet domates)&lt;br /&gt;4 adet sivri biber&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı kurutulmuş mercan köşk veya 4 defne yaprağı&lt;br /&gt;2 bardak su veya et suyu&lt;br /&gt;½ demet maydanoz&lt;br /&gt;Tuz, taze çekilmiş karabiber&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beğendi malzemeleri:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3 adet büyük patlıcan&lt;br /&gt;3 yemek kaşığı un&lt;br /&gt;2 su bardağı süt&lt;br /&gt;2 yemek kaşığı süt kreması&lt;br /&gt;3yemek kaşığı limon suyu&lt;br /&gt;1 yemek kaşığı tuz&lt;br /&gt;50 gram tuzsuz tereyağı&lt;br /&gt;100 gram  rendelenmiş kaşar peyniri veya kaşkaval peyniri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılışı:&lt;br /&gt;Orta büyüklükte bir tencerede yağı eritin .Eti tahta kaşıkla rengi dönene kadar kavurun.Soğan ve sarımsağı ekleyip 2 dakika daha pişirin.Domates salçasını, kekiği mercan köşkü ve et suyunu ilave edin.Tuzunu ve karabiberini ekleyip kısık ateşte 1 saat yani etle yumuşayıp suyunu çekene kadar pişirin. Öncelikle patlıcanların  üzerini çatalla delin ve közleyin.Bu arada bir kap içerisine limon suyu  1 yemek kaşığı tuzu karıştırın. Patlıcanların kabuklarını  soyup suda 10 dakika bekletin.Fazla suyunu almak için süzün ve çatalla iyice ezin. Küçük bir tencerede tereyağını eritip ve unu ilave edip birlikte kavurun.Süt ve kremayı ilave edip ve çırpma teliyle sürekli karıştırın.Koyu bir kıvam aldığı zaman patlıcan ve peyniri ekleyip  4 dakika daha pişirin.Isıtılmış servis tabağına önce kremalı patlıcanı kaşık yardımıyla yerleştirin. Üzerine tas kebabını dökün. İnce kıyılmış maydanoz serpip sıcak olarak servis edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-46132671665788783?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/46132671665788783'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/46132671665788783'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2008/11/hnkr-beendi.html' title='HÜNKÂR  BEĞENDİ'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/STJhdLsoPdI/AAAAAAAAALg/N5GhKt6nBf8/s72-c/yesilmutfak_IMG_6477.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-965054088981580407</id><published>2008-11-21T04:18:00.000-08:00</published><updated>2008-11-21T04:20:27.856-08:00</updated><title type='text'>Sezonun yeni ürünü zeytinyağım çıktı</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SSanYFMdD_I/AAAAAAAAALQ/qSzXT6Kp8Ao/s1600-h/Yeni+yÄ±lÄ±n+ilk+Ã¼rÃ¼nleri+018.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5271084446036856818" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 300px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SSanYFMdD_I/AAAAAAAAALQ/qSzXT6Kp8Ao/s400/Yeni+y%C4%B1l%C4%B1n+ilk+%C3%BCr%C3%BCnleri+018.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk hasat zeytini toplayıp ,fabrikada çekilmesi ile yılın ilk zeytinyağını ürettim.Misler gibi kokuyor..Bildiğiniz gibi zeytinyağının tazesi makbuldür…Pırıl,pırıl rengi ve enfes nefaseti ile sizlere kavuşmak istiyor...Birinci kalite sızma zeytinyağı…Kaliteli iyi bir zeytinyağı buz dolabında donar.Dolayısıyla fazla teferruata gerek yok.Kalite ortada.önemle tavsiye ederim… 1 kg zeytinyağı 10 ytl .5,10,20 kg tenekelerde ilk etapta hepsi 250 kg kadar mahdut miktarda yağım var.hepsi 10-15 teneke eder..sizler isteyen arkadaşlarım için yaptırdım.Israrla ürünlerim dışarıdan talep edilmesine rağmen,kesinlikle dışarıya marketlere ve bloglara, sitelere maalesef vermiyorum.Sezonda toplam yağım hepsi 500 kg civarı bunu temin edemeyen zeytinyağı seven siz dostlarımın aşırı ısrarı ile sizlere sunuyorum.. Kendim bizzat başında nezaret ediyorum.. Sizler ile paylaşmak bana müthiş bir keyif veriyor..Amatör bir uğraş.Tanıtma, gerçek kaliteyi sunmak amaç… Bu iş bana belirttiğim gibi ayrı keyif veriyor. Bu yıl ilk kez Yeşil ve beyaz sabun yaptırdım. Sırf zeytinyağından yapıldı. Muhteşem bir kokusu var. saçı besleyici özelliği yanı sıra dökülmeyi önlüyor.gür ve parlak bir görüntü vermekte..Yeşil veya beyaz 1kg sabun 8 ytl Ayvalık’a.ilk geldiğim yıllarda tepem bayağı açılmıştı.Ogün ,bu gündür inanın saçlarım kuvvetlendi gürleşti ve çoğaldı.Nedeni zeytinyağlı sabun kullanmamdan.Çok az miktarda Zeytin ve kızılcık tarhanam ile az miktarda biber suyum salçam var.Reçellerim hiç bitmiyor.mevsim meyveleri ile üretim devam ediyor. Afiyetle &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-965054088981580407?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/965054088981580407'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/965054088981580407'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2008/11/sezonun-yeni-rn-zeytinyam-kt.html' title='Sezonun yeni ürünü zeytinyağım çıktı'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SSanYFMdD_I/AAAAAAAAALQ/qSzXT6Kp8Ao/s72-c/Yeni+y%C4%B1l%C4%B1n+ilk+%C3%BCr%C3%BCnleri+018.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-8967027900614241926</id><published>2008-11-13T05:59:00.000-08:00</published><updated>2008-11-13T06:02:00.500-08:00</updated><title type='text'>KAYMAKLI  AYVA MURABBASI</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SRwzEEv_kRI/AAAAAAAAALI/iRD_iFwv7RU/s1600-h/ayva+murabbasÄ±+016.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5268141809204171026" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SRwzEEv_kRI/AAAAAAAAALI/iRD_iFwv7RU/s400/ayva+murabbas%C4%B1+016.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Ulu Önder Büyük Atatürk’ün sevdiği tatlılar başında olan ayva murabbası, Eşi Latife Hanımın kendisine sıklıkla yaptığı güzel bir tatlı… Yapılışı sabır istiyor. Yaklaşık ayvanın haşlanması ve pişmesi iki saatten fazla zaman alır. Hazin ateşte yavaş, yavaş kapağı kapatılmadan pişiyor. Türk mutfağını kaybolan tatları arasında, günümüzde pek yapılmıyor. Fruktoz ile yapılanı Dr müsadesi ile şeker hastalarına tavsiye olunur. Ayva marmelatı ile reçeli arası bir şey .fakat reçelde marmelatta değil. Bir tür az şekerli ayva peltesi..  katılan şeker miktarı azaldıkça ayvanın mayhoş  tadı ortaya çıkar..Ayvanın tadı öne çıktığı sürece .pişme ve kıvam süresi uzuyor.İşte o zaman tadı güzelden de öte oluyor. Çok değişik meyveli bir tat. Önemle tavsiye olunur.Kaymaksızda tüketilir.Türk mutfağının tüm özelliğini taşır. murabba uzun zaman süresinde uğraşıyla yapılan tatlar gurubundadır. Günümüzde pratik basit yapılışta tatlılar tercih edildiğinden murabbalar zamanla yapılmadığından adı bile  unutulmakta dır. Üzgünüm tarifini şimdilik veremiyorum.Yeni çıkacak kitabımda olduğundan yayıncı kuruluş izin vermedi Ayrıca halen sonuçları açıklanmayan yarışmalara katıldığım için bir müddet sonra etraflı bilgi vereceğim. Sakın  içerisinde gıda boyası gibi bir madde olduğunu düşünmeyin.  O,tür  yapımlar benim  yeme,içme anlayışıma uygun değildir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-8967027900614241926?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/8967027900614241926'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/8967027900614241926'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2008/11/kaymakli-ayva-murabbasi.html' title='KAYMAKLI  AYVA MURABBASI'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SRwzEEv_kRI/AAAAAAAAALI/iRD_iFwv7RU/s72-c/ayva+murabbas%C4%B1+016.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-7026774936561027848</id><published>2008-10-29T03:52:00.000-07:00</published><updated>2008-10-29T03:54:32.475-07:00</updated><title type='text'>EGE'DE BİR KAHVALTI</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SQhAygaWQmI/AAAAAAAAAKg/wk33AiZLl54/s1600-h/,TarhanalÄ±+sabah+kahvaltÄ±sÄ±+009.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5262527401020506722" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SQhAygaWQmI/AAAAAAAAAKg/wk33AiZLl54/s400/,Tarhanal%C4%B1+sabah+kahvalt%C4%B1s%C4%B1+009.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaklaşık on yıldır yörede ege’nin otları ve mutfağı ile ilgili çalışmalarım aralıksız devam ediyor.İmkanlarımın elverdiği süreçte yaz ve kış çevreyi gezip,görüp,inceleyip,tanıtıyorum Bilmediğim,adını duymadığım,unutulmuş türleri sorup, yaparak öğrenmeye çalışıyorum .Her yaptığım ziyaret , bilgilendirme benim için mükemmel sonuçlar veriyor.Son iki yıldır yaptığım araştırmalar sonucu unutulmaya yüz tutmuş yörenin ünlü ve zeytin tarhanasını çalışmalarım sonucu ortaya çıkardım ve tanıtıyorum.Yörede yapana pek rastlamadım.Unutulmaya yüz tutmuş..Oysaki çok ünlü bir tarhana geçmişte çok yapılırmış. Bazılarının adını duyup yapmadığı,bazılarının hiç duymadığı bir çeşit.Gerek sizlere gerekse basın tv yoluyla sesimin yettiği nispette duyurmaya ve tanıtmaya çalışıyorum. Pek çok arkadaşıma gönderdim.çok beğenildi..Taleplere şu an için cevap vermekte zorlanıyorum. Ayrıcada bu denli beğenilmesi ve tutulması beni oldukça mutlu etmekte. Gün kurusu domates ile kızılcık ve zeytin tarhanam Nişantaşı kantinde pişirilip sunulmaktadır..Bazı yerler ürünlerimi toptan isteseler de vermedim..sırf sizlerin tanıması maksadıyla, Eksik olmayın bir çok arkadaşımız evime ziyaretime geldiler bende en az onlar kadar mutlu oldum. Sizlerin gösterdiği bu denli yakın ilgi ve alakanıza teşekkür ederim.&lt;br /&gt;Yörede Egenin kara elması denilen zeytinsiz bir kahvaltı hiç düşünülemez.Yanında biber suyu ile yapılmış zeytin Tarhansı ve közlenmiş biber ve organik undan yapılmış karanfilli ,sakızlı taş fırında köy ekmeği..sevgilerimle sağlıklı, mutlu günler dilerim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.yesilmutfak.blogspot.com/"&gt;http://www.yesilmutfak.blogspot.com/&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.yesilmutfak.blogcu.com/"&gt;http://www.yesilmutfak.blogcu.com/&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-7026774936561027848?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/7026774936561027848'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/7026774936561027848'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2008/10/egede-bir-kahvalti.html' title='EGE&apos;DE BİR KAHVALTI'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SQhAygaWQmI/AAAAAAAAAKg/wk33AiZLl54/s72-c/,Tarhanal%C4%B1+sabah+kahvalt%C4%B1s%C4%B1+009.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-6339797800405959713</id><published>2008-10-03T10:19:00.000-07:00</published><updated>2008-10-03T10:21:57.520-07:00</updated><title type='text'>BİBER SUYU</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SOZUn8iKMtI/AAAAAAAAAKY/vSfceFOTj7s/s1600-h/kanalizasyn+Ã§alÄ±ÅmasÄ±+058.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5252979060615295698" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SOZUn8iKMtI/AAAAAAAAAKY/vSfceFOTj7s/s400/kanalizasyn+%C3%A7al%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1+058.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ege, Ayvalık ve Edremit yöresinde kırmızı etli biber salçasına genelde biber suyu denir.İlk bakışta görmeden sulu bir mai arasınız,biran yadırgarsınız sonunda bir bakarsınız mis gibi kokan biber salçası biber suyu adı altında size ikram edilir.Bir an olsun bocalarsınız .Başlangıcında bende de öyle olmuştu….Biber salçasının faydalarını sizlere anlatmama gerek yok.Tam anlamıyla bir lezzet iksiri.yemeğe doyulmaz. Çocuklarınıza şokella yedireceğinize biber salçası yedirin.Çok daha faydalı, Yörenin önemli kahvaltılıklar arasındadır.C vitamini deposu olan biber kışın soğuk algınlıklarına karşı gerçek bir koruyucudur..Bu kadar lezzetli oluşumu yanında bir o kadarda yapımı zordur.Kevgirden geçirirken eldiven kullanmadınızsa vay halinize elleriniz yanar. İnanın ağrı kesici kullanmanız gerekir.Biberiniz tatlı bile olsa..Adana yöresinde oldukça fazla üretiliyor…Güney ve Güneydoğu mutfağında bize nazaran daha çok tüketiliyor..Bizim yörelerde ilave olarak domates salçası yapıldığından o kadar çok tüketilmiyor. Bu yıl 1.5-2 Ytl aşağı kırmızı biber yok .İhracatımız fazla olduğundan fiyatlar düşmedi.Bundan sonra düşer fakat güneş etkisini kaybettiğinden pek salça yapılmaz. Yapılan aşırı pişirilerek suyu çektirilir .Bu şekil de kendi rengi oluşmaz,ayrıca gerçek tadını vermez .Bir nevi aldatmacadır.Pazarlarda açıkta satılanları görüyorum.Müdahale etmeden kendimi tutamıyorum. Fiyatı kg, 7-8 Ytl nasıl olur mümkün değil.10 kg biberden 2 kg biber salçası çıkar.Uzun süre ateşte pişirilir.Kevgirden geçirilip,tepsiye alınır üzerine tülbent konulup 1 hafta güneşte suyunu çeker ve rengini alır.Bu esnada tülbenti açıp sık,sık karıştırmanız gerekir..İşte gerçek usulde yapılışı budur.Ekmeğin üzerine sürdüğünüzde biber lifleri görülür.Misler gibi kokar,dışarıda satılanlar yarıdan fazla domates salçası karışımlıdır.Ucuz satılmasının sebebi budur.Biber alırken dikkat edilecek husus içi ve dışı aynı koyu bordo renkte olmalı…Etli olup, üzerindeki kabuğun ince olması gerekir.İçi beyaz olursa iyi salça maalesef olmaz.Bayramdan evvel guruptan arkadaşımız sevgili kardeşim Şemsa Denizsel (Nişantaşı Kantin restoranın sahibesi) ziyaretimize geldi…Ne kadar sevindik anlatamam. Kendileri salçamızı çok beğendiler.Şu anda yoğun tadilat işleri ile uğraştıklarından ayrıca Ps çöktüğünden görüşemiyoruz...Sizlere tamamen organik ürün olan kırmızı biberden bizim buranın yöresel usulü ile yaptığımız biber salçasını sunmaya çalıştım..Afiyetle&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;10 ytl ücretle standart kananozlarda satışa sunulmuştur. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-6339797800405959713?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/6339797800405959713'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/6339797800405959713'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2008/10/biber-suyu.html' title='BİBER SUYU'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SOZUn8iKMtI/AAAAAAAAAKY/vSfceFOTj7s/s72-c/kanalizasyn+%C3%A7al%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1+058.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-2764046190069091864</id><published>2008-09-24T12:56:00.001-07:00</published><updated>2008-09-24T12:57:36.399-07:00</updated><title type='text'>TARÇINLI EKMEK</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SNqboJORsXI/AAAAAAAAAKQ/AdpeHoSBR3Y/s1600-h/tarÃ§Ä±nlÄ±+ekmek+023.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5249679429626605938" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SNqboJORsXI/AAAAAAAAAKQ/AdpeHoSBR3Y/s400/tar%C3%A7%C4%B1nl%C4%B1+ekmek+023.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Tarçınlı ekmek değişik bir tat. Ekmek ve bisküvi karışımı az şekerli farklı bir lezzet Beş çayında oldukça revaçta ayrıca kahve ile birlikte ikram edilebilir.İlk akla gelen bu şekilde ekmek olur mu diyebilirsiniz. yazdığım gibi ne ekmek nede bisküvi. İşte böyle bir şey. Ekmek hamuru içerisinde tarçının baskın lezzeti hamura güzel bir çeşni veriyor.Ben denemedim tarçın yerine kakao ile yapabilirsiniz. Denemek lazım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2.5 su bardağı un&lt;br /&gt;1 kahve fincanı zeytinyağı&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı tuz&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı maya&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı tarçın&lt;br /&gt;1 kahve fincanı şeker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzeri için;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 kahve fincanı şeker&lt;br /&gt;1 yemek kaşığı tarçın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazırlanışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unu geniş bir kaba alın.Ortasına maya , tuz, şeker ,zeytinyağı ve ılık su koyun. Hamuru yoğurun.Üzerini streç film ile sarın.Bir gece buzdolabında bir gece bekletin.Hamuru oda sıcaklığına getirin. Merdane ile 3mm inceliğinde acın.Resimdeki gibi ince uzun dikdörtgenler şeklinde kesin. Yağlı kağıt serili fırın tepsisine yerleştirin.Üzerlerine çatalla delikler açın.Fırça ile üzerlerine zeytinyağı sürün.Tarçın ve toz şekeri karıştırıp üzerlerine bolca serpin.Önceden ısıtılmış 180 derece de 15-18 dakika pişirin.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-2764046190069091864?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/2764046190069091864'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/2764046190069091864'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2008/09/tarinli-ekmek.html' title='TARÇINLI EKMEK'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SNqboJORsXI/AAAAAAAAAKQ/AdpeHoSBR3Y/s72-c/tar%C3%A7%C4%B1nl%C4%B1+ekmek+023.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-6311689376159036248</id><published>2008-09-19T04:01:00.000-07:00</published><updated>2008-09-19T04:04:19.978-07:00</updated><title type='text'>Organik kış ürünlerim</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SNOG8AVhuuI/AAAAAAAAAKI/2c_vKwCRRHA/s1600-h/19.9.+2008+kÄ±Å+haz+035.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5247686356257323746" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SNOG8AVhuuI/AAAAAAAAAKI/2c_vKwCRRHA/s400/19.9.+2008+k%C4%B1%C5%9F+haz+035.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;’Ege ve Ayvalıkta kış hazırlıkları’’ Adlı kitabım basım aşamasında iken, bizim evde kış hazırlıkları olanca gücü ile devam ediyor Bir hummalı faaliyettir ki, sormayın gitsin. Bu yıl seven dostlarımızdan aşırı sipariş aldık Sizleri ve dostlarımızı ihmal etmeden talebi karşılamak istiyoruz..Yine bu yıl ürettiğim ünlü organik Zeytin tarhanası naif pembe rengi ile şifalı kızılcık tarhanası her hali ile muhteşem oldu.Organik undan yaptığım ,karanfilli ve cevizli köy ekmeğimi taş fırında pişiriyorum.Yolunuz Nişantaşı na düşer ise ünlü kantin restoranda çorbalarımı içebilirsiniz. Cevizli -sarımsaklı ve sade Biber salçası ile…Ağzınıza layık güzel mi,güzel. Dışarıda satılanlar gibi domates karışımı içermiyor .Bu yıl biber fiyatı geçen yıla nazaran iki misli pahalı olsa da .Gün kurusu domateslerimi çok beğeniyorlar. Sızma zeytinyağında ,kekik, tane karabiber ve biberiyeli olup, makarna ,pizza ve salataların eşsiz sosu, cam kavanozlarda sizleri bekliyor. Reçellerimi anlatmaya gerek var mı.? Ekşi elma suyu ile yapılan ünlümü, ünlü Anjelika muhteşem bir tat ,güneşte pişirilmiş. Şeftali,Erik marmelâdı,çilek ve diğerlerini sizlerin beğenisine sunuyorum…Fruktoz ve sorbitollü özel reçel siparişler alıyoruz. Her bir ürünüm standart cam kavanozlarda olup,ne alırsanız alın hepsinin fiyatı yine aynı değişmedi standart 10ytl. Sevgilerimle sizlere sağlıklı mutlu günler dilerim. Ptt kargo ile  gönderilir.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;siparişleriniz için                             &lt;a href="mailto:acurol@hotmail.com"&gt;acurol@hotmail.com&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-6311689376159036248?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/6311689376159036248'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/6311689376159036248'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2008/09/organik-k-rnlerim.html' title='Organik kış ürünlerim'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SNOG8AVhuuI/AAAAAAAAAKI/2c_vKwCRRHA/s72-c/19.9.+2008+k%C4%B1%C5%9F+haz+035.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-4003250481760383673</id><published>2008-09-08T07:34:00.000-07:00</published><updated>2008-09-14T10:28:42.112-07:00</updated><title type='text'>ANJELİKA OLDU</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SMU4zDrzj_I/AAAAAAAAAKA/zcyyBt5hor8/s1600-h/1444.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5243659790956335090" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SMU4zDrzj_I/AAAAAAAAAKA/zcyyBt5hor8/s400/1444.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bir kelime buldum çın, çın öter;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Adı candır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bir erik kopardım can dalından;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İçi can dolu,&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Adı can, yaprağı can, lezzeti candır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bir gölge düştü önüme dedi ki:&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bir yüküm var benden ağır&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bir yüküm var beni taşır&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Adı candır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Toprak dedi ki:&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Can Allahın yongasıdır&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Fakat ben bir deri bir kemik &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;kaldım.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bir de misafirim var adı candır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Işık dedi ki:&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;üRenklerden, kokulardan,&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Seslerden önce koşup geldim&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İnsanoğluna nur topu gibi&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bir müjde getirdim,&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Adı candır. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bedri Rahmi Eyüboğlu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ANJELİKA OLDU&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazan mevsimi başlangıcı sayılan Eylül,ün günlerinin birinde 21 eylül de Büyük usta Bedri Rahmi Eyüboğlu’nu yitirdik.(1975) Şiirlerinde meyvelere önem veren bir şair.’’Karadut ve Meyve’’ adlı şiir kitapları var.Kendisini tanıma şerefine nail oldum..Bir Paris dönüşü kendisini karşılamam istendi .Bu vesile ile tanıştık. Benden Export rakı almak istediğini söylediğinde arabamda Tekirdağ mamulü Gülbahar olduğunu söyledim. Duymamış, tanımıyordu bu vesile ile tanışmaya( Gülbahar çoğunuzun bilmediği tekel mamulü özel bir rakı) doğru kumkapı da Kör Agop’un meyhanesine gittik .Dostluğumuz işte böyle başladı.Aynı yıl Bodruma gittiğimizde beni Cevat Şakir Kabaağaç ile tanıştırdı. Birlikte onların deyimi ile papaz uçurup, Bodrum akşamlarını yaşadık. Yaşamımda dost edindiğim,Günümüzde eksikliğini yaşadığımız bu iki müstesna şahsiyetleri saygı ve minnetle anıyorum.Nur içinde yatsınlar.&lt;br /&gt;Anjelika bir erik türü Can eriği ile mürdüm eriği karışımı iri yuvarlak,koyu kırmızı renkli bir erik.. Ekşi yeşil elma suyu ile reçelini yapıyorum. Eriğin adından dolayı reçele bu ismi koydum. Fruktoz ile yapıyorum az pişirip bir gece beklettikten sonra güneşte pişiriyorum.Şeker hastalarına doktoru uygun gördüğü takdirde ve dozda tavsiye olunur.. Eriğin yurdu vatanımız Can,Havran (Bekiroğlu) ve papaz eriği ünlü.(tuzsuz yemek kaydıyla )Kara göynük,Üryani ve Köstendil diğer ünlüleri. En çok Rusya ,Romanya ve Amerika’da yetiştiriliyor Türkiye bu sıralamada sekizinci. Anjelika Ünlü Havran eriğine mürdüm aşısı ile elde edilmiş.Havranın farklı bir mayhoş tadı mürdümle bütünleşip çok değişik bir tat oluşturmuş. Erik Böbreklerin ilacı ,şeker hastalarının vazgeçilmez meyvesi.Düşük kalorisi nedeniyle tam bir diyet meyvesi.Nisan –Eylül arası bol bulunan ucuz bir meyve .Afiyetle&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 kilo anjelik eriği&lt;br /&gt;1 kilo ekşi yeşil elmanın suyu&lt;br /&gt;750 gram toz şeker veya 250 gram fruktoz&lt;br /&gt;½ limon suyu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazırlanışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erikleri yıkadıktan sonra ortadan ikiye kesin.Çekirdeğini çıkarıp boyuna dilimleyin. Şekerde bir gece bekletin.Ertesi gün reçeli ateşe koyun .Elmaları katı meyve presinde suyunu çıkarıp tencereye ilave edin.Reçel kaynamaya başlayınca hemen limon suyunu ilave edin.5 dakika daha kaynatıp ocaktan alın.Ağzı açık olarak soğumaya bırakın.Tencerenin üzerine beyaz bir tülbent veya eski bir tül ile örtün.Balkon veya evin en güneş alan kısmında ben ilk gün beklettim. Sizde reçelinizi istediğiniz koyuluğa gelene kadar güneşte bekletin.( geceleri içeri alın)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-4003250481760383673?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/4003250481760383673'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/4003250481760383673'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2008/09/bir-kelime-buldum-n-n-ter-ad-candr.html' title='ANJELİKA OLDU'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SMU4zDrzj_I/AAAAAAAAAKA/zcyyBt5hor8/s72-c/1444.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-4749095692690063129</id><published>2008-08-08T02:41:00.000-07:00</published><updated>2008-08-08T02:45:08.279-07:00</updated><title type='text'>KEŞKÜL-Ü FUKÂRA</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SJwVDNfv42I/AAAAAAAAAJo/d_9XB7oNMDo/s1600-h/IMG_6426.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5232080012004287330" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SJwVDNfv42I/AAAAAAAAAJo/d_9XB7oNMDo/s400/IMG_6426.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bir Osmanlı tatlısıdır. Fars’ça bir kelime olup, yemek kabı anlamında kullanılır.Adını gezgin dervişlerin omuzlarına astıkları kâseden alır.Amacı:birleştirici mêkanın sembolüdür.Adalet ve Halkın huzuruna çok önem veren Osmanlı kadıları muhtelif zamanlarda halkın içerisine karışır,dilencilik yaparlarmış. Keşkül diye adlandırılan kaplardan istifade ederlermiş. Böylece halkın durumunu yerinde görür sıkıntılarını anlarlarmış. Keşkül tatlısının doyurucu ve tok tutan bu kaplarda imaretlerden fakir fukara halka dağıtılması adının bu şekilde anılmasına neden olmuştur.En önemli özelliği ; Kabuğu çıkmış ,temizlenmiş badem içi taş havanda çok fazla hamur haline gelene dek dövülmesidir.Sübye ,süt ve şekerle pişirilmesidir.Osmanlı mutfağı kayıtlarında macun haline getirilmiş muhallebi olarak bahis edilmektedir.Günümüzdeki tarifler aslına uygun değildir.Geçmişte pirinç unu yerine sübye kullanılmıştır..Bugün tek ,tük yerde sübye ile yapılır.Tarifleri inceledim , genelde nişasta ve pirinç unu ile yapıldığından bunların kokusunu alırsınız. Bana sorarsanız olmaz.Sübye de koku olmaz.Diğerleriyle yapılanları hissedersiniz.Ayrıca sübye yapmakta zor değil.Bugün ki teknoloji mutfak robotları veya blendırda .Kırıklı pirincin ılık suda koyu akışkan halidir.Ayrıca tüm süt tatlıları sübye ile yapılmasını öneririm.İşte benim yöntem yani aslı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 litre süt&lt;br /&gt;1 kase sübye&lt;br /&gt;1 su bardağı toz şeker&lt;br /&gt;1 su bardağı dövülmüş badem&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 çay bardağı pirinç bir gece evvelinden ılık suda bekletilir.Bademler küçük bir tencerede bir taşım kaynatılır.Soğuduktan sonra kabukları soyulur.Pirinç ve bademler mutfak robotunda birlikte un şekline gelene kadar çekilir.Buradaki püf noktası, pirinçin suyunu süzmeden robotun içine atmanızdır.Bu karışıma Sübye denir.Koyu akışkan bir kıvamı vardır.Süt , şeker ve hazırlanan sübye tencerede kısık ateşte hep aynı yönde karıştırmak suretiyle 10 dakika pişirilir.Ocaktan alındıktan sonra mikser ile 5 dakika çırpılır. Kaselere dökülür ve üzeri badem ile süslenip soğuduktan sonra servise sunulur.Afiyet olsun. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-4749095692690063129?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/4749095692690063129'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/4749095692690063129'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2008/08/kekl-fukara.html' title='KEŞKÜL-Ü FUKÂRA'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SJwVDNfv42I/AAAAAAAAAJo/d_9XB7oNMDo/s72-c/IMG_6426.JPG' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-1575287781004771596</id><published>2008-07-30T05:25:00.000-07:00</published><updated>2008-07-30T05:26:39.106-07:00</updated><title type='text'>Mevsimin ilk organik Pembe domatesleri  oldu</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_oiJrMdgJrRM/SJBd5-C2_-I/AAAAAAAAAJg/F3to5slED6E/s1600-h/30+temmuz+2008+037.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5228782417866063842" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_oiJrMdgJrRM/SJBd5-C2_-I/AAAAAAAAAJg/F3to5slED6E/s400/30+temmuz+2008+037.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Arzu fotoğraflarını büyük bir ustalıkla çekti. Tam bir stüdyo ortamı olmadığından pembe rengi gerektiği gibi koruyamıyor.Nede olsa renk ve ışık dağılıyor.Amma yinede güzel çekti ben beğendim bakalım sizler beğenecekmisiniz.? Birkaç haftadır yörede semt pazarlarında var.maalesef onlarda bile suni gübre mevcut.Farkı görmek için orijinalini görüp yemek lazım…Tamamen Organik olan bahçemin ilk pembe domatesleri oldu. Anlatılır gibi değil.O,ne tat öyle Bir lezzet abidesi ki sormayın gitsin.Nesli tükenmek üzere bu kokulu domatesleri inanın yazmakla anlatmayla olmuyor.Tatmak yemek gerekli. Ne yazık ki isteseniz de sizlere gönderemem çünkü yolda berbat oluyorlar. nakli mümkün değil. Son derece narin bir yapıya sahipler.Bu domateslerde pembenin naif,romantik yapısını görebilirsiniz…fevkalade ince kabuklu,yumuşak dokulu yolda sarsıntıdan etkileniyorlar.Diğer domatesler gibi sert bir yapıları yok.Geçen sene Vatan gazetesine yolladım olmadı. Hem de ne özene bezene hazırlamıştım. Şu olabilir. Kendi arabamla kontrolüm dahilinde gidersem belki olur. Diğeri mümkün değil.Pembe domatesler genelde Ege ve Ayvalık ve Çanakkale yöresinde yetiştiriliyor.Bir nevi özel imalatta denilir.En önemlisi fideler ekildikten sonra koltuk alma tekniğini iyi yapmak gerekli .Bazı yerlerde okudum balkonda saksıda yetiştirenler de varmış. Kolay gelsin derim . Bence o şekilde oldukça zor.Birde mahdut miktarda olur .Geçenlerde sevgili Dostum İlhan Eksen ve eşi oya hanım bize geldiler.. Projelerimi gecenin ilerleyen saatlerinde etraflıca anlatmıştım.Kendileri beğendiler.Bu yıl yaklaşık on dönüm olan arazide daha geniş kapsamlı tarım yapacağım.Şimdiden söz veriyorum seneye çok bol olacak sizlere bakla,enginar ve her çeşit Ayvalık otlarını isteyene yollayacağım.Bu yıl gelen talebi ziyadesi ile karşılayamadım..Gün kurusu domateslerim kekik ve biberiye soslu sızma zeytinyağı içinde 650 grm lık kavanozlarda 15 ytl ve şekersiz güneşte pişmiş reçellerim mis gibi oldular . kayısı,çilek,şeftali vişne ve mürdüm eriği onlarda 650 grm lık kavanozlarda 15 ytl karşılığı adresinize istediğiniz kadar gönderilir. sevgilerimle sağlıklı ve mutlu kalınız&lt;br /&gt;E.Erkan Acurol&lt;br /&gt;Eski yazılarım için&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.yesilmutfak.blogcu.com/"&gt;http://www.yesilmutfak.blogcu.com/&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-1575287781004771596?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/1575287781004771596'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/1575287781004771596'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2008/07/mevsimin-ilk-organik-pembe-domatesleri.html' title='Mevsimin ilk organik Pembe domatesleri  oldu'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_oiJrMdgJrRM/SJBd5-C2_-I/AAAAAAAAAJg/F3to5slED6E/s72-c/30+temmuz+2008+037.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-2778559648917390840</id><published>2008-07-23T14:37:00.001-07:00</published><updated>2008-07-23T14:43:46.488-07:00</updated><title type='text'>YENİ KİTABIM ÇIKTI</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_oiJrMdgJrRM/SIekueZ9p_I/AAAAAAAAAJM/HTgreayLR8M/s1600-h/456989l.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5226327010929649650" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_oiJrMdgJrRM/SIekueZ9p_I/AAAAAAAAAJM/HTgreayLR8M/s400/456989l.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Yemek kültürü yazarı Erkan Acuroİ, yemek severlere başarılı birer sunum ustası olabilmenin kapılarını açıyor. Hazırlanacağınız davetlerde pratik mönülerle güzel bir sofra kurmanın sırlarını veriyor.Sevgliler günü mönüsü, evlilik yıldönümü mönüsü, doğum günü mönüsü,çocuklar için doğum günü mönüsü, anneler günü "brunch" mönüsü, babalar günü çilingir sofrası, yılbaşı mönüsü, iftar mönüsü, bayram mönüsü-. Her kutlama günü için özel olarak hazırlanmış mönülerde yemek tarifleri, birbiriyle uyumlu soslar ve tatlılarla bütünleniyor. Ayrıca kendi özel mönünüzü hazırlayabilmeniz için ek tariflerle zenginleştirilmiş bu kitapla artık her kutlama günü "lezzetli"bir güne, hazırlayacağınız her sofra bîr ziyafete dönüşüyor."Erkan Acurol'un, iyi bir gurme olduğu kadar zevkli ve iyi bir aşçı olmasının bu tariflerde büyük etkisi var bence... Çünkü güzel yemek güzel tarifle olur ama aynı zamanda pişirirken içine bir tutam sevgi katılmış yemek, yani aşçılığı keyifle yapan birinin yemeği ve tarifi bambaşkadır.Bu sırrı da ancak güzel yemek meraklıları ve iyi aşçılar bilir."&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ruhat Mengi &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-2778559648917390840?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/2778559648917390840'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/2778559648917390840'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2008/07/yni-kitabim-ikti.html' title='YENİ KİTABIM ÇIKTI'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_oiJrMdgJrRM/SIekueZ9p_I/AAAAAAAAAJM/HTgreayLR8M/s72-c/456989l.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-7137202368800612926</id><published>2008-07-01T08:31:00.000-07:00</published><updated>2008-07-01T08:33:17.442-07:00</updated><title type='text'>MUZLU CUPPE</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SGpN6AkbdRI/AAAAAAAAAJE/hf5pwENCwdE/s1600-h/8-6-2007+085.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218068777242686738" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SGpN6AkbdRI/AAAAAAAAAJE/hf5pwENCwdE/s400/8-6-2007+085.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Televizyonda bir tane yemek kanalı olsa ne güzel olurdu.Her gün değişik lezzetler ve farklı tadlar.Birgün  Osmanlı yemekleri, birgün pasta tarifleri…Ama işin ustasından ,uydurma değil.Ben şahsen çok isterim böyle bir kanalın olmasını ya siz ? Böylelikle ev hanımları boş diziler yerine Dünyanın 3 büyük mutfağından biri olan Türk Mutfağını işini bilen ustalardan öğrenirlerdi .Büyük şehirlerde artık trend haline gelen yemek kursları her yerde yok.Bu açığı bir televizyon kanalıyla kapamak mümkün. . Türkiye'deki pastacılığın tarihi çok eskilere dayanmıyor. Türkiye pastacılıkla ilk olarak 19. yüzyılda Rusya'ya giden Karadenizli gurbetçiler vasıtasıyla tanışmış. . Pastacıların İstanbul'daki duayeni denilince akla gelen ilk isim Mösyö Harry Lenas'tır... Merak ediyorsanız şimdi tek mağazası kaldı ,oda kadıköyde,Hacı bekirin tam karşısı uğrarsanız ,Ayvalıktan benim selam ve saygılarımıda iletin Lütfen... Onun başarıyla yönettiği Baylan Pastanesi, Cumhuriyet ile yaşıt. Baylan kelime anlamı 'mükemmel, kusursuz' . Tarihte insanların ilk ekmeği yapmaları ve sonrasında onu çeşitli malzemelerle tatlandırmaları pastacılığın başlangıcı sayılıyor. Eski Yunanlılar ve Romalılar döneminde çok ilerlemeler kaydeden Pastacılık, Roma İmparatorluğu’nun çöküşü ile büyük bir darbe alsa da; Amerika’nın keşfi ile tekrar canlılık kazanmış. Yeni kıtanın keşfi, Avrupa’da şeker ve kakao bolluğuna sebep olmuş. Pastacıların sayısı artsa da devrin kuralları ve imtiyazlı aileleri, pastacıları yanlız kendilerine pasta yapmaları için himayelerine almışlar. Pastacılık tarihinde büyük dönüşüm 18. yüzYılın başlarında Vatelin buluşuyla oldu.Vatel' in bu buluşu "Krem Şanti" idi.Aynı dönemde Stanislas Leczinski "baba reale" yani şambabayı keşvediyordu. Ünlü Fransız pastacı "Caremele"ile pastacılık daha da gelişiyor ve 19. Yüzyılda,Paris bir yerde pastacılığın başkenti oluyordu. 20. yüzyılda pasta yapım metodlarında formüllerin geliştirilmesi ve kalitenin arttırılması ön plana çıkıyordu.Pastacılık ilerleyen teknolojiden nasibini almış,makineleşmenin yanı sıra kullanılan malzemelerin çeşitliliği ve katkı maddelerinin sektöre kazandırılmasıyla tat ve pastanın sunuş biçimi daha da önem kazanmıştı. Pastacılığın yarında yaşayabilmesi ve gelişebilmesi için 3 temel kural gerekiyor; hijjen,  lezzet ve kalite!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rulo keki;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3 adet yumurta&lt;br /&gt;1 çay bardağı şeker&lt;br /&gt;1 çay bardağı un&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı kabartma tozu&lt;br /&gt;1 çay kaşığı tuz&lt;br /&gt;1 çay kaşığı vanilya&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İç malzemesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 paket pasta kreması&lt;br /&gt;1 su bardağı süt&lt;br /&gt;2 adet muz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzeri için;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;100 gram file Antepfıstığı&lt;br /&gt;Meyve şekerlemesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.Fırını 175 dereceye ısıtın.Yumurta ve şekeri çırpın.Daha sonra kalan malzemeleri ilave edin .Karışım kabarıncaya kadar çırpın.Yağlı kağıt serilmiş 40x30  fırın tepsisine karışımı yayın.10-12 dakika pişirin.Keki pişirirken dikkatli olun.Çok çabuk pişiyor. Üzerine nemli bir bez örterek   soğumaya bırakın.Keki uzunlamasına  6 parçaya kesin.Rulo şeklinde sarın.&lt;br /&gt;2. Soğuk süt ile pasta kremasını çırpın.Muzun kabuklarını soyun ve 5 parçaya bölün.Her kekin içine krema sürün ve bir parça muz koyun.Tekrar rulo olarak sarın .Pastanın kenarlarına biraz krema sürün ve antepfıstığıyla ( file fındıkta olabilir)kaplayın.Üzerine de artan kremayı krema torbasına doldurun ve dilediğiniz şekilde sıkın.  Süslemek için ben  meyve şekerlemesi ve Antepfıstığı kullandım .Arzu ederseniz sade olarak ta servis edebilirsiniz.Afiyet olsun&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-7137202368800612926?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/7137202368800612926'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/7137202368800612926'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2008/07/muzlu-cuppe.html' title='MUZLU CUPPE'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SGpN6AkbdRI/AAAAAAAAAJE/hf5pwENCwdE/s72-c/8-6-2007+085.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-7336685970703752167</id><published>2008-05-17T07:47:00.000-07:00</published><updated>2008-05-17T07:55:30.660-07:00</updated><title type='text'>DENİZ BÖRÜLCESİ</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SC7wMMb6Y_I/AAAAAAAAAI8/ZBkFxyeIC0Y/s1600-h/9.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5201358711946896370" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SC7wMMb6Y_I/AAAAAAAAAI8/ZBkFxyeIC0Y/s400/9.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Şimdi deniz börülcesi mevsimi. Taze olarak deniz kenarı sulak yerlerde mevcut.Şöyle bir gezeyim nasıl deniz börülcesi yapıyorlarmış göreyim dedim.Gördüğüme göreceğime pişman oldum.Efendim pişerken içerisine karbonat ve tuz koyan mı dersiniz 15-20 dak kaynatan mı dersiniz neler, neler yahu arkadaş insana sormazlar mı ot mu kaynatıyorsun işkembemi.Bu kadar zaman kaynayan otun ancak püresi olur.Ayrıca ne tat’ı ne de tuz’u kalır.Fotoğraflarına bakıyorum bulamaç gibi olmuş.Ayıklanmış deniz börülcesi sıcak suda ağzı açık olarak 3-5 dak haşlanır hepsi bu.Tek ,tek üzerindeki zarı alınır.Bol yağlı sosu taratoru ile servis edilir.&lt;br /&gt;Taratorlu deniliyor taratorunda ekmek yok.Hiç ekmeksiz tarator olur mu.?At ,at gitsin.&lt;br /&gt;Niçin insanlar bilmediği konulara girerler.Anlayamadım gitti.Öğrenmekte istemiyorlar.&lt;br /&gt;Deniz kıyılarında suyun  gel-git yaptığı yerlerde sular çekildikten sonra yetişen bu bitki, tuzlu, ekşi ama lezzetlidir. Daha çok ilkbaharda tüketilir; çünkü sonbahara doğru deniz tuzunu iyice içine çeker. Haşlanarak salatası yapılır. İyotlu topraklarda yetiştiğinden iyot eksikliğine bağlı guatr hastalığına iyi gelir. İdrar artırıcı ve kuvvet vericidir. Çiğ tüketildiğinde mutlaka sirke kullanmak gerekir. Sarımsak, limon ve zeytinyağı karıştırılarak yapılan sos ile de tüketilir. Çoğu zaman deniz kıyısında bulunurlar. Tuza ve köklerinin su altında kalmasına dayanıklılığı nedeniyle deniz börülcesi deniz kıyılarında, deniz suyunun nüfuz ettiği topraklarda yetişirler. Bu bölgelerde kök salarak sudaki taneciklerin akıntıyla taşınmasını engelledikleri için, sedimantasyona yardımcı olurlar.Evet . Vücutta .iyot noksanlığına bağlı Guatr hastaları dikkat.. organik bir ürün.önemle tavsiye olunur&lt;br /&gt; Malzemeler:&lt;br /&gt; 500 gram deniz börülcesi&lt;br /&gt;4 diş sarımsak&lt;br /&gt;1 bardak zeytinyağı&lt;br /&gt;1 adet limon&lt;br /&gt;2 adet olgun domates&lt;br /&gt; Hazırlanışı:&lt;br /&gt; Deniz börülcesi kendinden tuzlu olduğu için haşlama sırasında ayrıca tuz ilave etmeye gerek yoktur . Haşlamadan önce yıkarken suda fazla bekletmemeye özen gösterilmelidir. Aksi takdirde tadı kaçar. Deniz börülcelerini  köküyle ve sapıyla güzelce yıkayıp büyük bir tencerede kaynattığımız suya kökleri yukarı gelecek şekilde bırakın.Pişip  pişmediğini anlamak için arada bir tanesini alıp tepesinden tutun. Diğer elinizle etli kısmını sıyırmaya çalışın. Dış kısmı iç kısımdaki liflerden kolayca   sıyrılıyorsa  pişmiş demektir. Pişme olayı 3-5 tamamlandıktan sonra delikli bir kepçeyle kevgire alıp soğutun. Ayıklamak için bir dalı elinize alın .Diğer elinizle her sapın üzerindeki etli kısmını çekip liflerinden ayırın. Domatesleri kabukları soyulduktan sonra  küçük küçük doğrayın. Ayrı bir kapta çok iyi dövülmüş sarımsak, zeytinyağı ve limon suyunu karıştırın Deniz börülcelerinin üzerine önce domatesleri daha sonrada hazırladığımız  sosu gezdirin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-7336685970703752167?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/7336685970703752167'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/7336685970703752167'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2008/05/deniz-brlcesi.html' title='DENİZ BÖRÜLCESİ'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SC7wMMb6Y_I/AAAAAAAAAI8/ZBkFxyeIC0Y/s72-c/9.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-8293935020885577135</id><published>2008-05-15T07:09:00.001-07:00</published><updated>2008-05-15T07:12:19.185-07:00</updated><title type='text'>ERİK TURŞUSU</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SCxER8b6Y-I/AAAAAAAAAI0/dIX6ra0Ggv4/s1600-h/IMG_8642.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5200606744777745378" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SCxER8b6Y-I/AAAAAAAAAI0/dIX6ra0Ggv4/s400/IMG_8642.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Mevsim ihtibariyle tam zamanı.Sakın ha..Erik turşusu olur mu demeyin.Müthiş bir tat.Şöyle düşünün olmamış yeşil domatesin,yine küçük salatalığın,taze fasulyenin hatta patlıcanın turşusu olurda canım, can eğrinin turşusu nasıl olmaz.Hemde nasıl bir bilseniz. Denemek için bir küçük kavanoz yapın.Şimdi tam zamanı .Of aman of hem de ne of. Ben sıcak yaz akşamlarında hafif aperatif alırken yanında seviyorum.İnşallah bu senede olacak,geçen sene Efe rakının ödül töreninde boğazda müzik eşliğinde Yatta verilen yemekte ben erik turşusu ile rakı içtim. Arkada çok güzel hanımların yaptığı müzik eşliğinde boğaz ve adalar turu mehtaplı gecede çok ,çok güzeldi.Unutulur gibi değil.İzmir Ticaret odası Başkanı ve Efe rakının sahibi Sayın Ekrem Demirtaş müstesna bir kişilik.Tanrı ona sağlıklı uzun ömürler, her şey versin yakışıyor kendilerine….Unutulur gibi değil...Bu senede yarışma var.Katılıyorum. Allah ne verdiyse birkaç ödül alıp idare ediyorum.Dikkat edin, kitap yazarları, büyük usta geçinenler yarışmalara hiç katılmazlar . Nedenini bir düşünün bakalım….Kazanamazlarsa karizma çizilir...Ben mi….Her zaman yerimi ve ödülümü alırım ,bu şaşmaz.Biliyormusunuz.?yarışma adını duyduğumda nerde olsa giderim.Çok büyük keyif alıyorum O enfes tatları.Özene ,bezene yaparım.kalanıda yarışmacılara ve çevremdekilere sunmanın hazzını yaşıyorum.Ölene kadar da bu tür yarışmalara katılacağım bu benim hobim.Alacağım ödül demiyorum ödülleri size de gösteririm.Pril de güzel bir yarışma tertip etmiş.Sizlerde katılsanıza Orda da varım olsun, Hep birlikte ne güzel olur. Öyle değilmi……….Hadi buyurun&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;ERİK TURŞUSU&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 kilo erik&lt;br /&gt;5 diş sarımsak&lt;br /&gt;5-6 dal maydanoz&lt;br /&gt;3 yemek kaşığı tuz&lt;br /&gt;5-6 adet nohut&lt;br /&gt;1 çay bardağı sirke&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazırlanışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erikleri yıkayıp süzülmeye bırakın. Cam bir turşu kavanozunu alın .Kavanozun dibine nohutları bırakın.Erikleri kavanoza yerleştirin.Aralarına sarımsakları ve maydanoz dalların koyun.Bir litre kaynak suyunun içerisine tuz ve sirkeyi atıp karıştırın. l litre su için 3 yemek kaşığı tuz kullanın.Mutlaka kalın tuz kullanın.Kavanozun içine su,sirke v e tuz karışımını dökün.Ağzını kapatıp güneş görmeyen bir yerde saklayın.Eriklerin rengi sarıya döndüğü zaman tüketin.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-8293935020885577135?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/8293935020885577135'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/8293935020885577135'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2008/05/erik-turusu.html' title='ERİK TURŞUSU'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SCxER8b6Y-I/AAAAAAAAAI0/dIX6ra0Ggv4/s72-c/IMG_8642.JPG' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-7146314944091446945</id><published>2008-05-09T12:19:00.000-07:00</published><updated>2008-05-09T12:25:28.344-07:00</updated><title type='text'>MEVSİMİN İLK ORGANİK ÜRÜNLERİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SCSkLx908PI/AAAAAAAAAIs/QM9zJ_FhpwE/s1600-h/1111006.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5198460392190570738" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SCSkLx908PI/AAAAAAAAAIs/QM9zJ_FhpwE/s400/1111006.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bahçemde organik ürünlerimden mevsimin ilk ürünü bakla,taze yaprak,börülce ve enginar oldu. İsteyene yolluyorum..Evet gerçek anlamda organik ürünlerimden sizlerde istermisiniz.? İnanın bulunmaz nitelikte lezzet deposu yediğinizde diğer satılanlarla aradaki farkı sizlerde göreceksiniz .Biliyormusunuz ?Sizlere enteresan gelebilir bazı dostlarıma pişirip kargo ile yolluyorum.önümüzdeki günlerde basında ürünlerimle (özellikle pişmiş hali ile) ilgili yazılanları sizlerde okuyacaksınız. Maalesef dünyamız bu hale geldi. plastik üretim aldı başını gidiyor.İnsanlar hastanelerde şifa arıyor.Bunu kabul edin bizlerde sağlıklı beslenmediğimiz gibi sağlığımıza hiç de dikkat etmiyoruz.Doğal sonuca da katlansak maalesef bizim sonumuz böyle olmamalıydı.İnsanoğlu bence böyle bir yaşamı hak etmiyor.Ben bildiğiniz gibi sağlık sorunlarım nedeniyle hastaneleri sık ziyaret ettiğimden sizlerden daha farklı görebiliyorum.Önümüzde ki günlerde yine bahçemde kendi ürünüm Boşnak fasulyesi de olacak.şimdi deniz börülcesi ve istifno hazır .Deniz börülcesi salatası Ayvalık yöresinin ve ayrıcada benim favori salatamdır.Bilgilerinize. Tüm insanlığa sağlıklı ve mutlu yaşam dilerim. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-7146314944091446945?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/7146314944091446945'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/7146314944091446945'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2008/05/mevsimin-ilk-organik-rnleri-oldu.html' title='MEVSİMİN İLK ORGANİK ÜRÜNLERİ'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SCSkLx908PI/AAAAAAAAAIs/QM9zJ_FhpwE/s72-c/1111006.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-2514886539274798662</id><published>2008-04-26T09:59:00.001-07:00</published><updated>2008-04-26T10:00:23.973-07:00</updated><title type='text'>İNCİR REÇELİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SBNfjuz5w4I/AAAAAAAAAIk/m92lzlsA2ic/s1600-h/IMG_8293.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5193599862754100098" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SBNfjuz5w4I/AAAAAAAAAIk/m92lzlsA2ic/s400/IMG_8293.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bazı gözler vardır ki, kişi yeşil giyerse yeşil olarak gözükür.Mavi veya lacivert giyerse ,mavi olur.Kimyasal bir bileşik olan göz taşının da bu özelliği olduğu söylendiği içindir ki adı göz taşı olmuştur. Göztaşı kullanmak ise inciri canlı ve diri göstermesi içindir..Yabani incir, rengi mavi olan göz taşında bekletilince suyu sıkılsa da kaynayınca zümrüdü yeşil rengini korur.Bu reçelin lezzeti ile rengi bir ayrıcalık gösterir bildiğimiz incirden değil yenmeyen yabani incirden yapılır..Pazarlarda köylüler veya çingeneler bazen ayıklanmış olarak ta satarlar.Çünkü ayıklanması da zordur. Kabuğunu incecik üzerinden almak gerekir.Derine kaçar veya patates gibi kalın doğranırsa şekli bozulur. Bu reçelin tadı hafif ve çeşnisi farklıdır. Sebebi ise; meyve aşılı ve lezzetli olmayışından kaynaklanmaktadır. Eskiden İstanbul da ekaliyetin evlerinde çokça bulunurdu. Misafirlerine şekerlik içerisinde kahveden sonra bir bardak su ile ikram edilirdi.Reçelden ziyade bir tür tatlı havası vardır. Bu gün hafta başı tatlı yiyip tatlı başlayalım.. Şimdi mevsimi bir deneyin derim, afiyet olsun………….&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 kg yabani incir&lt;br /&gt;8 bardak toz şeker ( 2 kg )&lt;br /&gt;1 çay kaşığı göztaşı&lt;br /&gt;1 parça limon tuzu yada limon&lt;br /&gt;10 adet karanfil&lt;br /&gt;3 bardak su&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.Bıçakla incirlerin kabukları incecik soyulur.İncirler bol su ile 20 dakika haşlanır.Haşlanan incirler suyu değiştirilerek bir gece bekletilir.Daha sonra suyu değiştirilerek içine göztaşı atılır.Karıştırılır ve bir saat bekletilir.Sonra bol su ile birkaç su yıkanır ve incirlerin içindeki su iyice sıkılır.&lt;br /&gt;2.Şeker su ve karanfil kaynatılır.İncirlerin üzerine dökülür.Bir taşım kaynadıktan sonra limon tuzu veya limon ilave edilir.Reçel kıvamına geldiğinde ocaktan alınır.&lt;br /&gt;3.Reçelin kıvamını iki ayrı yolla kontrol edebilirsiniz..Reçelin şurubundan , tırnak veya temiz ve kuru bir kaba damlatılır.Şurup yayılmıyor ve şeklini kaybetmiyorsa reçelin kıvamı tamamdır.Diğeri içinde su dolu bir bardak içine şuruptan bir damla damlatılır.Eğer damla dağılmadan bardağın tabanına kadar inerse kıvamını bulmuş demektir.Arzu ettiğiniz bir yöntemi seçebilirsiniz.&lt;br /&gt;4. Reçel kavanoza sıcak iken doldurulmalı , ağzı sıkıca kapatıldıktan sonra ters çevrilip bırakılır.Rutubetsiz ve loş yerlerde saklanır&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-2514886539274798662?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/2514886539274798662'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/2514886539274798662'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2008/04/incir-reeli.html' title='İNCİR REÇELİ'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SBNfjuz5w4I/AAAAAAAAAIk/m92lzlsA2ic/s72-c/IMG_8293.JPG' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-5171176375577837610</id><published>2008-04-16T12:38:00.000-07:00</published><updated>2008-04-16T12:41:34.048-07:00</updated><title type='text'>SAP VE KABUĞUYLA ENGİNARLI BAKLA</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SAZV6-9bdiI/AAAAAAAAAIc/khyBPDV1kWg/s1600-h/IMG_6857.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5189930092412499490" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SAZV6-9bdiI/AAAAAAAAAIc/khyBPDV1kWg/s400/IMG_6857.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Enginarlar oldu .henüz yerlisi ve Susuz tarım ürünü çıkmasada mevcutlar güzel. çok taze olduklarından,çanak ayıklanması yapılıp,bilinen şekliyle pişirilmez.. Bende bilmiyordum Ayvalığa yerleştikten sonra öğrendim amma enfes.Sakın kabuklarıyla falan demeyin genelde ege bölgesinde bu mevsim yaptığım tarif şekliyle pişirilir.Kabuklarını emerek yiyorsunuz.müthiş bir tat tavsiye ederim.Aklıma gelmiş iken şunuda belirteyim.Hani ayıptır söylemesi ödüllüdür.Ayrıca sevgili dostum yazar sayın Nedim Atilla jüri üyesi iken tadı damağında kalmış.İzmire gelirken pişirip getirirmisin dedi geçmiş yıllarda onada pişirip götürmüştüm. sizede tavsiye ederim. kabuğunu düşünmeyin ayrı bir tat .Şimdilik afiyet olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6 adet Enginar&lt;br /&gt;1.5 kilo bakla&lt;br /&gt;1 su bardağı zeytinyağı&lt;br /&gt;2 soğan(taze)&lt;br /&gt;2 limon&lt;br /&gt;1 demet dereotu&lt;br /&gt;1 adet kesme şeker&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı tuz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılışı :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geniş bir kapta limonlu su hazırlanır. Daha sonra enginarlar saplarından 2 parmak kalacak şekilde kesilir.Dış yaprakları sarı renge gelene kadar soyulur. Sonra uç kısmından 2 parmak kadar kesilir.Sapıyla birlikte ortadan ikiye bölünür.İçindeki tüylü kısım temizlenir ve hazırlanmış olan tuzlu suya atılır. Bütün enginarlara aynı işlem uygulanır. Daha sonra baklanın dış ve iç kabukları soyulur. Ayıklandıktan sonra 350 gram iç bakla elde edilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geniş bir tencereye zeytinyağı, küçük doğranmış taze soğan konur. Üzerine enginarlar yerleştirilir. Enginarların aralarına baklalar serpiştirilir.Tuz, şeker ve limon suyu ilave edilir. Kısık ateşte kapağı açılmadan kendi suyuyla pişirilir.Tencerenin içindeki su bitince pişme işlemi tamamlanmış olur. Ateşten alınca üzerine yarım demet dereotu serpilir. Soğumaya bırakılır.Soğuduktan sonra servis tabağına alınır ve kalan yarım demet dereotuyla süslendikten sonra servise sunulur.Bazı tarifler okuyorum sakın ola ki içine un ve su konmaz. sakın ha....kahve pişen ocakta pişecek.en az1.5 saat.yavaş yavaş kendi suyunu salacak sonra çekecek.Ayrıca iç baklada şart değil taze baklayla olur.kuru soğan konmaz yakışmaz taze bakla taze soğanla iyi olur.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-5171176375577837610?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/5171176375577837610'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/5171176375577837610'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2008/04/sap-ve-kabuuyla-enginarli-bakla.html' title='SAP VE KABUĞUYLA ENGİNARLI BAKLA'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SAZV6-9bdiI/AAAAAAAAAIc/khyBPDV1kWg/s72-c/IMG_6857.JPG' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-8154184726217319351</id><published>2008-04-16T12:35:00.000-07:00</published><updated>2008-04-16T12:37:53.213-07:00</updated><title type='text'>LOĞUSA ŞERBETİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SAZVgO9bdhI/AAAAAAAAAIU/7voAfedo6Us/s1600-h/IMG_6930.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5189929632850998802" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SAZVgO9bdhI/AAAAAAAAAIU/7voAfedo6Us/s400/IMG_6930.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ah…Ah.. Öyle dertliyim bu şerbetlerden yana hiç sormayın anlatamam.Canım şerbetlerimiz gitti.Şimdi bize sorbe içiriyorlar.Ya da alıştırıyorlar. Hani alıştıkya Artık.. fanta,kola,schveps.. benzeri asit depolarına döndürdüler bizi. Obezite işteböyle başladı. Bu ülkede.Ulu önderimiz, Atamızın çok sevdiği hardaliye şerbetinin adını unutmadıkmı. İzmir'in adeta sembolü olmuş buz gibi demirhindi,ekşi karadut şerbeti varmı.? Bozdağdan Ödemiş’e indirilen karlar develer le İzmir’e getirilir şerbetlerin içine konurdu.Çünkü O zamanlar soğutma tekniği yoktu.Unutturdular bize, kim biliyor(kızılcık,meyan,nar,Lütuf,tarçın,koruk,Turunç vs) şerbetini ,kim evinde yapıyor.Hazır asit depoları varken.Bizler cola içeriz değilmi.. ya…. Bizim emsalsiz tat da çok leziz şerbetlerimiz vardır. Yazık inanın çok üzülüyorum.İşte bunların arasında halen kullanılan az da olsa bilinen Limonata ve Loğusa Şerbeti vardır.&lt;br /&gt;Loğusa şerbeti,Anne sütünün bol ve bereketli olması ,Bebeğin hasarsız ağız tadıyla sıkıntısız bebekliğini geçirmesi maksadıyla yapılır.Bebeğin doğumununİkinci günü sabahından,üçüncü günü akşamına kadar,gelen giden eş,dost ve akrabalara ikram edilir.Sarayda ise doğum sonrasında Altın,gümüş ve billur kaplarda ziyarete gelenlere o kısımda hizmet eden güzel cariyeler ikram ederdi.sadrazama gönderme ise başlı ,başına bir seronomi idi.Loğusa şerbeti evde hazırlanırdı.İlk önce toz şekerden şurup kaynatılır.İçerisineBaharat katılır. Kastamonu dan gelen adına ‘’galibarda’’ denilen kırmızı renkteBir tür gıda boyası katılırdı.Karanfil konmasının nedeni idrar söktürmesi ve idrar yollarını temizlemesidir.Gönderilen Loğusa şerbeti duruma göre Billurveya Saksonya testilerine konularak yollanırdı.Bebek kız ise beyaz tüle sararlar.Erkek ise kırmızı kurdele bağlanırdı.Bu şekilde hazırlanan şerbet sürahileriakraba,din adamları,dostlara ilgili resmi yerlere gönderilerek doğum resmi olarak bildirilmiş olurdu. Şimdi hazır loğusa şekeri satılıyor.isterseniz şekeri veya baharatı az ise ilave edersiniz.yapma devri pek yok .Bende hazır aldımSize sunuyorum. Beğenirsiniz ümidiyle. İşte bizim geçmişimizdeki atalarımız böyle asil yaşamış. Bizlerde onların şimdiki kuşaklarıyız . Saygılarımı sunarım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;½ loğusa şekeri&lt;br /&gt;toz şeker (Gerektiğinde istendiği kadar )&lt;br /&gt;karanfil “&lt;br /&gt;kabuk tarçın “&lt;br /&gt;250 gram çam fıstığı&lt;br /&gt;15 bardak su&lt;br /&gt;ölçü olarak 1kg şekere 30 bardak su konur.istendiğinde yukarıdakilerden ilave yapılabilinir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaplışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Loğusa şekeri, su bir tencereye koyulur. Gerektiğinde Karanfil ve kabuk tarçın bir tülbent te sarılarak tencerenin kenarına bir iplikle bağlanıp tencerenin içine sarkıtılır. Veya direk içine konup süzülür. 30 dakika kaynatılır.Süzülür.Fıstıklar teflon bir tencerede çok az yağ ile pembeleştirilir.Soğuduktan sonra bardaklara alınır.Üzerine fıstık serpilir.soğuk servis yapılır.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-8154184726217319351?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/8154184726217319351'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/8154184726217319351'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2008/04/lousa-erbeti.html' title='LOĞUSA ŞERBETİ'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/SAZVgO9bdhI/AAAAAAAAAIU/7voAfedo6Us/s72-c/IMG_6930.JPG' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-3311787760615553942</id><published>2008-04-09T12:24:00.001-07:00</published><updated>2008-04-10T07:32:11.415-07:00</updated><title type='text'>ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI</title><content type='html'>&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5187328791847963746" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R_0YDXNBDGI/AAAAAAAAAH8/qI7bXg7MMw4/s400/1111077.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Tek tanrılı dinlerin kutsal kitaplarındaki muhteşem ağaç, zeytin ağacı barışın asil simgesi zeytin dalı.Onun latif meyvesi zeytin, bununda leziz meyve suyu zeytinyağı. Evet zeytinyağı zeytin meyvesinin suyudur.Anayurdu ise Ülkemiz sınırları…İspatımı ? Çok basit, Toroslar’ın uçsuz bucaksız delice ormanları.Gemlik sahilinden başlayan Ege ve Akdeniz’e inen Gaziantep yöresinden Antakya ve Suriye kadar uzanan bölge Zeytincilik ve zeytinyağcılığın yapıldığı yöredir.Bu yıl ,geçen yılın kurak geçmesi nedeniyle ürün yüzdesi çok düşük.Bildiğiniz gibi zeytin ve zeytinyağının tazesi yani aynı yılın ürünü makbuldür.Beklemişi pek tercih edilmez.Bu yıl ürün azlığından ötürü iç piyasa talebini karşılayamıyor. Sizlerin aldığı zeytinler maalesef iki yıl evvelinindir.Artık lezzetini kaybetmiş sert olmayan yumuşamış halidir.İşte burada sizlere kendi ürünümden elimde bulunan mahdut miktardaki zeytin ve zeytinyağını sizlere sunmak isterim.Bu yılın mahsulü yeşil ve sert zeytinimin kg mı 10 ytl. Ayrıca bildiğiniz gibi zeytinyağının makbulü de tazesidir.size bir sır vereyim.iyi zeytinyağı buzdolabında donar.Ayrıca içildiği zaman boğazımızı yakmaz zarif şekilde kayar. Bu yılın ürününden bende yine bir miktar var.. benim yağım, bunu geçmişte toptan veriyordum. şimdi sizlere sunmak istiyorum kg 10ytl.. 5,10,18 kg tenekelerde kargo ile sizlere yollayabilirim. Ayrıca mandıra ürünü olup Ayvalık tatlı loru kg 6 ytl ayrıca tam yağlı beyaz peynir 12 ytl.Ayvalık teneke tulumu 13 ytl gibi fiyatlara.. Ayrıca her türlü ayvalık otu,Organik ürün enginar ve bakla.. sipariş verdikte en geç bir gün sonra elinizde olur. Dışarıda bulamayacağınız bir kalitede ve fiyatta. Bu yıl gereken tüketimi yaptığım takdirde bundan böyle tamamen sizlerin hizmetine sunacağım.sevgilerimle &lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5187623830331395202" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R_4kY3NBDII/AAAAAAAAAIM/AE1E4ksXUHw/s400/bakla+008.jpg" border="0" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5187328912107048050" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R_0YKXNBDHI/AAAAAAAAAIE/Kaq3gdWuIaI/s400/454545.jpg" border="0" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Sevgili dost ve arkadaşlarım...Bu yıl kokulu Osmanlı dağ çileklerim bahçemde oldu.Portakallarımın ise tadına doyulmuyor.Portakalın ,kabuk ve içi ile müşterek yaptığım, değişik şekil ve tatta olan reçel yapımı başladı. Ayrıca çilek reçeli yapımına da başladım. Gerçek anlamda organik, ev yapımı hijenik koşullarda,doğal aroması ile..Hiç bir şekilde içerisinde her hangi bir katkı maddesi olmaksızın.saf ve arı.Basında reçellerim hakkında çıkan ilgili yazıları sanırım okumuşsunuzdur . 650gr kavanozlarda bir haftaya kadar satışa hazır... Tarafınızdan kargo ödemeli olup, MNG kargo ile adresinize teslim…Tanıtım amaçlı olup başlangıçta son derece uygun fiat ile sunmaktayım . Bilgilerinize&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıntılı bilgi için &lt;a href="mailto:acurol@hotmail.com"&gt;acurol@hotmail.com&lt;/a&gt; &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;                            &lt;a href="mailto:erkanacurol@yahoo.com.tr"&gt;erkanacurol@yahoo.com.tr&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-3311787760615553942?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/3311787760615553942'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/3311787760615553942'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2008/04/tek-tanrl-dinlerin-kutsal-kitaplarndaki.html' title='ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R_0YDXNBDGI/AAAAAAAAAH8/qI7bXg7MMw4/s72-c/1111077.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-4070802872139718086</id><published>2008-03-16T08:07:00.000-07:00</published><updated>2008-03-16T08:09:26.176-07:00</updated><title type='text'>ADİSABABA</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R904BLQW1iI/AAAAAAAAAH0/GQaar6_Ly8k/s1600-h/IMG_6802.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5178356739398358562" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R904BLQW1iI/AAAAAAAAAH0/GQaar6_Ly8k/s400/IMG_6802.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Adisababa ;eski adı Habeşistan, yeni adı Etiyopya nın başkentinden alıyor adını, Kahvenin ilk bulunduğu yer Kaffa da Etiyopya sınırları içerisinde bir kent. Adını da buradan aldığı belli değil mi. Günümüze gelene kadar kahve olmuş ayrı.Yalnız ilk kahve üretildiğinde öğütülmüş,Unu ile yemek yapılmış.halkın yarısı Müslüman diğer yarısı da muhtelif dinlerden. Bilinen 82 dil konuşulduğu.Adissababa ile alakası ne diye sorarsanız? Kahve ve kakao rengiyle kestane renginin ilişkisinden olsa gerek diyorum.Pastanın da rengi aynı değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 paket pastacı kreması&lt;br /&gt;2 paket kremşanti&lt;br /&gt;4 bardak süt&lt;br /&gt;1 kg kestane&lt;br /&gt;½ bardak şeker&lt;br /&gt;150 gram toz fıstık&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çikolatalı ganaş için;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;200 gram küvertur çikolata(100 gr bitter ,100 gr sütlü)&lt;br /&gt;200ml krema&lt;br /&gt;1 çorba kaşığı tereyağı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Pastacı kremasını soğuk süt ile çırpın. Kremşantileri de süt ile çırpın ve ikisini karıştırıp buzdolabına koyun.&lt;br /&gt;2.Kestaneleri haşlayın ve süzün.Kabuklarını soyun ve 1 bardak süt ile patates püresi gibi pişirin.El blenderiyle pürüzsüz olmasını sağlayın.Soğumaya bırakın.&lt;br /&gt;3. Adisababa kalıbını alın.Bu kalıbı her yerde bulmanız mümkün.Kalıbın altına yaptığınız krema ve kremşanti karışımından koyun.Onun üzerine kestane püresinin yarısını koyun.Tekrar krema ve tekrara kestane .En üstüne kalan kremayı koyun.&lt;br /&gt;4. Buzdolabında 24 saat bekletin.&lt;br /&gt;5.Orta boy bir tencerede kremayı koyup orta ateşte kaynatın.Çikolataları küçük küçük kesin ve kremayı ateşten alınca içine atalım.Devamlı karıştırarak çikolatanın erimesini sağlayın.Tereyağını da ilave edin.Ganaşı serin bir yere alıp koyulaşmasını bekleyin.&lt;br /&gt;6. Pastayı kalıptan çıkarın.Tel ızgaranın üzerine alın.Kepçe ile yavaş yavaş dökerek pastanın her tarafını kaplayın.Derin dondurucuda ganaş sertleştikten sonra üzerini toz fıstık ile süsleyin. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-4070802872139718086?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/4070802872139718086'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/4070802872139718086'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2008/03/adisababa.html' title='ADİSABABA'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R904BLQW1iI/AAAAAAAAAH0/GQaar6_Ly8k/s72-c/IMG_6802.JPG' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-8603481314921263363</id><published>2008-03-11T13:07:00.001-07:00</published><updated>2008-03-11T13:09:58.000-07:00</updated><title type='text'>DOMATES ÇORBASI</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R9bnBLQW1hI/AAAAAAAAAHs/5b15TboGVyY/s1600-h/IMG_6430.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5176578829096244754" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R9bnBLQW1hI/AAAAAAAAAHs/5b15TboGVyY/s400/IMG_6430.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Yaptığım araştırmalarda domates çorbasının genelde salça ile yapıldığını tespit ettim.Ayrıca soğan, yeşil biber ilave edildiğini değişik vesileler le duyuyordum.Oysaki salça ile yapılan çorbaya neden salça çorbası denmez de domates denir&lt;br /&gt;Anlamış değilim.Kışın mevcut domatesle çorba yapılır da tadı olur mu ayrı bir konu.Bir de domates ve ayrıca salça takviyeli yapıldığın da okuyorum.Salçalı su ile pişen domatesin tadı,hangi damak tadına uyar bu da ayrı konu.Bunca yıllık bilgi ve becerime uymayan yapım şekilleri. Affınıza sığınıyorum.Bence domates çorbası böyle yapılmaz.Yapılsa da adı domates çorbası olmaz.&lt;br /&gt;Günümüzde enfes cam şişelerde konsantre domates suları mevcut.Önerebilirim.Çünkü domates çorbası,diğer çorbalara nazaran günümüzde daha az tüketilir.Domatesin mayhoş tadı onu farklı kılar.Genelde zarif davet yemeklerinde ve Lüks lokantalarda görülür.Daha doğrusu herkesin iyi bildiği bir çorba değildir.Alışıla gelmişin dışında farklıdır. Onun içindir ki: soğanla ,salçayla,yeşil biber vs karışımlarla olamaz.Peki nasıl olur.Yaz, kış domates suyu ile olur.kışın konsantresi yazın doğal domates suyu süzülerek yapılır.İki kaşık un bir kaşık tere yağ ile kavrulur.bir su bardağı süt ile açılır. İçerisine ½ şişe domates suyu ilave edilir .3-5 dakika orta ateşte kaynatılır. Aslında biraz koyu kıvamda olur ki ben böyle severim. Varsa et veya tavuk suyu ile inceltilebilinir.tabi bu kişinin zevkine göre.bunun haricin de duru su vs şeyler ilave edilmez. Üzerine kaşar rendesi ve fırınlanmış ekmek oldukça yakışır. Diyorum ya her yiğidin yoğurt yiyişi farklıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;½ Domates suyu&lt;br /&gt;1 su bardağı süt&lt;br /&gt;2 yemek kaşığı un&lt;br /&gt;1 yemek kaşığı tereyağı&lt;br /&gt;50 gram rendelenmiş kaşar&lt;br /&gt;3 bardak et suyu&lt;br /&gt;kızarmış ekmek dilimi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılışı:&lt;br /&gt;Tereyağı eritilir.İçerisine un ilave edilip, kısık ateşte hafif renk alana kadar kavrulur.1 bardak soğuk süt yavaş yavaş ilave edilir.Domates suyu da eklenip 5 dakika daha pişirilir. Servis tabağına alındıktan sonra üzerine rendelenmiş kaşar peyniri ve minik kızarmış ekmek ile sunulur.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-8603481314921263363?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/8603481314921263363'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/8603481314921263363'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2008/03/domates-orbasi.html' title='DOMATES ÇORBASI'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R9bnBLQW1hI/AAAAAAAAAHs/5b15TboGVyY/s72-c/IMG_6430.JPG' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-8745457041716808346</id><published>2008-03-03T06:08:00.000-08:00</published><updated>2008-03-03T06:09:57.905-08:00</updated><title type='text'>KUMRU</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R8wGlsWfC4I/AAAAAAAAAHk/LE8Motq50x0/s1600-h/IMG_7525.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5173517316572253058" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R8wGlsWfC4I/AAAAAAAAAHk/LE8Motq50x0/s400/IMG_7525.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;İzmir’in vazgeçilmezlerindendir.. .Simit hamuru olup, nohutla mayalandırılır. Gevreğine simit veya kehte denir.Son zamanlarda susamlı tavuk ta dendiğini duydum.En doğrusu susamlı sandoviç ekmeğidir. 18 yy yaşamış İngiliz amiral sandwiçh ten adını alır. Amiral çok meşgul olduğundan soğuk eti iki dilim ekmek arasına koyup,çalışma masası başında karnını doyururmuş. Oradan günümüze gelmiş…Kumrunun, 19 yy da Makedonya göçmenleri tarafından getirildiği söyleniyor.Fırından çıktıktan sonra bir gün bekletiliyor.Bayatlıyan sandöviç yağlanarak kömür ızgarasında kızartılıyor. İçine ızgara edilmiş İzmir tulum peyniri,domates ve közlenmiş sivri biberle sunuluyor. Örijinali bu. Bizler sulandırmayı sevdiğimizden yengenlisini ,dayılısını anında yaratırız. Aslı bu değil. Alsancak garında biletçi Hilmi, Çeşme –ılıcada kumrucu Hüseyin (pekmen) ki kumruyu bu günkü seviyesine taşıyan kişi. Ayrıca Bahri baba parkı girişinde kumrucu sami amca vardı acaba ne oldu.Eskiden 60 lı yıllarda şehirler arası otobüs garajı basmahanede idi. Fuarın basmahane kapısından Lozan kapısı istikametine doğru bir kumrucu vardı da adını hatırlayamadım .Bu gün için bir çok il de kumru yapılıyorsa da İzmir in kumrusuna benzer mi ? bilmiyorum.Rumların Eftazmyo (Tatlımaya ) sına benzer .Bunlar hep değişik kültürlerin birleşme noktasıdır. İşte bunun içindir ki İzmir gerçek bir efsanedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nohut mayası için;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 avuç kuru nohut&lt;br /&gt;1/2 çay bardağı un&lt;br /&gt;1 fiske şeker&lt;br /&gt;1 bardak sıcak su&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamur için;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;250 gram un&lt;br /&gt;1bardak nohut mayası&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı tuz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İç malzemesi;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;250 gram İzmir tulumu&lt;br /&gt;2 adet domates&lt;br /&gt;4 adet biber&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılışı:&lt;br /&gt;1.Bir avuç nohut havanda olabildiğince dövün.Nohutların iki üç parçaya bölünmesi yeterli olacaktır.Büyük bİr kavanoza nohutları koyun.Üzerine unu ve şekeri ilave ettikten sonra üzerine elinizi yakmayacak kadar sıcak su ilave edin.Kavanozun ağzını sıkıca kapatın.Kavanozu sıcak kalması için bir havluya sarıp radyatörün üzerine veya soba yanında bir gece bırakın.Sabah baktığınızda kavanoz ağzına kadar kabarmış ise mayanız tutmuş demektir.Maya ne kadar uzun süre beklerse o kadar güzel mayalanır.&lt;br /&gt;2.Mayayı blenderden geçirin.Un, maya, tuz su ile ekmek hamuru gibi yoğurun.Hamuru iki saat sıcak bir ortamda kabarana kadar bekletin.Hamuru 4 eşit parcaya ayırın.Hamurlara teker teker kumru şeklini verin.Fırın tepsisine aralıklı olarak yerleştirin.Fırınınız küçük ise ikişer ikişer pişirin.Bu şekilde yine bir saat bekletin.Hamurların üzerine bıçakla cizikler atın.Fırını 200 derecede ısıtın.Üzerlerine yumurta sarısı sürüp 20 dakika üzerleri nar gibi kızarana kadar pişirin.Kumruları yemek için bir gün beklemeniz gerekiyor&lt;br /&gt;3.Kumruların yan tarafından bıçak ile kesin. Izgarada ısıtın.Kumrunun içine hafif tereyağı sürün.Dilmlenmiş tulum peynirini ızgara pişirin.Biberleri közleyin.Kumrunun arasına önce peynir ,sonra dilimlenmiş domates ve közlenmiş biber yerleştirin.Afiyetle yiyin. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-8745457041716808346?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/8745457041716808346'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/8745457041716808346'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2008/03/kumru.html' title='KUMRU'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R8wGlsWfC4I/AAAAAAAAAHk/LE8Motq50x0/s72-c/IMG_7525.JPG' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-985465605709276542</id><published>2008-02-26T06:04:00.000-08:00</published><updated>2008-02-26T06:07:45.580-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R8QdICZ3GyI/AAAAAAAAAHc/7wnbH2xuxcU/s1600-h/IMG_6727.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5171290296049670946" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R8QdICZ3GyI/AAAAAAAAAHc/7wnbH2xuxcU/s400/IMG_6727.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bademin tatlı ve acı tohumlu iki çeşidi vardır.Yenebilen tatlı badem tohumları çerez olarak tüketiliyor .Söz konusu kurabiyesi acı bademle yapılmaktadır. Adını da buradan almaktadır. Badem ayrıca çeşitli yiyeceklerin hazırlanmasında badem yağı ve badem unu yapımında kullanılıyor.Bademin anavatanı Çin ve Orta Asya’dır.Badem yetiştiriciliği açısından en önemli bölge Ege Bölgesi, burada da Datça Yarımadasıdır.. Türkiye gerek iklim gerekse toprak koşullarının badem yetiştiriciliğine uygun olmasına rağmen büyük rakamlarla badem ithalatı gerçekleşiyor..Bazı yerlerde okuyorum.Kolay acı badem kurabiyesi, yok badem yokmuş cevizle yapmış falan içinde badem olmayan kurabiye ye acıbadem kurabiyesi dendiğini ben bilmiyorum.İşte size gerçek bir acıbadem tarifi.Afiyet olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;200 gram tatlı badem&lt;br /&gt;10 adet acı badem&lt;br /&gt;1 su bardağı toz şeker&lt;br /&gt;3 adet yumurta akı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Bademler küçük bir tencerede bir taşım kaynatılır.Kabukları çıkarılır.Mutfak robotunda bademler un haline getirilir&lt;br /&gt;2. Tencerenin içerisine toz badem, şeker ve yumurta akını koyun.Çırpma teliyle karıştırın.Daha sonra kısık ateşte şeker eriyene kadar tahta bir kaşıkla karıştırmaya devam edin.Ateşten indirin ve düz bir tepsiye döküp soğumaya bırakın.Soğuyunca tekrar karıştırın&lt;br /&gt;3. Fırını 150 dereceye ayarlayın.Hamuru krema torbasına doldurun.Yağlı kağıt serdiğiniz tepsiye aralıklarla ceviz büyüklüğünde sıkın.Acı bademleri kurabiyelerin ortasına yerleştirin.Fırın ısısını 5 dakika sonra 160 dereceye çıkarın.30-35 dakika pişirin.Fırından çıkarın soğumaya bırakın.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-985465605709276542?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/985465605709276542'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/985465605709276542'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2008/02/bademin-tatl-ve-ac-tohumlu-iki-eidi.html' title=''/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R8QdICZ3GyI/AAAAAAAAAHc/7wnbH2xuxcU/s72-c/IMG_6727.JPG' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-3294502489038659197</id><published>2008-02-13T10:06:00.000-08:00</published><updated>2008-02-13T10:58:48.750-08:00</updated><title type='text'>PASKALYA ÇÖREĞİ</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R7MyBiZ3GuI/AAAAAAAAAG8/uXIYcnXN730/s1600-h/pas.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5166528199520623330" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R7MyBiZ3GuI/AAAAAAAAAG8/uXIYcnXN730/s400/pas.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Hıristiyan aleminin en büyük bayramı olarak kabul edilen ve Hz İsa’nın son yemeğini ölümünü ,insanlar için kendini feda edişini ve üç gün sonra dirilişini simgeleyen paskalya bayramı hıristiyanlığın en büyük bayramı sayılır.Paskalya günü, ilkbahar gün dönümünün yaşandığı 21 martta dolunayın görülmesinde sonraki ilk pazar günüdür.Bu nedenle Paskalya gününün tarihi değişebilmekle birlikte genellikle , nisan ayının ikinci pazarı önerilir.Paskalya perhizle geçen beş haftalık (büyük perhiz) bir hazırlık dönemi ile son haftayı(kutsal hafta)kapsar.Paskalya gününde (paskalya pazarı) sona erer.Paskalya günü için evlerde çzek çörekler ( paskalya çöreği ) yapılır.Boyalı paskalya yumurtası hazırlanır.Mumlar yakılır, dualar edilir.Paskalyayı bütün Hıristian mezhepleri , kendi inanç düzenlerine göre kutlarlar.Süryanilerin Temmuz ayında kutladıkları "Meryem Ana Paskalyası " adı verilen yortuda Paskalya bayramı içine girer.Katolik Kiliselerinde , Paskalya gecesi ayininde ateş kutsanır,Paskalya mumu yakılır, kutsal kitaptan bölümler okunur, vaftiz törenleri yapılır.Rum ve Ortodoks Kiliselerinde gece ayinlerinden önce ayin alayı düzenlenir; kiliseden çıkarken hiç ışık yakılmaz.Dönüşte ise İsa'nın dirilişini simgelemek için yüzlerce mum yakılır.Koliba dağıtılır. ( Koliba , Hıristianların kuru aşuresidir)Paskalya bayramı genellikle yumurta bayramı olarak bilinir.Bu yumurtalar çeşitli renklerde boyanır.Her bir renk ayrı bir anlam ifade eder.Paskalya çöreğinin İsa'nın bedenini ve bereketi temsil ettiğine inanırlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler( 2 adet ):&lt;br /&gt;½ kg un&lt;br /&gt;152 gram tereyağı&lt;br /&gt;50 gram bira mayası(toz pakmaya)&lt;br /&gt;150 gram pudra şekeri&lt;br /&gt;1 kahve kaşığı mahlep&lt;br /&gt;3 adet yumurta&lt;br /&gt;50gran ılık süt&lt;br /&gt;50 gram ılık su&lt;br /&gt;1 parça dövülmüş sakız&lt;br /&gt;½ çay kaşığı toz kakule&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çöreğin üstü için;&lt;br /&gt;1 adet yumurta sarısı&lt;br /&gt;25 gram file fındık&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Öncelikle unu elekten geçirin.Ve unun dörtte birini hamur yoğurma kabına alın.Unun ortasını havuz gibi açın.Bira mayasını 50 gram ılık suda eritin ve unun ortasına katın.Yoğurun ve yuvarlayıp bir kenarda dinlendirin&lt;br /&gt;2. Mayalı hamur kabarınca , kalan unu hamur kabına alın.Gene ortasını açın.İçine mahlebi, pudra şekerini, yumurtaları , dövülmüş sakızı ve kakuleyi ilave edin.Mayalanmış hamuru da küçük parçalara bölerek hamura ilave edin.Oda sıcaklığındayumuşamış tereyağını da katın.Yoğurmaya başlayın .Gerekirse ılık sütten ilave edin.Hamuru yuvarlayın ve üzerine nemli bir bez örtün.&lt;br /&gt;3. Ilık bir yerde 4-5 saat dinlendirin.Hamuru 6 eşit parçaya bölün.Yine yarım saatdinlendirin.Hamurlara avuçlarınızda ortaları kalın, uçları ince 15 cm lik şekiller verin.Üçünü yan yana koyarak saç örer gibi örün ve uçlarından bastırarak yapıştırın.Yağlı kağıt serilmişfırın tepsisinde 1 saat bekletin.&lt;br /&gt;4.Fırını 200 derece de ısıtın.Çöreğin üzerine yumurta sarısını sürün.File fındıktan serpin.30 dakika nar gibi kızarana kadar pişirin.Çöreklerinizi ertesi gün servis edin. &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-3294502489038659197?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/feeds/3294502489038659197/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1688731446379499567&amp;postID=3294502489038659197&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/3294502489038659197'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/3294502489038659197'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2008/02/paskalya-rei.html' title='PASKALYA ÇÖREĞİ'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R7MyBiZ3GuI/AAAAAAAAAG8/uXIYcnXN730/s72-c/pas.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-7031168703675752810</id><published>2008-02-06T00:22:00.000-08:00</published><updated>2008-02-11T08:51:41.212-08:00</updated><title type='text'>REÇELLERİM  HAZIR. SİZLERE KAVUŞMANIN HEYECANI İÇİNDE…</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R6lujqrj9cI/AAAAAAAAAG0/m2sOwmqPvxw/s1600-h/reÃ§ellerim+029.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5163780006788462018" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R6lujqrj9cI/AAAAAAAAAG0/m2sOwmqPvxw/s400/re%C3%A7ellerim+029.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sevgili dost ve arkadaşlarım... Bu yıl kokulu Osmanlı dağ çileklerim bahçemde oldu.Portakallarımın ise tadına doyulmuyor.Portakalın ,kabuk ve içi ile müşterek yaptığım, değişik şekil ve tatta olan reçel yapımı başladı. Ayrıca çilek reçeli yapımına da başladım. Gerçek anlamda organik, ev yapımı hijenik koşullarda,doğal aroması ile..Hiç bir şekilde içerisinde her hangi bir katkı maddesi olmaksızın.saf ve arı.Basında reçellerim hakkında çıkan ilgili yazıları sanırım okumuşsunuzdur . 650gr kavanozlarda bir haftaya kadar satışa hazır... Tarafınızdan kargo ödemeli olup, MNG kargo ile adresinize teslim…Tanıtım amaçlı olup başlangıçta son derece uygun fiat ile sunmaktayım . Bilgilerinize&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıntılı bilgi için acurol@hotmail.com &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-7031168703675752810?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/feeds/7031168703675752810/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1688731446379499567&amp;postID=7031168703675752810&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/7031168703675752810'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/7031168703675752810'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2008/02/reellerim-hazir-sizlere-kavumanin.html' title='REÇELLERİM  HAZIR. SİZLERE KAVUŞMANIN HEYECANI İÇİNDE…'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R6lujqrj9cI/AAAAAAAAAG0/m2sOwmqPvxw/s72-c/re%C3%A7ellerim+029.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-4246444680386563338</id><published>2008-02-01T10:50:00.000-08:00</published><updated>2008-02-01T10:57:31.723-08:00</updated><title type='text'>PIRASA KÖFTESİ VE KEVEVİZ TAVA</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R6Nrh6rj9bI/AAAAAAAAAGs/Cj4Z88PuB8U/s1600-h/IMG_6911.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5162087828328543666" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R6Nrh6rj9bI/AAAAAAAAAGs/Cj4Z88PuB8U/s400/IMG_6911.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;İşte size sebze yemeyen, pırasa hiç yemeyen eşler ve çocuklara besleyici ,lezzetli ve sağlıklı bir tarif.Pırasa köftesi (Albondigas de prasa ) sefarad mutfağına ait bir yemektir.Osmanlı Seferad Mutfağı 1492 yılında İspanya’dan göç edip Osmanlı İmparatorluğuna sığınan ve beşyüz yılı aşkın bir süredir bu topraklarda yaşayan Yahudilerin Mutfağıdır.Seferad İbranice de İspanya anlamına gelir.İberya yarımadasından getirdikleri yemek kültürünü Osmanlı-Türk mutfağı ile harmanlayıp bu topraklarda yaşatmaya devam etmektedirler.Daha çok evlerde pişirilen, çocukluğumuzda damak tadımızı oluşturmuş annelerimizin , ninelerimizin yemekleridir.Bu mutfak Akdeniz- Türk Mutfağı öğeleri taşır.En önemli özelliği sebzelerin yanı sıra pilav ve et yemeklerinin de sadece zeytinyağı ile pişirilmesidir.Sebze yemeklerine mutlaka biraz şeker katılır.Yemeklerinin lezzetinin altında yatan en önemli özellik kısık ateşte yavaş, yavaş pişirilmesi 'Sefarad mutfağı, dil ile aynı kaderi paylaşmayıp nineden toruna, yüzyıllar boyu aktarılarak gelmiştir. Savaşlar ve göçler nedeniyle yokluğun her türlüsüne alışık olan Yahudi kadını, mutfağında da tutumlu davranmayı ilke edinmiştir. Öyle ki, evdeki erzağının tümünü sonuna kadar kullanır, hiçbir gıda maddesini atmaz. O yokluk günlerinde kabağın kabuğunu da, domatesin yumuşağını da, ekmeğin bayatını da artırarak çok lezzetli yemekler yapma becerisine sahip olmuştur. Dünya mutfaklarında gerçek söz sahibi olan kadınların tasarruflarının yarattığı bir lezzet sunumudur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pırasa köftesi için;&lt;br /&gt;1 kg pırasa&lt;br /&gt;300 gram kıyma&lt;br /&gt;3 adet yumurta&lt;br /&gt;100 gram galeta unu&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı karabiber&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı tuz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kereviz tava için;&lt;br /&gt;2 adet kereviz&lt;br /&gt;50 gram un&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı tuz&lt;br /&gt;½ limon suyu&lt;br /&gt;3 diş sarımsak&lt;br /&gt;1 kase yoğurt&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kızartmak için;&lt;br /&gt;Riviera zeytinyağı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Pırasa çok ince doğranır ve çok iyi pişene kadar haşlayın.Haşlandıktan sonra iyice sıkılır sulu kalmamasına dikkat edin.İçine yumurtanın bir tanesi, kıyma ,tuz, karabiber ilave edin.İyice yoğurun ve buzdolabında 30 dakika dinlendirin.Elinizle kuru köfte gibi şekil verin.&lt;br /&gt;2. Kerevizin kabuklarını soyun ve küp küp doğrayın.İsterseniz patates gibi de doğrayabilirsiniz.Limonlu suyun içinde 20 dakika bekletin ve süzün.Unu temiz bir poşetin içine dökün.Kerevizleri poşetin içine atın ve iyice poşeti sallayarak unlayın.Kızgın yağda patates gibi kızartın.&lt;br /&gt;3. Hazırladığınız köfteler ilk önce çırpılmış yumurtaya daha sonra galeta ununa bulayın ve kızartın.Servis tabağına kereviz ve köfteleri yerleştirin.Aslında çok değişik soslar sunabilirimde bizim ulusal sosumuzun yeri kolay dolmaz yani ,sarımsaklı yoğurtla, birlikte sıcak servis edin.Arzu ederseniz köftelerin üzerine kürdan koyarak ta servis edebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-4246444680386563338?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/feeds/4246444680386563338/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1688731446379499567&amp;postID=4246444680386563338&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/4246444680386563338'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/4246444680386563338'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2008/02/pirasa-kftesi-ve-keveviz-tava.html' title='PIRASA KÖFTESİ VE KEVEVİZ TAVA'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R6Nrh6rj9bI/AAAAAAAAAGs/Cj4Z88PuB8U/s72-c/IMG_6911.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-7628189355560766455</id><published>2008-01-26T03:57:00.000-08:00</published><updated>2008-01-26T03:59:25.658-08:00</updated><title type='text'>AHTAPOTLU PAPAZ YAHNİSİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R5sghqrj9aI/AAAAAAAAAGk/BL0OLjXUe0k/s1600-h/ahtapotlu+papaz+yahnisi-3.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5159753560847807906" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R5sghqrj9aI/AAAAAAAAAGk/BL0OLjXUe0k/s400/ahtapotlu+papaz+yahnisi-3.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 adet orta boy ahtapot&lt;br /&gt;4 adet kuru soğan&lt;br /&gt;10 adet arpacık soğan&lt;br /&gt;3 adet domates&lt;br /&gt;5 adet yeşil sivri biber&lt;br /&gt;6 diş sarımsak&lt;br /&gt;1 su bardağı beyaz şarap&lt;br /&gt;½ su bardağı sirke&lt;br /&gt;1 su bardağı zeytinyağı&lt;br /&gt;3 adet defne yaprağı&lt;br /&gt;2 adet kesme şeker&lt;br /&gt;6-7 adet tane karabiber&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı tuz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılışı :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ahtapot 3 aşamada pişirilir. Ahtapot temizledikten sonra bütün olarak derin dondurucuya konur. En az iki gün dondurucuda bekletilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birinci aşama :Dondurucudan çıkarılan ahtapot buzu çözülmeden geniş bir tencereye koyulur.İçersine defne yaprakları ve tane karabiberler atılır.Kısık ateşte buzu çözülüp ,saldığı suyu çekene kadar pişirilir. Ahtapot 2 cm boyunda parçalara kesilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci aşama : Tencereye sirke ve z.yağı ilave edilip tekrar pişirilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üçüncü aşama : Arpacık sağan , jülyen doğranmış kuru soğanlar ve sarımsaklar eklenir.Soğanlar kavrulduktan sonra sivri biber, küp küp doğranmış domatesler , tuz ,şeker ve şarap ilave edilir.Yine kısık ateşte domatesler suyunu çekene kadar pişirilir. İsteğe göre sıcak veya soğuk servis edilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Ahtapot salatası yaparken de aynı yöntemle pişirebilirsiniz. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-7628189355560766455?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/feeds/7628189355560766455/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1688731446379499567&amp;postID=7628189355560766455&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/7628189355560766455'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/7628189355560766455'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2008/01/ahtapotlu-papaz-yahnisi.html' title='AHTAPOTLU PAPAZ YAHNİSİ'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R5sghqrj9aI/AAAAAAAAAGk/BL0OLjXUe0k/s72-c/ahtapotlu+papaz+yahnisi-3.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-809472108031917322</id><published>2008-01-23T03:40:00.000-08:00</published><updated>2008-01-23T03:42:12.217-08:00</updated><title type='text'>PASTIRMALI HUMUS</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R5coA6rj9ZI/AAAAAAAAAGc/aB1sXjxYG3Q/s1600-h/pastÄ±rmalÄ±+humus+030.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5158635894393271698" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R5coA6rj9ZI/AAAAAAAAAGc/aB1sXjxYG3Q/s400/past%C4%B1rmal%C4%B1+humus+030.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Suriye, Lübnan ve Antakya yöresine ait bir yemek ve meze karışımı.Güneyde sabah kahvaltısında bile tüketiliyor. Son zamanlarda Amerika da cips ile birlikte tüketildiğini okudum. Nohut’un tahin ve sarımsak ile mükemmel uyumu.Bizde genelde meze olarak bilinir ve tüketilir .Hafif kavrulmuş pastırma ile daha güzel bir uyum gösterir.İçindeki kimyon ile hazmı kısmen kolaylaştırılmış olsa da yapımı oldukça zordur.her nohut’un haşlandıktan sonra tek,tek kabuk şeklindeki zarı soyulup, ayrıca ezilerek püre şeklini almasıyla olur .Hazmı zor , sık ve çok yememek kaydıyla tavsiye edilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5-6 dilim pastırma&lt;br /&gt;250 gram nohut bir su bardağı&lt;br /&gt;1 kahve fincanı zeytinyağı&lt;br /&gt;5 çorba kaşığı tahin&lt;br /&gt;1 adet limonun suyu&lt;br /&gt;5-6 diş sarımsak&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı pulbiber&lt;br /&gt;1 yemek kaşığı tereyağı&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı kimyon&lt;br /&gt;Az süt&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazırlanışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşamdan tuzlu suda ıslattığınız nohudu iyice haşlayıp suyunu süzün.Nohudun kabuklarını soyun.Mutfak robotunda püre haline getirin.Geniş ve derin kaba nohut püresini alın.İçine dövülmüş sarımsak, limon suyu, kimyon, zeytinyağı, tahin ve az tuz ilave edip iyice çatalla ezin. Buzdolabında 1 saat dinlendirin.Çıkarıp tekrara çatalla ezin. Koyu ise az sütle kıvam bulun. Servis tabağına humusu alın.Pastırma dilimlerini az tereyağı ile tavada çevirin.Humusun üzerine pastırma dilimlerini yerleştirin.Pul biber ile tereyağını kızdırıp humusun üzerine gezdirin.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-809472108031917322?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/feeds/809472108031917322/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1688731446379499567&amp;postID=809472108031917322&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/809472108031917322'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/809472108031917322'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2008/01/pastirmali-humus.html' title='PASTIRMALI HUMUS'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R5coA6rj9ZI/AAAAAAAAAGc/aB1sXjxYG3Q/s72-c/past%C4%B1rmal%C4%B1+humus+030.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-4437922703940645001</id><published>2008-01-19T02:43:00.000-08:00</published><updated>2008-01-19T02:46:23.984-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dolma ve Sarmalar'/><title type='text'>PAZI DOLMASI</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R5HUrstqQtI/AAAAAAAAAGM/0UwznO0G1UY/s1600-h/pazÄ±+dolmasÄ±-2+038.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5157136895518065362" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R5HUrstqQtI/AAAAAAAAAGM/0UwznO0G1UY/s400/paz%C4%B1+dolmas%C4%B1-2+038.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Pazı kışın benim sevdiğim sebzelerdendir. Her fırsatta dolmasını yaparız ayrıca severiz.&lt;br /&gt;Yalnız dolması mı? Çok değişik şekillerde yapılır. C vitamini deposu olup hazmı mükemmel derecededir. Yemeyenlere tavsiye ederim. Hafif kavurup üzerine yumurta kırmak benim vaz geçilmez tatlarımdandır. Hani var ya az kıymalı pazılı kol böreği, Yayık ayranı ile yenilmez mi dedirten bir türüdür&lt;br /&gt;Size bir şey söylesem belki şaşıracaksınız.Ben kışın, yazlık sebze ve meyvelerden kesinlikle almam.Neden mi ? Gayet basit&lt;br /&gt;Anlayacağınız her şeyi mevsiminde ve zamanında tüketirim.Kışın yaşanan don ,dolu vs gibi iklimsel nedenler yazlık bitkilerin gelişimini engeller .Güneşin azlığı ve dik olmaması da işin cabası olur.Oysa salatalarda mevsimi olan Turp,havuç,pancar ve kıvırcık,taze soğan maydanoz ile güzel bir armoni oluşturur.Üzerine birkaç zeytin ve zeytinyağı limon karışımı soslu salatayı, şimdi turfanda adı altında aldığınız kalın kabuklu etsiz ve çekirdekli domates ile yapılan salataya hiç değişir miyim? Limon demişken aklıma geldi.. Hatırlatmadan geçmeyeyim.Geçen yazın kuraklığı şimdi kendini açıkça belli etmeye başladı.Farkındamısınız limon fiatları geçen yılın iki misli ve bol değil.Satıcılardan aldığım duyumlar yazında çok,çok olmayacağının sinyallerini veriyor.Yaz için tedbirlerinizi alın derim. Benden hatırlatması…Beni merak edenlere müjde. Sağlığım yerinde.teşekkür ederim…. yalnız… Bekleyin çok seveceksiniz bir bomba sanal alem sallanacak… bir ilki gerçekleştirmenin yoğun çalışması içindeyim. Muhteşem bir şey Ps de ilk kez. … sabredin…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;300 gram kıyma&lt;br /&gt;2 demet pazı&lt;br /&gt;½ çay bardağı zeytinyağı&lt;br /&gt;1 çay bardağı pirinç&lt;br /&gt;1 adet soğan&lt;br /&gt;1 demet maydanoz&lt;br /&gt;1 demet dereotu&lt;br /&gt;1 demet nane&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı tuz&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı karabiber&lt;br /&gt;1 çay kaşığı dolma baharı&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı salça&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazı demetleri bol soğuk suda yıkanıp süzülürSıcak kaynar suda 2-3 dakika haşlanır ve süzülmeye bırakılır.Sadece yaprakları ayıklanan maydanoz, dereotu ve nane sirkeli suda(mikropların ölmesi için ) 20 dakika bekletildikten sonra süzülür ve ince kıyılır.Kıyma ,rendelenmiş soğan, pirinç, yeşillikler, tuz, salça, karabiber ve dolma baharı geniş bir kapta yoğrulur ve buzdolabında 30 dakika dinlendirilir.Pazı yapraklarının kalın damarlı kısımları kesilir ve hazırlanan iç ile yapraklar sarılır.Sarılan sarmalar tencereye yerleştirilir.Üzerine zeytinyağı ve iki bardak su ilave edilir.Isıya dayanıklı bir tabak ters çevrilerek tencereye koyulur.Kapağı kapatılarak kısık ateşte 20 dakika pişirilir.Yanında yoğurt ile servis edilir.Afiyet olsun &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-4437922703940645001?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/feeds/4437922703940645001/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1688731446379499567&amp;postID=4437922703940645001&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/4437922703940645001'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/4437922703940645001'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2008/01/pazo-dolmasi.html' title='PAZI DOLMASI'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R5HUrstqQtI/AAAAAAAAAGM/0UwznO0G1UY/s72-c/paz%C4%B1+dolmas%C4%B1-2+038.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-3763775274136231318</id><published>2008-01-10T12:09:00.000-08:00</published><updated>2008-01-11T08:46:59.625-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tatlılar'/><title type='text'>AŞURE  GÜNÜ VE GECESİ   (Mübarek olsun)</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R4Z74stqQrI/AAAAAAAAAF8/IIIc6kf_OT8/s1600-h/IMG_6383.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5153943037577675442" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R4Z74stqQrI/AAAAAAAAAF8/IIIc6kf_OT8/s400/IMG_6383.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüce peygamberimizin her yerde söylediği ayrılmaz parçam diye hitap ettiği sevgili kızı Hz Fatma’nın çocukları Hz Hüseyin ve kardeşlerinin yani,peygamberimizin sevgili torunlarının ve beraberinde ki diğer 72 müminin kêrbelâ mevkiinde emevi halifesi Yezid tarafından hunharca şahadet edilmesidir.Hz Hüseyin’in rabbine kavuşmasıdır.yani şeb-i aruzdur.&lt;br /&gt;Muharrem ayının ve aşure gününün inanç tarihimizde çok önemli bir yeri vardır.’’ALLAH’IN AYI MUHARREM’’ olarak bilinen Muharrem ayının ilahi bereket ve feyzin, Rabbani insan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır. Allah’ın ayı ,günü ve yılı olmaz.Ancak Allah’ın rahmetine ermenin önemli bir fırsatı olduğu için peygamberimiz tarafından bu şekilde ifade edilmiştir.&lt;br /&gt;Muharrem ayının onuncu gecesi aşure gecesidir.Ertesi günüde aşure günüdür.&lt;br /&gt;Allah katında ayrı bir yeri vardır.Bu ay kur’an-ı kerimde,kıymet verilen dört aydan biridir.En kıymetli gecesi de aşure gecesidir.Allahüteala bir çok duaları aşure günü kabul etmiştir.Bu günde Cenab-ı hak on peygamberine on çeşit ikramda bulunmuştur.Kaynaklardan ifade edildiğine göre aşure gününde bir çok&lt;br /&gt;Peygamberin hayatında önemli ve olumlu olaylar meydana gelmiştir.Sıkıntılardan zulümlerden,baskılardan kurtulmuşlar ilahi lütuflara ermişlerdir.Aşure gününde yapılması gerekenler: Eşe dosta çok selamlı bir şekilde güne başlamak(gönül alma),Çocukları ve yetimleri sevindirmek, aile efradına hediye almak, rızıklarını bol tutmak, Sadaka vermek,Akraba dost ziyareti yapmak gibi. Nuh tufanından sonra sevincin gereği gemide kalan bakliyatla yapılan yemeğin günümüze uzantısı olan Aşüre ,Arapçada aşr on anlamına gelir. Aşüre her kesin kolay,kolay vazgeçemediği ikram edildiğin de geri çevirmediği bir tatlı. Dini bir rütüel , İslam aleminde kutsal bir aş..aşüre ayının gelmesini fırsat bilip sizinle bu tarifi paylaşmak istedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AŞÜRE&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;On kişilik bir tarif ile altısı dağıtılıp dördü de ev içinde tüketilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;250 gr Aşurelik buğday&lt;br /&gt;100 gr Pirinç&lt;br /&gt;100 gr kuru fasulye ve nohut&lt;br /&gt;1 kg Şeker&lt;br /&gt;100 gram kuru incir&lt;br /&gt;50 gram Kuş üzümü&lt;br /&gt;100 gram Kuru kayısı&lt;br /&gt;200 gram kuru üzüm&lt;br /&gt;Portakal kabuğu (İsteğe göre ve miktarda)&lt;br /&gt;Az tuz ve yeterince su&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşurenin üzerini süslemek için konulanlara çeyiz adı verilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarçın,Fıstık, Ceviz,Badem,Fındık,Nar tanesi ( Şifa sembolüdür.),Gül suyu yeterince konur ve süslenir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapımı:&lt;br /&gt;Bir gece evvelinden suda bekletilen aşurelik buğday tencereye konur.Üzerini geçecek kadar su ilave edilip bir saat kaynatılır.Yine bir gece evvelinden suda ıslanmış ve haşlanmış bakliyat ilave edilip birlikte kaynatılır.Aşureye koyulacak su miktarı 1.5 – 2 litre arasında değişir.Bu bakliyatın su kaldırmasına göre değişir.Aşurenin ideal kıvamı boza kıvamıdır. ve en önemlisi de su ilave edeceğiniz zaman daima sıcak su ekleyiniz.Kuru üzüm, kuş üzümü, kayısı, ve kuru incir ılık suda 1 saat bekletilip şişmeleri sağlanır.Portakal kabukları minik minik doğranıp sıcak suda acısı gidene kadar haşlanır ve süzülür.Süzülen kuru üzüm ve doğranmış kayısı ilave edilir.Şekerini de ekleyip yine bir yarım saat kısık ateşte ve mümkün olduğu kadar sık karıştırarak pişirin. (Şeker pişmeye yakın ilave edilir) Kuş üzümü ve portakal kabuğunu da ilave edin.Bu arada şekerini kontrol edin eğer az gelir ise bu aşamada ilave edebilirsiniz.En son aşurenize küçük doğranmış kuru inciri ilave edin .Eğer inciri önceden içerisine eklerseniz Aşurenizin rengi kararır.Aşureyi pişirdikten sonra ılıdığı zaman kaplara alınıp üzeri çeyiz ile süslenip buzdolabında soğutulur.Afiyet olsun eviniz bereketle dolsun.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-3763775274136231318?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/feeds/3763775274136231318/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1688731446379499567&amp;postID=3763775274136231318&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/3763775274136231318'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/3763775274136231318'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2008/01/aure-gn-ve-gecesi-mbarek-olsun.html' title='AŞURE  GÜNÜ VE GECESİ   (Mübarek olsun)'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R4Z74stqQrI/AAAAAAAAAF8/IIIc6kf_OT8/s72-c/IMG_6383.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-4833762265704714127</id><published>2008-01-06T10:11:00.000-08:00</published><updated>2008-01-11T08:35:38.514-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çay saati'/><title type='text'>SAHLEP VE BİSKOTTİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R4EaGMtqQqI/AAAAAAAAAF0/hQHeGzqHozk/s1600-h/sahlep+ve+biscotti+006.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5152428142482834082" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R4EaGMtqQqI/AAAAAAAAAF0/hQHeGzqHozk/s400/sahlep+ve+biscotti+006.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Kışın zevkle yudumladığımız sahlep.Beyazdan mora kadar değişen bir renk yelpazesine sahip orkidelerin "sahlepotu" ya da afrodizyak etkisi nedeniyle halk arasında "güçotu" olarak tanımlanan Orkide yurdumuzun Muğla, Isparta, Antalya, Maraş, Safranbolu ve başta Kastamonu olmak üzere Karadeniz yörelerinde yabani olarak yetişmektedir. Sahlep içeceğinin ana maddesi olan, aromatik toz ise bu çiçeğin köklerinde bulunan yumrulardan elde edilir. Ahır Dağı'nda yetişen orkidelerin kirli beyaz renkteki yumruları toplanır. Toplanan yumrular önce ipe dizilip kurutulur. Sonra sütle kaynatılıp tekrar kurutulup,öğütülür ve sahlep adını alır.&lt;br /&gt;Ülkemiz florasında önemli bir yer tutan çok çeşidi olduğundan çoğumuzun haberinin bile olmadığı o güzelim orkideler..Sahlep’e o eşsiz tadı veren ana madde ve bu sebeple dağlardan bilinçsizce toplanıp soyu kurutuluyor Şimdilerde bazı yayın organlarında orkidelerimizi kurtarmak adına sahlep tüketiminden vazgeçilmesi yönünde yayınlara rastlıyoruz. Hepimiz sahlep içmeden de yaşayabiliriz.Oysa ki Orkidelerimizin ıslah edilip bolca yetiştirileceği ve buharı tüten, tarçınlı, sımsıcak sahleplerimizi suçluluk hissine kapılmadan yudumlayabileceğimiz günlerin en kısa zamanda gelmesi dileğimizle......&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sahlep&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;500 ml süt&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı sahlep&lt;br /&gt;4 yemek kaşığı şeker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazırlanışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soğuk süte sahlep ve şekeri ilave edin. Çırpma teli ile iyice çırpın.Ocağa koyun.Sürekli karıştırarak pişirin.Üzerine tarçın serpin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biskotti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3 su bardağı un&lt;br /&gt;3 adet yumurta&lt;br /&gt;1 su bardağı şeker&lt;br /&gt;50 gram tereyağı&lt;br /&gt;½ çay bardağı zeytinyağı&lt;br /&gt;½ paket kabartma tozu&lt;br /&gt;1 yemek kaşığı portakal kabuğu rendesi&lt;br /&gt;1 su bardağı meyve parçaları veya kuru üzüm&lt;br /&gt;1 çay bardağı file fındık&lt;br /&gt;1 fiske tuz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazırlanışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yumurta ve şekeri çukur bir kaba alın.Mikser ile 5 dakika çırpın.Erimiş tereyağı ve zeytinyağını ve portakal kabuğu rendesini ilave edin.Karışıma azar ,azar un, kabartma tozunu da ekleyin.Pürüzsüz ele yapışmayacak bir hamur elde edince meyve parçalarını ve fındığı ekleyip iyice yoğurun.Hamuru iki eşit parçaya bölün.Hamurları silidir şekli verin.Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine yerleştirin.Elinizle üzerine bastırarak düzleşmesini ağlayın.200 derecede 15-18 dakika pişirip fırından alın.Ilıdığı zaman ince dilimler halinde kesip tekrar fırın tepsisine yerleştirin.10-12 dakika pişirip fırından alıp soğumaya bırakın.Bu hafif atıştırmalıkları sahlep ile birlikte servis edin.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-4833762265704714127?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/feeds/4833762265704714127/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1688731446379499567&amp;postID=4833762265704714127&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/4833762265704714127'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/4833762265704714127'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2008/01/sahlep-ve-biskotti.html' title='SAHLEP VE BİSKOTTİ'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R4EaGMtqQqI/AAAAAAAAAF0/hQHeGzqHozk/s72-c/sahlep+ve+biscotti+006.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-2475414583362369545</id><published>2008-01-03T12:28:00.000-08:00</published><updated>2008-01-11T08:46:33.653-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ana yemekler'/><title type='text'>KESTANELİ HİNDİ DOLMASI</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R31GDstqQpI/AAAAAAAAAFs/bQG63Bx93Dw/s1600-h/hindi+dolmasÄ±+024.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5151350578137940626" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R31GDstqQpI/AAAAAAAAAFs/bQG63Bx93Dw/s400/hindi+dolmas%C4%B1+024.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Yeni bir yıl yeni umutlar demek.Yeni yılı güzel bir hindi ziyafetiyle karşılamayı,daha sonrada kendini dışarı atarak eğlence kervanına katılmayı düşündüğünü söylüyor çevremizde ki dostlarımız.Evet hindi ziyafeti, Eskiden beri bilinen bir lezzet. Kuzey Amerika da yetişen yabanileri Kızılderililerin temel besin maddesi olduğunu yazıyor kitaplar.Ayrıca beyaz hindilerin daha makbul olduğundan söz ediyor. Hindi yalnızca Türk mutfağına ait olarak içi doldurulup, kestaneli vs olarak değişik bir sunum gösteriyor.&lt;br /&gt;İspanyolların Amerika ya gelişi ile evcilleştirilerek Avrupa ya getiriliyor. İngiltere kralı I James in yılbaşı sofrasında görülmesiyle başlamıştır.Avrupa mutfaklarında yer alışı. Daha sonra dönemin soyluları,Hindiyi baş tacı etmişlerdir.Böylece hindi yemeği şıklığın ve prestijin simgesine dönüştürmüşler.&lt;br /&gt;Yalnızca Amerika da kutlanan Şükran gününün simgesi olmuştur..Osmanlı başkentine atanan elçiler de beraberinde hindi getirmeye başlamışlar..O zamana kadar yaban ördeği ve yaban kazı gibi av ürünlerini tüketen dönemin saray erkanı giderek hindiye alışıp benimsenince günümüze kadar gelmiştir... Hindi kırmızı ve beyaz eti bir arada kullanıma sunan yumuşak , lifli yapısıyla arzu edilen her türlü lezzetin yaratabileceği bir et cinsi olarak yaşamımıza yerleşmiş olmaktadır.Son derece sağlıklı olup kolesterol açısından hiç yok denecek kadardır..Özellikle, her zaman tüketilmesi önerilir.Yılbaşı gecelerinin vazgeçilmez klasik yemeği haline gelen” kestaneli Fırında hindi” tarifini sunmaktayım. Afiyet olsun derken birlikte nice sağlıklı yıllara diyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 adet hindi&lt;br /&gt;250grm kestane&lt;br /&gt;2 bardak pirinç&lt;br /&gt;1 adet soğan&lt;br /&gt;1adet hindi ciğeri,yüreği&lt;br /&gt;1 çay bardağı zeytinyağı&lt;br /&gt;2 kaşık fıstık&lt;br /&gt;3 kaşık kuş üzümü&lt;br /&gt;1/2kaşık karabiber&lt;br /&gt;1/2 kaşık tarçın&lt;br /&gt;1/2 kaşık tuz&lt;br /&gt;2 kaşık tereyağı&lt;br /&gt;2 kaşık yoğurt&lt;br /&gt;Fırın poşeti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hindi tuzla ovulup, yıkandıktan sonra büyük bir tencerede tamamen değil, kısmen haşlanır.Hindinin yüreği ve ciğeri ayrıca küçük bir tencerede bir taşım haşlanır ve küçük parçalara kesilir.Tavaya 1 çorba kaşığı sıvı yağ koyulur ve kavrulur.Kestanelerin üzeri çizilip suda bekletildikten sonra ızgara da kabukları soyulacak kıvama gelinceye kadar pişirilir ve kabukları soyulur. Pirinç yıkanır ve süzülür .Tencereye sıvıyağ, fıstık ve yemeklik doğranmış soğan koyulup kavrulur .Üzerine pirinç ve kuş üzümü de ilave edilip kavrulmaya devam edilir.Baharatları da ilave edilip iyice karıştırılır.Üzerine bir bardak hindi suyundan eklenip suyunu çekince ocaktan alınıp soğumaya bırakılır. Kavrukmuş hindi yüreği, ciğeri ve kestaneler iç harcına eklenip karıştırılır.Hindini içine iç harcı doldurulur.Hindinin üzerine tereyağı ve yoğurt karıştırılarak sürülür.Fırın poşetinin içine yerleştirilip ağzı sıkıca kapanır.Poşetin üzerine kürdanla birkaç delik açmayı unutmayın.200 derecede 2 saat pişirilir.Servis yaparken hindinin ayaklarını aliminyum folyo ile sarabilirsiniz.Afiyet olsun. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-2475414583362369545?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/feeds/2475414583362369545/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1688731446379499567&amp;postID=2475414583362369545&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/2475414583362369545'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/2475414583362369545'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2008/01/kestaneli-hindi-dolmasi.html' title='KESTANELİ HİNDİ DOLMASI'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R31GDstqQpI/AAAAAAAAAFs/bQG63Bx93Dw/s72-c/hindi+dolmas%C4%B1+024.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-3498206700696962766</id><published>2008-01-03T12:22:00.000-08:00</published><updated>2008-01-11T08:35:38.515-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Zeytinyağlılar'/><title type='text'>YER ELMASI</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R31EuMtqQoI/AAAAAAAAAFk/Mbl5v9Y5sCM/s1600-h/IMG_6483.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5151349109259125378" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R31EuMtqQoI/AAAAAAAAAFk/Mbl5v9Y5sCM/s400/IMG_6483.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Şimdi yer elması zamanı. Mevsim kış, yıl yeni de olsa.İçimizi ısıtacak bir tat, gönlümüzü eğleyecek bir hikaye, dilimize uzak iklimlerin tatlarını değiştirecek bir lezzet lazım bize. Bu soğuk günlerde mutfakların en büyük dostlarından biri yer elması.Yumruları kullanılır.Bereketli yurdumuzda her yerde yetiştirilmektedir.Ama Zonguldak ve yöresinde dünyanın en lezzetli yer elması yetişir. Yer elmasının anavatanı tartışmalı.Yaygın inanış Colomb’un Amerika yı keşfinden sonra Brezilyadan, Avrupa ya geldiği , o zamana kadar günde üç ekmek yiyen bir Fransız ailesinin iki ekmek yemeye başladığı süreçte. Avrupa mutfaklarında iki adı ile biliniyor . Birisi “ Kanada patatesi” diğeri “Kudüs enginarı”.Mor rengi , fosfor ve potasyum zengini oluşunu ortaya koyarken , patates ile aynı besin değerine sahip olması nedeniyle tercih edilmesinde tadı ağır basıyordu.&lt;br /&gt;Hekimlerin mide- bağırsak rahatsızlığı olanlara çiğ yemesini önermedikleri,biliniyor.Besin maddesi olarak inulin ihtiva eder.Karbonhidrat miktarının düşük olması sebebiyle şeker hastalarının kullanabileceği iyi bir besin kaynağıdır.Yer elması bağışıklık sistemini güçlendirerek kansere karşı korunmada etkili bir besin maddesidir.İçersinde bulunan Flavanoidler ve keranoidler açısından son derece zengindir.emzikli hanımlar için süt artırıcı ve safra söktürücü etkisi vardır.Kabızlığı giderir.Böbreklerin ve pankreasın düzenli çalışmasını sağlar. Ayrıca cildin güzel olmasını sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 kg yer elması&lt;br /&gt;2 adet havuç&lt;br /&gt;2 adet patates&lt;br /&gt;1 adet soğan&lt;br /&gt;1 tane limon&lt;br /&gt;1 çay bardağı zeytinyağı&lt;br /&gt;½ çay bardağı pirinç&lt;br /&gt;2 adet kesme şeker&lt;br /&gt;1 çay kaşığı tuz&lt;br /&gt;1 demet dereotu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yer elmasını iyice yıkanın ve soyun. Boyları büyükse ikiye bölerek yarım limon sıktığımız suya atın ki kararmasın.Patates ve havucu da soyup dilediğiniz büyüklükte doğrayın.İnce kıyılmış soğanı zeytinyağında pembeleştirdikten sonra&lt;br /&gt;Sırasıyla havuç ,yer elması ve patatesi ilave edelim.Yıkanmış pirinci ,tuzu, limon suyu ve şekeri ekleyin.Üzerini geçmeyecek kadar su ilave edip kısık ateşte pişirin.Soğuduktan sonra servis tabağına çıkarıp dereotuyla süsleyip servis yapın. Afiyet olsun.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-3498206700696962766?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/feeds/3498206700696962766/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1688731446379499567&amp;postID=3498206700696962766&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/3498206700696962766'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/3498206700696962766'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2008/01/yer-elmasi.html' title='YER ELMASI'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R31EuMtqQoI/AAAAAAAAAFk/Mbl5v9Y5sCM/s72-c/IMG_6483.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-4695541034675761323</id><published>2008-01-03T12:17:00.000-08:00</published><updated>2008-01-11T08:35:38.516-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ana yemekler'/><title type='text'>HÜNKÂR BEĞENDİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R31DostqQnI/AAAAAAAAAFc/-19Wj3w_EUo/s1600-h/IMG_6453.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5151347915258217074" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R31DostqQnI/AAAAAAAAAFc/-19Wj3w_EUo/s400/IMG_6453.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Geleneksel Dünya mutfağında “HOONkâr BAYendi “ şekliyle anılır.Hünkâr’ın beğenmemesi söz konusu değil.Bir patlıcan yahnisi olup çok güzel tadı olan kremalı bir yemektir.Tas kebabı ile yenir.1612-1640 yılları arasında yer aldığı düşünülüyor.Osmanlı mutfak aşçıları hanedanı memnun etmek adına geliştirdikleri mutfak teknikleri ile ün yapmışlardır ki bu yemeğinde Sultan IV Murat için yapıldığı bilinmektedir.Türkçe de Hünkâr beğendi olarak anılan bu yemek patlıcan,kaşkaval peyniri ve kuzu eti ile yapılır. Müslüman Ülkeler deyahniler birkaç nedenden dolayı yaygındır.Tarihsel olarak,yakıt azlığı ve açık ateşte pişirmenin odunun kolay tükenmesine neden olan bir yöntem olmadığı nedenler arasındadır.İkinci olarak da hafif ateşte tencere de sebzelerle pişirilen yemekler mükemmel bir sos oluşturduğundan daha yaygın bir pişirme metodu oluştururdu.Üçüncü bir nedense uzun süre pişirilmiş etin daha az kanlı olacağı ve bundan dolayı İslam Dinin de var olan kan yememe kuralına uygun olacağıydı. Bu yahninin adı olan tas kebabı, etler aynı yağda pişirilmesinden önce sebzelerin yağa vurma metodu ile pişirilmesi ile başlar.Yahni tencerede pişirilir ve daha sonra tabağa ters çevrilir.Geleneksel olarak taskebabı kremalı patlıcan üzerine servis edilir ve birlikte adına Hünkâr Beğendi denilir.15. yüzyılda İstanbul’un fethi ile başlayan bir süreç içinde 19. yüzyıl sonlarına kadar gelişen Osmanlı Saray Mutfak kültürü geleneğinde kuzu ve koyun etiyle hazırlanan kebap , yahni , külbastı ,kızartma ve köfteler gibi yemekler sadeyağ yani tuzsuz tereyağı ile pişirilmektedir.Baharat kullanımı Avrupa ve Hint mutfağında olduğu kadar olmasa da oldukça yaygındır.Osmanlı Saray mutfağında domates ve domates salçası yoktur.Ancak 19. yüzyılın ikinci yarısından sonra girmiştir. Tencere yemekleri geçmişte koruk, limon, nar ekşisi ve soğan,üzüm suyu çeşitli baharatlarla tatlandırılırdı.Mutfak sürekli değişen bir kültür.Moda, ticaret ve politikanın bu kültürü değiştirmesi de normal.Uzun vade de yaşanan değişim eski yemeklerin unutulmasına neden olmuştur.Osmanlı Devletinde yemek hiyerarşinin göstergesiydi.En kaliteli sebze ve meyveler saraya alınır. Kalanlar pazarlara dağıtılırdı Sarayda günlük öğünlerde verilen yemek çeşitleri rütbelere göreydi.Rütbesi yüksek olanlara sunulan yemek çeşitleri daha fazla idi.İşte size unutulmuş Osmanlı saray lezzetlerinden” Hünkâr beğendi”.Afiyetler olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.5 kilo kemiksiz kuzu kol veya incik eti&lt;br /&gt;3 yemek kaşığı zeytinyağı&lt;br /&gt;50 gram tuzsuz tereyağı&lt;br /&gt;1 büyük soğan&lt;br /&gt;4 diş ezilmiş sarımsak&lt;br /&gt;2 tatlı kaşığı domates salçası(yazın 4 adet domates)&lt;br /&gt;4 adet sivri biber&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı kurutulmuş mercan köşk veya 4 defne yaprağı&lt;br /&gt;2 bardak su veya et suyu&lt;br /&gt;½ demet maydanoz&lt;br /&gt;Tuz, taze çekilmiş karabiber&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beğendi malzemeleri:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3 adet büyük patlıcan&lt;br /&gt;3 yemek kaşığı un&lt;br /&gt;2 su bardağı süt&lt;br /&gt;2 yemek kaşığı süt kreması&lt;br /&gt;3yemek kaşığı limon suyu&lt;br /&gt;1 yemek kaşığı tuz&lt;br /&gt;50 gram tuzsuz tereyağı&lt;br /&gt;100 gram rendelenmiş kaşar peyniri veya kaşkaval peyniri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılışı:&lt;br /&gt;Orta büyüklükte bir tencerede yağı eritin .Eti tahta kaşıkla rengi dönene kadar kavurun.Soğan ve sarımsağı ekleyip 2 dakika daha pişirin.Domates salçasını, kekiği mercan köşkü ve et suyunu ilave edin.Tuzunu ve karabiberini ekleyip kısık ateşte 1 saat yani etle yumuşayıp suyunu çekene kadar pişirin. Öncelikle patlıcanların üzerini çatalla delin ve közleyin.Bu arada bir kap içerisine limon suyu 1 yemek kaşığı tuzu karıştırın. Patlıcanların kabuklarını soyup suda 10 dakika bekletin.Fazla suyunu almak için süzün ve çatalla iyice ezin. Küçük bir tencerede tereyağını eritip ve unu ilave edip birlikte kavurun.Süt ve kremayı ilave edip ve çırpma teliyle sürekli karıştırın.Koyu bir kıvam aldığı zaman patlıcan ve peyniri ekleyip 4 dakika daha pişirin.Isıtılmış servis tabağına önce&lt;br /&gt;kremalı patlıcanı kaşık yardımıyla yerleştirin. Üzerine tas kebabını dökün. İnce kıyılmış maydanoz serpip sıcak olarak servis edin&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-4695541034675761323?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/feeds/4695541034675761323/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1688731446379499567&amp;postID=4695541034675761323&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/4695541034675761323'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/4695541034675761323'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2008/01/hnkr-beendi.html' title='HÜNKÂR BEĞENDİ'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R31DostqQnI/AAAAAAAAAFc/-19Wj3w_EUo/s72-c/IMG_6453.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-7398664022531276447</id><published>2008-01-03T12:09:00.001-08:00</published><updated>2008-01-11T08:35:38.517-08:00</updated><title type='text'>ZEYTİN</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R31BIstqQmI/AAAAAAAAAFU/j_WDo6XcaPI/s1600-h/Muska+bÃ¶reÄi++zeytin+076.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5151345166479147618" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R31BIstqQmI/AAAAAAAAAFU/j_WDo6XcaPI/s400/Muska+b%C3%B6re%C4%9Fi%2B+zeytin+076.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Sizlerde aldığım, sürekli talep ve istekler doğrultusunda yine sizlere bu gün burada zeytin ağacı ve meyvesi olan zeytinin ev ortamında sofralık yapımı hususunu dilimin dönüp bilgilerimin elverdiği kadarı ile sizlere sunup aydınlatmaya çalışacağım.&lt;br /&gt;Zeytin ağacı semavi kitaplarda yer alan kutsal bir ağaçtır.Tanrının insanlara verdiği en değerli hediyedir.1000 ve 1500 yıllık ağaçlara rastlamak mümkündür.Bundandır.’’Bağ babadan ,zeytin deden kalır ‘’.denmiştir. Zeytin Akdeniz’in simgesidir. Kutsallığın,bolluğun,adaletin,sağlığın kısacası barışın insan için önemli erdem ve değerlerin sembolüdür. Zeytin Akdeniz ülkelerinin mutfaklarında geniş yer tutsa da, yine zeytinci ülke olan Türk mutfağında nispeten daha az yer almaktadır. Faydaları saymak ile bitmez. Çocukların beyin ve kemik gelişimini hızlandırır. İçerisinde bulunan E vitamini sayesinde yaşlanma etkilerini azaltma ve doku yenileme özelliği taşır. Hiper tansiyonda etkili,ucuz ve zararsız bir tedavidir. Kireçlenmeyi ,unutkanlığı önlemede büyük rol oynar.saçların parlak ve kuvvetlenmesini sağlar.daha pek çok faydaları yanı sıra hiçbir yan etkisi olmayan zeytin ülkemizde halen gereken öneme kavuşmuş değildir. Kendi sofralık zeytininizi bir gün yapmaya kalkarsanız.İlk önce pazardan sofra türü ham zeytin alırken şu hususlara dikkat etmelisiniz.;üstteki meyve kabuğu işlemin her safhasında dayanabilmesi için ince ve esnek olmalıdır.Tüketim sırasında çekirdek zeytin etinden kolay ayrılmalıdır.Küçük çekirdeklisi tercih edilmeli, Şeker miktarı uygun diğer seviyede olmalı.Meyve etindeki fazla olan şeker fermantasyon sonucu süt asidine dönüşerek tuz ile birlikte ürünün uzun süre muhafaza edilmesini sağlar.Sofralık zeytinde yağ oranı %20 geçmemelidir.Et ,çekirdek oranı uygun değer seviyesinde olmalıdır.Şimdi ağaç ekimi için uygun zaman.en yakın fidanlıktan yörenize uygun şartlarda yetişen türde 1-2 fidan alıp,6m aralıkla 40cm derinlikte lütfen ekip yetiştirir iseniz kendinize ve evinize büyük bir iyilik yapmış olursunuz. Öyle fidanlar satıyorlar ki senesine ürün veriyor. İki ağaç zeytin bir süre sizin daha sonrada dost ve akrabalarınızın ihtiyacını karşılıyor. Haydi buyurun vakit geçirmeden başlayın. Bahçenize 2 fidan daha ilave edin. Zaman ise zeytin yapımına müsaittir…Lütfen deneyiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EVDE ZEYTİN YAPIMI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu anda çarşı pazarda bol satılan ve görülen siyah zeytin mevcut. Küçük çekirdekli, parlak ve sert olanından 3-5 kilo alıp,ev ortamında siyah zeytinden iki değişik türde zeytin yapabilirsiniz.1-çevirme(sallama) 2-Sele zeytini,3-yeşil zeytin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇEVİRME: 1-3 kg arası alınan siyah zeytin. Tek,tek ayıklanıp,içerisindeki uygun olmayan,yumuşak ezik ve bozuklar ayıklanıp tuzlu suya atılır.iyicene yıkanıp,en az iki su,daha sonra uzun süre süzülmeye bırakılır. Arada kevgir sallanıp suyu atılır.suyunu iyicene atana kadar bekletilir. Özellikle tenekeye konmasının nedeni gün ışığı görmemesidir. Tenekenin dibine 5 defne yaprağı üzerine bir miktar zeytin.yarım su bardağı kalın tuz 3 defne yaprağı tekrar kalan zeytin üzerine 3-5 defne yaprağı ile 1 bardak dolu zeytin yağı ile 1.baradak sirke ve kalan yarım su bardağı tuz konulur ağzı sıkıca kapatılır.dolap içinde bekletilir. Gün aşırı sürekli muntazam teneke ters ve yan çevrilir.Burada amaç içindeki karışımın sürekli yer değiştirip.her zeytin tanesine nüfus etmesidir. Yaklaşık 2.5-3 ay sonra olur.çıkarılınca yıkanmadan zeytinyağı+limon+kekik ilave edilerek yenilir.İlk aşamada denemek maksadıyla yapar,daha sonra ihtiyacınız kadarını üretirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SELE ZEYTİNİ : 1-3 kg sofralık zeytin alınır,ayıklanır yukarıda belirttiğim şekilde tuzlu suda yıkanır,süzülür ve bekletilir.Her evde muhakkak olan hasır küçük sepetler yıkanır durulanır. 1Kg turşuluk kalın tuzla 1kg iyotlu rafine olmamış tuz karıştırılır.alta tuz üzerine zeytin ve iyicene örtecek şekilde yine tuz yine zeytin ve tuz ile sepet doldurulur.kalan tuz üzerine iyicene örtülür.sepetin altına kullanılmayan bir tepsi konur ve bekletilir.Gün ışığı sorunu yoktur.Güneşe değil güneş almayan loş bir yere konulur. En az 45 günde olur.Tuz burada zeytinin kara suyunu Alttan bıraktırır.Fazla suyu giden zeytin eti ile birlikte gerçek güzel bir tat alır.tuzun görevi zeytinin suyunu doğal yöntemle atmasıdır.Tatma ile olup olmadığını anlarsınız.ihtiyacınız kadar çıkarır.1/2 saat suda bekletir.daha sonra süzer zeytinyağı limon ve kekik serpip afiyetle yersiniz.Bu işlem sepette yapılır diye bir kaide yoktur. Aynı zamanda poşette de yapılır.&lt;br /&gt;YEŞİL ZEYTİN : Özellikle satılan yemyeşil güzel zeytinden seçilir. Genelde kırma ve çizik diye iki türde yapılıyor.Ben kendi buluşum olan,hiç işlem görmemiş çizik ve kırık olmayan natürel türde yapıyorum.Neden mi.? Açıklayayım.gerek çizik ve gerekse kırık zeytinin en az 15 gün her gün olmak kaydıyla suyunu değiştiriyorsunuz. Amaç acısı gitsin diye şekil bu, acısı giderken üzeri açılmış zeytinin lezzeti vitaminleri ne yi varsa değiştirilen su ile gidiyor.ben zeytin üzerinde işlem yapmıyorum. Olduğu gibi ayıklayıp ,yıkayıp 5 lt su bidonlarına koyuyorum.bir ay 2-3 gün de bir suyunu değiştiriyorum. Bir ay sonra haftada bir gün yine bir ay daha suyunu değiştiriyorum.Benim tarzım tabiî ki geç oluyor yalnız lezzeti içerisinde kütür, kütür oluyor.bu işlem 2,3 hatta 4 ayda oluyor. Zeytinler olmuş gerçek rengini aldıktan, yani olduktan sonra ayrı kaba alıp, tatlandırıyorum.aralarına defne yaprağı,ıtır ve dilim limon ile az miktarda limon tozu karıştırıyor.tuzlu su ile salamura yapıp bekletiyorum.en az 15 gün beklettikten sonra olmuş oluyor.daha sonra yıkamadan çıkarıp zeytinyağı limon suyu ilavesiyle sunulup, afiyetle yenilir.yeşil zeytine kesinlikle kekik konmaz. Afiyetle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-7398664022531276447?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/feeds/7398664022531276447/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1688731446379499567&amp;postID=7398664022531276447&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/7398664022531276447'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/7398664022531276447'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2008/01/zeytin.html' title='ZEYTİN'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R31BIstqQmI/AAAAAAAAAFU/j_WDo6XcaPI/s72-c/Muska+b%C3%B6re%C4%9Fi%2B+zeytin+076.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-1628078198755148612</id><published>2008-01-03T11:57:00.000-08:00</published><updated>2008-01-11T08:35:38.518-08:00</updated><title type='text'>BOZA</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R30-tMtqQlI/AAAAAAAAAFM/4j13RcsQsKE/s1600-h/IMG_6568.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5151342495009489490" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R30-tMtqQlI/AAAAAAAAAFM/4j13RcsQsKE/s400/IMG_6568.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ekşiiii..Boozaaa .. Kaymakkkk...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En eski Türk içkisidir. Kımızdan da eski olduğu rivayet edilir. Orta asya Türkleri 900 yıllarında yapıldığı bazı belgelerde görülmektedir...Boza biranın ilk halidir. Genelde darı ve Buğdaydan ,ev ortamında bulgurdan yapılır.Maya olarak ekmek kullanılır. ev de ise maya yerine boza ile yapılması tercih edilir. Osmanlı döneminde ünlü ermeni ustalarıın yaptığı bilinmektedir...IV-Murat döneminde alkol yasağı insanları boza içmeğe ve içki satılan yerlerin (meyhanelerin) bozacı dükkanına dönüşmesine sebep olmuştur...İstanbul 'da yasak zamanında yüksek alkollü tatar bozası çok satılmaktaydı..300'ü aşkın boza dükkanı ve buralarda 2000 kişinin çalıştığı yazılıyor.Bekletilen boza alkol ürettiğinden içki yerine tercih edilirdi.Birde ağaç fıçılarda bekletilmesi etkendi.(bozacının şahidi...)ata sözü de o günleri hatırlatmaktadır.1870 ler de devrin eğlence merkezi Şehzadebaşı’na yakın olan Vefa semtinde (bu günde aynı adla anılan) Arnavutluktan gelen bir genç yine semtin adıyla anılan VEFA bozasını yapar.Özelliği mermer küplerde saklamasıdır.Aslında taksimden hazır boza alır.bir gün bekletir bıraktığı suyu alır.Sonra satar. Bu işlem düzenli yapılırsa 6-7 gün saklanır.Vefa bozası halen günümüzde bilinen önemli bir markadır.Soğuk kış günlerinin vazgeçilmezidir.çok besleyici olup,Lohusa döneminde emzikli hanımların sütü olsun diye tavsiye edildiği gibi.Küçük göğüslü hanımlara da tavsiye edilir..Günümüzde Vefa lisesinde her yıl boza günü yapılmaktadır..Afiyet olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MALZEMELER:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 kilo ince bulgur&lt;br /&gt;1 su bardağı boza&lt;br /&gt;500 gram toz şeker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzeri için;&lt;br /&gt;Sarı leblebi&lt;br /&gt;tarçın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YAPILIŞI:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bulguru büyük bir tencereye koyun.Üzerini dört parmak geçecek kadar su ilave edin.Kapağı kapalı olarak oda sıcaklığında bir gece bekletin.Kısık ateşte 2 saat pişirin.Bulgurlar iyice helmeleşince ateşi kapatın.Ilıdığı zaman mutfak robotunda çekin ve süzgeçten geçirin.Başka bir tencerede veya büyük bir cam kavanoza alın.Üzerine 1 bardak bozayı ve ağız tadınıza göre şekerini ilave edin. Tahta kaşıkla karıştırıp ağzını kapatın.Üzerini de örtülerle sarın.Sıcak bir yerde muhafaza edin.Bozanız göz göz olup kabarmaya başlamışsa hazırdır.Bu süre 2- 3 gündür.Fakat benim gibi sobanın arkasında bekletirseniz süre kısalacaktır.Bardaklara aldıktan sonra üzerine biraz tarçın ve sarı leblebi ile servis edin darı ve benzeriyle ev ortamında yapılmaz maya için boza bulunmazsa kuru ekmek kırığı oda olmazsa pakmaya kullanılır.&lt;br /&gt;Afiyet olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-1628078198755148612?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/feeds/1628078198755148612/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1688731446379499567&amp;postID=1628078198755148612&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/1628078198755148612'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/1628078198755148612'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2008/01/boza.html' title='BOZA'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R30-tMtqQlI/AAAAAAAAAFM/4j13RcsQsKE/s72-c/IMG_6568.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-1276989467084913882</id><published>2008-01-03T11:50:00.000-08:00</published><updated>2008-01-11T08:35:38.519-08:00</updated><title type='text'>1. AYVALIK ZEYTİNYAĞI PAZARI</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R3084MtqQkI/AAAAAAAAAFE/gcQc3pIHh9w/s1600-h/yesilmutfak_DSC_5941.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5151340484964794946" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R3084MtqQkI/AAAAAAAAAFE/gcQc3pIHh9w/s400/yesilmutfak_DSC_5941.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;AYVALIK Ticaret Odası ve Ayvalık Belediyesi'nin ortaklaşa düzenlediği ‘1. Ayvalık Zeytinyağı Pazarı’ Vali Selahattin Hatipoğlu'nun yaptığı açılış ile ziyaretçilere kapılarını açtı. 600 metrekarelik kapalı alana sahip İsmet İnönü Kültür Merkezi'nde açılan Ayvalık Zeytinyağı Pazarı'na ilçeden ve çevre illerden birçok firma katıldı.&lt;br /&gt;Ayvalık’ın tarihi dokusunun yanı sıra sağlıklı bir yaşamın parçası olan zeytinyağını geniş bir platformda tanıtmak, tatmak ve tanımak isteyenler ‘Ayvalık Zeytinyağı Pazarı’nda buluşacak.&lt;br /&gt;Ayvalık Belediyesi ve Ayvalık Ticaret Odası ortaklığında gerçekleştirilecek olan&lt;br /&gt;‘Ayvalık Zeytinyağı Pazarı’, “Zeytinyağı – Kalite – Ayvalık” üçlemesi doğrultusunda bir sinerji yaratacak.&lt;br /&gt;Yapılacak olan etkinliğin amaçları arasında Ayvalık’la bütünleşen kaliteli zeytinyağının imajını bölgesel, ulusal ve uluslararası platformda bilinirliliğini artırmak ayrıca Türk zeytinyağının tanıtımına katkı sağlamak yer alıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YEMEKLERLE BÜTÜNLEŞECEK&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açılış töreninde konuşan Ayvalık Ticaret Odası (ATO) Başkanı Rahmi Gencer, Ayvalık Belediyesi ile ortaklaşa Zeytinyağı Pazarı açma kararı aldıklarını belirterek, “Ticaret Odası Ayvalık Zeytinyağının coğrafi işaretini aldı ve bunu uygulamaya başladı. Ayvalık yüzyıllardır zeytinin zaten bir pazarı, merkezi. Cumhuriyet tarihinin ilk yıllarından beri Türkiye'de en önemli zeytin merkezi Ayvalık Ayvalık Belediye Başkanı Hasan Bülent Türközen, “Amacımız küresel gelişmenin ışığı altında Ayvalık'ı ulusal ve uluslar arası platformda zeytinyağının ve zeytinyağlı yemek kültürünün vazgeçilmez noktalarından biri haline getirmek. Yapılacak tüm etkinlikler ve tanıtım mecralarında Ayvalık markasını zeytinyağı ve zeytinyağlı yemeklerle bütünleştirmek.. Yapılacak tüm etkinlikler ve tanıtım mecralarında Ayvalığın müthiş gurmesi Erkan Acurol’un yazdığı KYDONİA Ayvalık mutfağı ile birlikte Ayvalık markasını zeytinyağı ve zeytinyağlı yemeklerle bütünleştirmek. İlk olarak GOURMEX 2008 fuarında Erkan Acurol Ayvalık mutfağının tüm ayrıntılarını yapıp sunacağı yemekler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayvalıklı müthiş gurme! (12.11.2007 VATAN GAZETESİ SN RUHAT MENGİ)Aşure, reçel, helva (un ve irmik) gibi kıvamını ve lezzetini tutturmanın zor olduğu tatlıları uğraşarak ustaca yapmayı severim. Pişene kadar başında bekler, annemin deyimiyle “onunla birlikte pişerim”. Övünmek gibi olmasın sonuçlar da genellikle iddialı çıkar...Ama, yapabilecek olmama rağmen kafadan yapmıyorum, mutlaka rakipsiz bulduğum ve her tarifini beğendiğim kitaplardan faydalanıyorum.Aşure ve helvalar için Engin Akın, Mikis Lambraki’nin Türk-Yunan Mutfağı, reçeller için ise ünlü bir Ayvalıklı gurme olan Erkan Acurol’un “Ayvalık Mutfağı” kitabından...Bunlara göre yaptığınızda en iyi sonucu almanız pek de zor değil (ama dikkat, özen gerekiyor doğrusu. Bir de sevgi. Severek yapacaksınız, keyifle...)Övünmek gibi olmasın , yaz başından başlayarak pişirdiğim ve dostlarımla da paylaştığım çilek, şeftali ve vişne reçelleri kavanozlarla buzdolabında duruyor ve kahvaltılarda tadına doyum olmuyor. Hele de sevgili dostlarım Dursun-Turgut Haseki çiftinin Adana’dan gönderdiği, Toros Dağları’nın tereyağı ile yenirse...Bu kitaplardan alıp yemek ve tatlılarını bir deneyin, bana teşekkür edeceksiniz. (Firmalar kusura bakmasınlar ama ben onları kullanmaya başladıktan sonra marketlerde satılan ve içine jöle konan hazır reçellere elimi süremiyorum.)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.blogcu.com/post_comment.php?u=yesilmutfak&amp;amp;e_id=4798790"&gt;Yorum yaz!&lt;/a&gt; :: &lt;a href="http://yesilmutfak.blogcu.com/sendlink.php?u=yesilmutfak&amp;amp;e_id=4798790"&gt;Arkadaşına Gönder!&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-1276989467084913882?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/feeds/1276989467084913882/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1688731446379499567&amp;postID=1276989467084913882&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/1276989467084913882'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/1276989467084913882'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2008/01/1-ayvalik-zeytinyai-pazari.html' title='1. AYVALIK ZEYTİNYAĞI PAZARI'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R3084MtqQkI/AAAAAAAAAFE/gcQc3pIHh9w/s72-c/yesilmutfak_DSC_5941.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-8736242140558780281</id><published>2007-12-30T12:05:00.000-08:00</published><updated>2008-01-11T08:35:38.520-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tatlılar'/><title type='text'>KAYMAKLI AYVA TATLISI</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R3f7CstqQjI/AAAAAAAAAE8/s0NhtT2UFYg/s1600-h/KaymaklÄ±+Ayva+tatlÄ±sÄ±+026.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5149860722702434866" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R3f7CstqQjI/AAAAAAAAAE8/s0NhtT2UFYg/s400/Kaymakl%C4%B1+Ayva+tatl%C4%B1s%C4%B1+026.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;AYVA ( Pyrus Cydonia )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayva çok uzun çağlardan beri bilinen ve tarihsel geçmişi olan bir meyvedir.Kuran , İncil ve Tevrat’ta adı zikredilen ortak yiyecekler sınırlı.Zeytin bunların başında geliyor.Çoğu kez cennet meyvası olarak anılan “ayva” ise ikinci sırada. Farsça “ağabeyya” , Tatarcadan , Türkçeye, Türkmenceden Rusçaya kadar ayva, havya ya da ayva olarak yerleşmiş.Antik çağdan günümüze ballı Ayva tatlıları sofralarımızı ve damakları tatlandırmıştır.Roma uygarlığında parfümden , bala kadar her şey için ayva ağacının meyvesi ve çiçekleri kullanılırdı.Ayrıca bağlılığın işareti olarak verilir ve aşk sembolü sayılırdı.Dörtbin yıldan fazla Akdeniz ve Asya ülkelerinde yetiştirildiği bilinmektedir.Batı Asya ve Tropikal ülkelerin meyvesi daha yumuşak ve suludur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya da ayva üretiminde Türkiye birinci sıradadır.Ayva yaprakları boya ve kozmetik sanayinde , tıpta da ilaç yapımında kullanılmaktadır.Anadolu insanının yüzü doğaya dönüktür.Doğanın bereketini türkülerine, şiirlerine, hatta deyimlerine katmaktan geri durmaz.Örneğin lafı fazla dolandırmadan “Havada ayva var” deyiverir; kışın uzun ve soğuk geçtiğini anlatmak için. Tarih boyunca kimi zaman aşkı , sevdayı, kimi zamanda hüznü ve ayrılığı simgeledi ayva.Şiirlerde, şarkılarda, türkülerde ise en çok nar ile anıldı.Manilerde bile birbirinden ayrılmadı.Orhan Veli “Gelirli” adli şirinde “İstanbul’dan ayva gelir, nar gelir/ Döndün baktım ki edalı yar gelir” diye yazmadımı?.Peki “Karadut “ şiirinde sevgilisine “ gülen ayvam ,ağlayan narımsın” Diyen Bedri Rahmi Eyüpoğlu’ na ne demeli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soğuk iklimlerde yetişen bu meyva , sarı renkli güzel görünümlü ,hoş kokulu ve ağırdır.Kabukları ve etli kısımları daha serttir.Yenildiğinde ağızda mayhoş bir tad bırakır.Sıcak ülkelerde ise kabuklar daha yumuşak,ayrıca çiğ yenilebilir. Pişirildiğinde çiğ yenildiğinden daha lezzetli ve hoş kokulu olurİçerdiği yüksek pektinden dolayı reçel,marmelat, pelte ve şekerleme yapılır.Ulu önderimizin en sevdiği tatlı Ayva murabbası günümüzde pek yapılmaz oldu.&lt;br /&gt;Ayva ishal ve dizanteriyi keser. Mide ve bağırsakları kuvvetlendirir.İnce bağırsak iltihabını giderir.Kanı temizler.Karaciğer tembelliğine birebirdir.Safra akışını sağlar.Çarpıntıyı dindirir.Bronşit,öksürük,veremde faydalıdır..Ağızdan su gelmesini ve kan kusmayı önler.Kabızlık ve yüksek tansiyonu olanlar için tavsiye edilmez..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Osmanlı mutfağı, bugün belki bize damak tadı olarak biraz ağır gelen hemen hemen tüm et yemeklerinde , lezzet katkısı olarak meyvelere müracat etmiştir.Ayva da bu nadide meyvelerimizden biridir.Hafif ekşimsi tadının et yemeğine katacağı çeşniyi bir kez düşünün geçtiğimiz günlerde sunduğum ayva yahnisi bir örnekti. Bu günde mevsime uygun hafif zorluk derecesi pek olmayan tatlısını sunuyorum.. İşte size denemek için bir tarif. Boyası’mı.? içinde çekirdekleri…sakın ola ki gıda boyası diye bir şey kullanmayın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· 4 adet ayva&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· 4 çay bardağı şeker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· 8 adet karanfil&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· ayva çekirdeği ( Ayıklanırken çıkan tüm çekirdekler.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Kaymak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· ½ limon&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazırlanışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayvaların kabuklarını soyun , ikiye bölün ve ortalarını iyice oyun. Kararmamaları için limonlu suya atın..Ayvaları oyuk kısımları yukarı gelecek şekilde sıralayın.Her ayvanın göbeğine yarım çay bardağı şeker dökün.Karanfilleri ve ayva çekirdeklerini tencereye ekleyin.Kısık ateşte ayvalar yumuşayana kadar 45 dakika pişirin.Ayvaları fırın tepsisine yerleştirin.Tencerede kalan suyu ayvaların üzerine gezdirin. Suyu az ise bir su bardağı su kenarından ilave edin. 200 derecede 20-25 dakika pişirin.Ayvaları aservis tabağına alın.Kaymak ile birlikte servis edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-8736242140558780281?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/feeds/8736242140558780281/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1688731446379499567&amp;postID=8736242140558780281&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/8736242140558780281'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/8736242140558780281'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2007/12/kaymakli-ayva-tatlisi.html' title='KAYMAKLI AYVA TATLISI'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R3f7CstqQjI/AAAAAAAAAE8/s0NhtT2UFYg/s72-c/Kaymakl%C4%B1+Ayva+tatl%C4%B1s%C4%B1+026.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-6293783309832239764</id><published>2007-12-30T11:57:00.000-08:00</published><updated>2008-01-11T08:35:38.521-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Zeytinyağlılar'/><title type='text'>PORTAKALLI KEREVİZ</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R3f4aMtqQiI/AAAAAAAAAE0/-ncaIgGYjkA/s1600-h/PortakallÄ±+kereviz+025.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5149857827894477346" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R3f4aMtqQiI/AAAAAAAAAE0/-ncaIgGYjkA/s400/Portakall%C4%B1+kereviz+025.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bugün sizlere sunduğum bu yemek Türk mutfağının oldukça önemli üst düzeyde bir sunumudur. Önemli olduğu kadar’da zarif ve leziz bir tasarıma sahiptir. Ayrıca mevsimin yemeği…Burada görüldüğü gibi benim tarzım açık ve belirgindir. Zeytinyağı,ot,sebze ve meyve ile balık ve kısmen tavuk ile az miktarda diğer etleri içeren bir üçgen içerisinde geçmektedir. Bunun dışına pek çıkmam. Türk mutfağı başlı,başına bir bütün.Tamamını işlemek ve incelemek kolay bir olay değildir.İşte bu bütün içerisinde ,bahsettiğim kısımla ilgili çalışmalarım sürmekte ve sürecektir.Çalıştığım alan sizlerinde bildiği gibi bütünün parçası olan Ege ve tabii ki Akdeniz mutfağının belli bir kısmını içermektedir.İçerisine girdikçe derinleşmektedir.Büyük bir kültür içermektedir.&lt;br /&gt;İki yıldır devam eden birlikteliğimizde ,burada,sizlere değişik yapımlar ile Ege mutfağından örnekler sunmaktayım.İki yılda hazırladığım üç kitabımın dışında olan tadımların gerektiğinde kaynaklarını da size belirtmekteyim. Bu esnada vefat edenleri rahmetle yad edip,hayattakilere is uzun ömürler dilemek benim edep ve adabımı ayrıca bu kişilere saygımı yansıtır.Şimdi göreceksiniz ki,evveliyatında olduğu gibi her yerde bu yemeğin tarifi ile benzeri anlatılacak….Benden aldıklarını değil,kendilerinin bildiklerini söyleyecekler. Tv kanallarında Bööyük ustalar geçmişten beri yaptıklarını anlatacaklar.Oysaki bakın,inceleyin göreceksiniz ilk kez tarif edecekler. Bu esnada benim tarifimde güya bu akıllılara kaynak olacak.Ben burada bu türde tarifleri sizlere verirken, sizlerin öğrenip, yapmanızı ve tanınmasını gönülden isteyerek sunuyorum Başkaları sahiplensin diye değil.Bendeki bilgileri sizlere aktarmak benim insanlığım gereğidir.Anlayışıma göre benim ile yok olup gitmesini istermiyim.? istemem.Gönlümde el vermez..O, zaman her ne şekilde olur ise olsun alanların, benden aldığını belirtmesi, ayrıca usulende olsa bir teşekkür etmesi gerekmez mi? .Bu davranışta bu tip kişilerin varsın insanlık gereği olsun.Tabii ki asla bu tümünüzü içermez yapmayanları tenzih ederim.adımı zikredip teşekkür edenlere ayrıca gönül dolusu sevgilerimi sunarım.kalın sağlıcakla. Afiyet olsun.&lt;br /&gt;Erkan Acurol&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· 2 adet kereviz&lt;br /&gt;· 1 adet havuç&lt;br /&gt;· 1 adet patates&lt;br /&gt;· 1 adet soğan&lt;br /&gt;· 2 adet portakalın suyu&lt;br /&gt;· 1 adet limon&lt;br /&gt;· 100 gram zeytinyağı&lt;br /&gt;· Deniz tuzu&lt;br /&gt;· ½ demet dereotu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazırlanışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kerevizlerin kabuklarını soyun ve halka şeklinde dilimleyin.Kararmamaları için hemen limonlu suya koyun. Patatesi de soyup kereviz gibi doğayın. Robotta çektiğiniz soğanı zeytinyağında kavurun.Yine halka şeklinde doğradığınız havuçları ilave edin.Hep birlikte 2-3 dakika kavurun.Kereviz dilimlerini ve patatesi tencereye yerleştirin.Tuzunu ayarlayın.Üzerine portakal suyunu ve limon suyunu gezdirin.Kısık ateşte kerevizler yumuşayana dek pişirin. Tencerenin kapağını açmadan soğumaya bırakın.Servis tabağına alın ve üzerini dereotu ile süsleyin.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-6293783309832239764?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/feeds/6293783309832239764/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1688731446379499567&amp;postID=6293783309832239764&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/6293783309832239764'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/6293783309832239764'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2007/12/portakalli-kereviz.html' title='PORTAKALLI KEREVİZ'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R3f4aMtqQiI/AAAAAAAAAE0/-ncaIgGYjkA/s72-c/Portakall%C4%B1+kereviz+025.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-7075668476793031572</id><published>2007-11-25T12:18:00.000-08:00</published><updated>2008-01-11T08:35:38.522-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Piavlar'/><title type='text'>MENGEN PİLAVI</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R0nZFYJ1MhI/AAAAAAAAAEs/6TFkeoAAAgQ/s1600-h/sarÄ±yer+bÃ¶reÄi+ve+mengen+pilavÄ±+020.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5136875536399020562" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R0nZFYJ1MhI/AAAAAAAAAEs/6TFkeoAAAgQ/s400/sar%C4%B1yer+b%C3%B6re%C4%9Fi+ve+mengen+pilav%C4%B1+020.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Mengen yöresi mutfak birikimi,Türk mutfağının geleceğinin sermayesidir bu deyiş yalnız Mengen için geçerli değildir. Her yöre için aynıdır..Bu esnada Yöre ile ilgili bir yemek tanıtımında yazıma bu şekilde başlamam gerektiğinden diğer yöreler sakın alınmasın.Her yöre bir bütün içinde layık olduğu yerini almıştır. Örneğin Antep mutfağından bir sunum yaparsak daha farklı söylemlerimiz olamaz. Şu bir gerçektir.Mengenli ustaların namı almış yürümüştür.Havasından veya suyundan olsa gerek bu yörede değerli ustalar halen Türk mutfağına hizmet vermektedir.Bu gün ben size Mengen yöresinin adıyla anılan ünlü pilavını yapıp sundum. Biraz farklı görünmesine rağmen iyi pirinç seçtiğinizde farklı bir lezzet yakalamanızdan eminim. Afiyet olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MALZEMELER&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2bardak baldo pirinç&lt;br /&gt;250 gram kuşbaşı kuzu eti&lt;br /&gt;1 çay bardağı zeytinyağı&lt;br /&gt;10 adet mantar&lt;br /&gt;3 çorba kaşığı ceviz&lt;br /&gt;1 adet soğan&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı tuz&lt;br /&gt;3 bardak et suyu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HAZIRLANIŞI&lt;br /&gt;Pirinci ılık tuzlu suda 15 dakika bekletip süzün.Eti 4 bardak su ile düdüklüde haşlayıp süzün. Mantarları limonlu suda bekletin.Robotta çekilmiş soğanı zeytinyağında kavurun.Etleri ve iri dövülmüş cevizleri ilave edip kavurun.İnce kıyılmış mantarları ve pirinci ve tuzunu koyun.5 dakika daha kavurun.Sıcak et suyunu ekleyin.15dakkia kısık ateşte pişirin.Vejeteryan olanlar bu pilavı etsiz sadece mantar ve ceviz ile pişirebilirler&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-7075668476793031572?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/feeds/7075668476793031572/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1688731446379499567&amp;postID=7075668476793031572&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/7075668476793031572'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/7075668476793031572'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2007/11/mengen-pilavi.html' title='MENGEN PİLAVI'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R0nZFYJ1MhI/AAAAAAAAAEs/6TFkeoAAAgQ/s72-c/sar%C4%B1yer+b%C3%B6re%C4%9Fi+ve+mengen+pilav%C4%B1+020.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-1864313527680411951</id><published>2007-11-25T12:14:00.000-08:00</published><updated>2008-01-11T08:35:38.522-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Börekler'/><title type='text'>SARIYER BÖREĞİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R0nYPoJ1MgI/AAAAAAAAAEk/kE0IM0GfAdM/s1600-h/sarÄ±yer+bÃ¶reÄi+ve+mengen+pilavÄ±+008.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5136874612981051906" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R0nYPoJ1MgI/AAAAAAAAAEk/kE0IM0GfAdM/s400/sar%C4%B1yer+b%C3%B6re%C4%9Fi+ve+mengen+pilav%C4%B1+008.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Milföy Fransızca mille feuille kelimesinin türkçeleştirilmiş hali, bin yaprak anlamına gelen bir kelime çifti. Hani böle dondurulmuş hamur alıp çıtır çıtır dökülen börek yaptığımız hamur.Bu börekte kullanılan hamur bildiğiniz milföy hamurudur.Eskiden yaprak hamuru denilirdi.Ben evde kendim hazırladım.Tereyağı kullanarak yaptım.Yapımı karışık gibi görünse de bir kere yapınca beni daha iyi anlayacaksınız.Bu böreği isterseniz peynirlide yapabilirsiniz.Şimdiden afiyet olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;500 gram un&lt;br /&gt;750 gram tereyağı&lt;br /&gt;1 yemek kaşığı tuz&lt;br /&gt;1 yemek kaşığı sirke&lt;br /&gt;2 su bardağı soğuk su&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İç malzemesi;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;250 gram kıyma&lt;br /&gt;1 adet soğan&lt;br /&gt;25 gram fıstık&lt;br /&gt;250 gram kuş üzümü&lt;br /&gt;½ demet maydanoz&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı tuz&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı karabiber&lt;br /&gt;1 adet kesme şeker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzeri için;&lt;br /&gt;2 adet yumurta sarısı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazırlanışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.Un , tuz, sirke ve su ve tereyağının 500 gramı ile hamuru yoğurun.Bütün malzeme soğuk olmalıdır.Hazırladığınız hamuru 3cm kalınlığında dikdörtgen olarak açın.Üzerini örtüp 2 saat dinlendirin.Hamurun üzerini artı şeklinde kesin.Hamurun yarısına kalan tereyağını yerleştirin.Diğer yarısını üzerine kapatın.Kenarlarını sıkıca kapatın.Buzdolabında bir saat daha dinlendirin.Hamuru ters çevirin.Yine dikdörtgen olarak açın.Hamurun iki kenarını uç uca gelecek şekilde katlayın.Kat yeri aşağıda kalmak kaydıyla tekrar katlayın.Hamurun üzerini örtüp yine 45 dakika bekletin.Her defasında hamuru dinlendirerek hamuru 3 defa daha katlayın.&lt;br /&gt;2.Kıymayı zeytinyağında kavurun.Üzerine fıstık, üzüm ve fıstığı koyup soğanlar pembeleşene kadar kavurun.Baharatlarını ilave edin ve ocaktan alın.İnce kıyılmış maydanozu ekleyin ve soğumaya bırakın.&lt;br /&gt;3. Hamuru milföy hamuru ölçülerinde ve inceliğinde tezgahta fazla bekletmeden merdane ile açın.İç malzemesinden bolca koyup hamuru kapatın.Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine yerleştirin.Üzerine yumurta sarısı sürüp 200 derece de 25 dakika pişirin. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-1864313527680411951?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/feeds/1864313527680411951/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1688731446379499567&amp;postID=1864313527680411951&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/1864313527680411951'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/1864313527680411951'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2007/11/sariyer-brei.html' title='SARIYER BÖREĞİ'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R0nYPoJ1MgI/AAAAAAAAAEk/kE0IM0GfAdM/s72-c/sar%C4%B1yer+b%C3%B6re%C4%9Fi+ve+mengen+pilav%C4%B1+008.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-7497738590749112363</id><published>2007-11-25T12:10:00.000-08:00</published><updated>2008-01-11T08:35:38.523-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tatlılar'/><title type='text'>KABAK TATLISI</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R0nXIYJ1MfI/AAAAAAAAAEc/vFNOzuDRfQQ/s1600-h/kabak+tatlÄ±sÄ±+003.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5136873388915372530" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R0nXIYJ1MfI/AAAAAAAAAEc/vFNOzuDRfQQ/s400/kabak+tatl%C4%B1s%C4%B1+003.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bal kabağı.Ülkemizin genelde her yerinde bol yetişir.Yapılan çok çeşit tartlıları ve reçeli ile ünlüdür.kabak tatlılı pasta,Balkabaklı tart,kupta balkabağı,balkabaklı saray kompostosu. değişik türde yapılan ve bilinen birkaç çeşididir. Hafif ve hazmı kolay olmasından tutulur.Çekirdeği bile faydalıdır. Prostat büyümesine karşı önleyici olarak kabul edilir.En iyi cinsi kestane kabağı,sakız kabağı,helvacı kabağı ve bal kabağıdır.Bilinen sıradan cevizli şekli ile yaptım ve sizlere sunuyorum.üzeri ayrıca fırınlanırsa daha farklı lezzet alınır.Kaymak ile tavsiye edilse de ben bu şeklini sevdiğim için size böyle sundum.Geçmişte reçeli ile ödül almıştım. (özellikle kireç kaymağında bekletilmişi) Feriye lokantasında yemenizi tavsiye ederim. Bambaşka bir şey oluyor..Boşnakların söz konusu kabakla yaptıkları börek oldukça ünlüdür.Pita diye adlandırıyorlar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 kilo kabak&lt;br /&gt;400 gram şeker&lt;br /&gt;5 adet karanfil&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzeri için;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dövülmüş ceviz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben senelerdir kabak tatlısı yapacağım zaman bir gece öncesinden şekere yatırırdım.Ertesi gün pişirirdim.Ama kabak çok su saldığı için bu sefer suyunu çekene kadar pişirdiğimde de kabaklar çok pişmekten şeklini ve lezzetini kaybederdi.Bu sefer bir gece bekletmeden pişirdim.Daha iyi sonuç aldım.Sizlere de öneririm. Bir kilo ayıklanmış kabağı yıkayıp süzün.Tencerenin içine kabakları yerleştirin.Üzerine toz şekeri ve karanfilleri serpin.Kısık ateşte kapağı kapalı olarak pişmeye bırakın.Arada bir tencereyi kuplarından tutup sallayın.Kabaklar yumuşayıp suyunu saldığı zaman kapağı açık olarak suyunu çekene pişirin.Soğuduktan sonra karanfilleri tencereden çıkarın, servis tabağına alıp dövülmüş ceviz ile birlikte servis edin.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-7497738590749112363?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/feeds/7497738590749112363/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1688731446379499567&amp;postID=7497738590749112363&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/7497738590749112363'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/7497738590749112363'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2007/11/kabak-tatlisi.html' title='KABAK TATLISI'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R0nXIYJ1MfI/AAAAAAAAAEc/vFNOzuDRfQQ/s72-c/kabak+tatl%C4%B1s%C4%B1+003.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-3521182829332616124</id><published>2007-11-25T12:00:00.000-08:00</published><updated>2008-01-11T08:51:45.184-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Zeytinyağlılar'/><title type='text'>PİYAZ</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R0nVHYJ1MeI/AAAAAAAAAEU/ksdIuH4YfMo/s1600-h/Piyaz+001.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5136871172712247778" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R0nVHYJ1MeI/AAAAAAAAAEU/ksdIuH4YfMo/s400/Piyaz+001.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Şimdi bana sorabilirsiniz Piyaz yemek sınıfına girer mi.?girer.sıcak yenir mi.? yenir.tek başına yenir mi? evet yenir.Piyazlamak sözü ile ilişkili görünse de,içerdiği anlam çok farklıdır.Birinden çıkar sağlamak maksadıyla kişiyi aşırı övme anlamında dır.diğer anlamı da eti, soğan, karabiberle ovup dinlendirmek anlamına geliyor.Yurdumuzu bazı yörelerinde sırf ekmekle piyaz yenilmektedir.&lt;br /&gt;Ayrıca güneyin tahinli piyazı ünlüdür.Beyaz tahinle yapılır.Bilindiği gibi kırmızı tahinde mevcuttur.Trakya da Köftecilerin köfte beraberinde sunduğu bir tür salatadır.Tekirdağ köftesi piyaz ve ayran ile ünlenmiştir.&lt;br /&gt;Kitap fuarında yanıma gelen çocuklar sürekli ,bu kitapta Ayvalık tostu var mı? diye sorar iken. Bir çift yanıma yaklaştı ve erkek bana dönüp eşinin bir piyaz bile yapamadığından bahisle bir noktada beni sınarcasına piyaz tarifi sordu.&lt;br /&gt;Ben onlara tarifi teferruatlıca anlattıktan sonra. Fasulyenin dişleri olmayan birinin bile yiyeceği kıvamda olmasının gerektiğini izah ederken,pişme süresinin takriben 1,5 saat olduğunu belirttim. Aman piyaz deyip geçilmemeli, piyazın bile bir lezzet oluşum süresi malesef var...İşte size yaptığım bir piyazı görüntüledim.&lt;br /&gt;Takdir sizlerin bakalım beğenecekmisiniz.selam ve sevgilerimle. Afiyetler olsun&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;200 gram kuru fasulye&lt;br /&gt;1 adet soğan&lt;br /&gt;1 demet taze soğan&lt;br /&gt;1demet maydanoz&lt;br /&gt;2 adet katı yumurta&lt;br /&gt;3 adet sivri biber&lt;br /&gt;1 yemek kaşığı sumak&lt;br /&gt;1 yemek kaşığı pul biber&lt;br /&gt;1 çay bardağı zeytinyağı&lt;br /&gt;1 çay bardağı sirke&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazırlanışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fasulye bir gece öncesinden tuzlu suda bir gece bekletilir.Bu suyu dökülür ve yeni su ile iyice yumuşayana kadar haşlanır.Piyazlık doğranmış soğan tuz ile ovulur ve yıkanır.Taze soğanlar yeşil kısımlarıyla birlikte ince ince kıyılır.Yumurtalar katı olacak şekilde haşlanır.Maydanoz ayıklanır ve ince kıyılır.Bütün malzeme geniş bir kapta karıştırılır.Üzerine sirke ve zeytinyağı gezdirilir.Üzerine dilimlenmiş yumurtalar dizilir. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-3521182829332616124?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/feeds/3521182829332616124/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1688731446379499567&amp;postID=3521182829332616124&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/3521182829332616124'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/3521182829332616124'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2007/11/piyaz.html' title='PİYAZ'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/R0nVHYJ1MeI/AAAAAAAAAEU/ksdIuH4YfMo/s72-c/Piyaz+001.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-8452141256308488169</id><published>2007-11-13T11:43:00.000-08:00</published><updated>2008-01-11T08:45:48.668-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Balık Çeşitleri'/><title type='text'>LÜFER</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Rzn_s7CBm7I/AAAAAAAAAEM/igVQTYScNJg/s1600-h/lÃ¼fer+Ä±zgara+006.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5132414397590903730" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Rzn_s7CBm7I/AAAAAAAAAEM/igVQTYScNJg/s400/l%C3%BCfer+%C4%B1zgara+006.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Lüfer, lüferaki terminolojideki adı ise Lufar değişik isimleri de var. Boğazın sultanı..Eskiden olta balıkçılığı ile yakalanırken uğruna gümüş zokalar dökülürmüş.Bazı padişahlar yalnızca yanaklarını yermiş. Düşünebilirmisiniz.İstanbul’un fethinden sonra deniz balığını Osmanlı yüz sene yememiş.Neden mi .?Farklı din mensuplarının yemelerinden ötürü.İyi’ki yememişler. Yoksa bugün bize kalmazdı..Ahmet Rasim yazılarında İstanbul güzelliğinin bir parçasıdır, Lüfer der. İstanbul’un eski güzelliği kalmayınca lüferde çekti elini ayağını, lüferde bitince denizlerin incisi boğazlar bomboş kalacaktır..Şimdi ise aşırı kirlilik, bilinçsiz avlanma yakın bir zamanda maalesef soframız dünyaca ünlü bir lezzetini daha kaybedecektir.Burada böyle kısıtlı yerde lüferi anlatmakla bitmez… Adına kitapları olan farklı bir türde balıktır.&lt;br /&gt;Üç tarafımız denizle çevrili olmasına rağmen, denizlerimizde bu kadar bol çeşitli balık olsa da, yalnız iki balığın ismi Türkçedir. Kılıç ve kalkan .&lt;br /&gt;Lüfer küçük balıkları yiyerek beslenir.Yaşamında oldukça vahşidir.günde ağırlığının iki katı balık öldürür.sürüleri yunusları bile kaçırır.Boğazdan indiği an palamut dönemi biter kaçırır.Karadeniz,Marmara ve egede gezen bir balıktır. Değişik boyutlarda ve değişik adlarda anılır.20-28 cm arası gerçek lüfer olur.10cm boyunda olanına defne yaprağı denir.13 cm bulunca çinekop adını alır.16-17cm olunca kaba çinekop olarak anılır..20 cm sarıkanat olur.30-50 cm arası kofana,ondan büyüğüne de sırtıkara denir. Her şekli ile yenilir.benim tercihim ızgarasıdır.Kağıtta mı evet oda çok güzel olur. Ya,pilakisi .? Müthiş olur…..Yalnız kremalı ıspanaklısı olmaz lüferi bozar.……&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2 adet lüfer&lt;br /&gt;1 demet kıvırcık&lt;br /&gt;1 adet kırmızı turp&lt;br /&gt;2 adet sivri biber&lt;br /&gt;3 dal taze soğan&lt;br /&gt;4-5 dal maydanoz&lt;br /&gt;1 adet limon&lt;br /&gt;½ çay bardağı zeytinyağı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazırlanışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiçbir zaman balık akan suda yıkanmaz hemen bozulur.Kendini salar güzel görünmez.Bir kap içerisinde içine iki kaşık tuz koyup hazırlanan tuzlu suda dilediğiniz kadar yıkanır.Balıkların tuzlu ortamda yaşamaları bunun asıl nedenidir.Tuzlu suda balık kendini toplar ve canlı göründüğü gibi etini toplar.Tuzlu suda yıkanan balığın lezzeti farklıdır.Ayıklanmış balıkları tuzlu suda yıkayıp süzün.Balığın her iki tarafına keskin bir bıçakla birer çizik atın.Mangalda veya ızgarada arkalı önlü pişirin.Eğer fırının ızgarasını kullanırsanız balıkları orta katında pişirin.Kıvırcığın son suyuna bir yemek kaşığı sirke atıp 15 dakika bekletip süzün.Taze soğan ve kıvırcığı ince ince kıyın.Üzerine birkaç dal maydanoz ve ince dilimlenmiş turp ekleyin.Limon suyu ve zeytinyağını karıştırıp salatanın üzerine gezdirin. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-8452141256308488169?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/feeds/8452141256308488169/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1688731446379499567&amp;postID=8452141256308488169&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/8452141256308488169'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/8452141256308488169'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2007/11/lfer.html' title='LÜFER'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Rzn_s7CBm7I/AAAAAAAAAEM/igVQTYScNJg/s72-c/l%C3%BCfer+%C4%B1zgara+006.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-8577708350719482769</id><published>2007-11-13T11:41:00.000-08:00</published><updated>2008-01-11T08:35:38.524-08:00</updated><title type='text'>KAĞITTA SARDALYA</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Rzn-NbCBm6I/AAAAAAAAAEE/Q31Iw5ZP65Y/s1600-h/kaÄÄ±tta+sardalya+016.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5132412756913396642" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Rzn-NbCBm6I/AAAAAAAAAEE/Q31Iw5ZP65Y/s400/ka%C4%9F%C4%B1tta+sardalya+016.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sardalya balığı enteresandır,değişik şekiler de pişirilmesinin yanı sıra konservesi&lt;br /&gt;İlk tercihimdir.Kutuyu açar yağını ayırır,tabağa alır üzerine bir limon sıkar bekletirim Günün her saatinde yiyebilirim.Sonra tuzlusu gelir.benim için müthiş bir tat.Tam anlamı ile bir mezedir.Sizi bilmem ben çok severim.Fırsat buldukça afiyetle, severek yerim…&lt;br /&gt;Tipik bir Ege ve Marmara nın gezen balığıdır.Bazen Karadeniz in ağzında bazen de Akdeniz havzasında bulunur.22cm boyunda malta sardalya sı ünlüdür.&lt;br /&gt;Balıkçıların yüzünü her zaman güldürse de.Belirli bir zaman da yenmelidir.&lt;br /&gt;Ayvalıkta Kupa,(gopez),sardalya ve kefal her zaman en çok bulunan balıktır.&lt;br /&gt;Aynı zamanda çok rağbette görmektedir.Senede bir iki kez mevsiminde sardalya alırım.onun haricinde diğerleri ile birlikte tercih etmem…Bildiğiniz papalinanın annesidir.Ayrıca burada kızartılması yapılmış olsa da ben pek tutmam…Bu gün iskelede baktım iri ,yağlı ve tazesi vardı aldım. Bir tarihte B.Kumlada bir balıkçı barınağında misafir olup,ikram edildi.Malesef tadını unutamam.Biliniz’ ki her sardalya alışımda acaba o lezzeti bulacakmıyım diye heyecanını yaşarım.Tabii ki hayır.ne mümkün o lezzeti bulmam.Benim ile birlikte yok olup gidecek.Kağıtta sardalya yaparken pilaki içi gibi hazırladım.nedenine gelince hani balık biraz zayıf olduğundan iç takviyesi ile daha güzel olacaktır kanaati ile hareket ettim.Bir itirafta bulunayım mı.? 1970 yılında İstanbul da memuriyete başladığım ilk gün mesai arkadaşlarımın Galata köprü altında bana ilk ikram ettikleri yemektir.Bu gün o,mümtaz kişler den hiç biri hayatta değil.Tümünü rahmet ve saygı ile anar.Yüce yaradan dan mahfiret dilerim…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;500 kilo sardalya&lt;br /&gt;3 yemek kaşığı sardalya&lt;br /&gt;2 adet soğan&lt;br /&gt;½ demet maydanoz&lt;br /&gt;5 diş sarımsak&lt;br /&gt;5 adet sivri biber&lt;br /&gt;10 adet tane karabiber&lt;br /&gt;1 adet limon&lt;br /&gt;½ çay bardağı zeytinyağı&lt;br /&gt;4 adet defne yaprağı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazırlanışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Balıkları ayıklayın.Tuzlu suda yıkayıp süzülmeye bırakın.Soğanları piyazlık doğrayıp tuz ile ovun.Maydanozun yaprakları ayıklayın.Geniş bir kapta soğan, ayıklanmış maydanoz,sarımsak, sivribiberi karıştırın.Tepsinin için yağlı kağıdı koyun. En alta defne yapraklarını,üstüne hazırladığınız şilteyi , tane karabiberleri koyun.En üste balıkları sıralayın.Balıkların üzerine limon suyu,3 yemek kaşığı zeytinyağı ve limon suyunu gezdirin.Kağıdı sıkı bir şekilde kapayın.Önceden 200 derecede ısıtılmış fırında 25-30 dakika pişirin. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-8577708350719482769?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/feeds/8577708350719482769/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1688731446379499567&amp;postID=8577708350719482769&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/8577708350719482769'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/8577708350719482769'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2007/11/sardalya-bal-enteresandrdeiik-ekiler-de.html' title='KAĞITTA SARDALYA'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Rzn-NbCBm6I/AAAAAAAAAEE/Q31Iw5ZP65Y/s72-c/ka%C4%9F%C4%B1tta+sardalya+016.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-1634724880706008068</id><published>2007-11-13T11:30:00.000-08:00</published><updated>2008-01-11T08:35:38.525-08:00</updated><title type='text'>Tüyap  Kitap Fuarı</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Rzn8p7CBm5I/AAAAAAAAAD8/gj6ECWgVVAM/s1600-h/yesilmutfak_t-3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5132411047516412818" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Rzn8p7CBm5I/AAAAAAAAAD8/gj6ECWgVVAM/s400/yesilmutfak_t-3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Rzn8ILCBm4I/AAAAAAAAAD0/p8l5p30k1e4/s1600-h/yesilmutfak_t-5.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5132410467695827842" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Rzn8ILCBm4I/AAAAAAAAAD0/p8l5p30k1e4/s400/yesilmutfak_t-5.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Rzn8ArCBm3I/AAAAAAAAADs/uyOTVgjBClA/s1600-h/yesilmutfak_t-4.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5132410338846808946" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Rzn8ArCBm3I/AAAAAAAAADs/uyOTVgjBClA/s400/yesilmutfak_t-4.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Rzn73bCBm2I/AAAAAAAAADk/zm1ez9ixK0c/s1600-h/yesilmutfak_t-2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5132410179933018978" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Rzn73bCBm2I/AAAAAAAAADk/zm1ez9ixK0c/s400/yesilmutfak_t-2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Rzn7trCBm1I/AAAAAAAAADc/A_1jMiFWB_k/s1600-h/yesilmutfak_t-3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5132410012429294418" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Rzn7trCBm1I/AAAAAAAAADc/A_1jMiFWB_k/s400/yesilmutfak_t-3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Tüyap kitap fuarına gittim….Büyük bir kalabalığa konuşmacı olarak Akdeniz ve Ege Mutfağını anlattım…İmza günümde kitabımı imzaladım…&lt;br /&gt;Tüyabın konuşmacı programında adımı görünce kendimle ne kadar gururlandığımı anladım.&lt;br /&gt;Kimler yoktu ki, saymakla bitmez..Mahşeri bir kalabalık.Aklınıza gelen tüm yazar ve çizerler aydınlar oradaydı. yok yoktu…&lt;br /&gt;Sayın hayrettin karaca,can Dündar,Haşmet babaoğlu,prof Orhan kural,Deniz Gürsoy,Ferhan şensoy,Erol günaydın,Bizim Çoşkun Aral ve daha unuttuğum niceleri..Ne sohbetler anlatmakla bitmez yaşamak gerekli…&lt;br /&gt;Ayrıca bizim yeşilmutfak bloğundan kimler yoktu gözlerime ve kulaklarıma inanamadım…&lt;br /&gt;İlahi çocuklar ömürsünüz doğrusu…Beni çok şaşırttınız..&lt;br /&gt;Müthiş bir gün yaşadım ve yaşatıldım.Tek kelimeyle muhteşemdi….&lt;br /&gt;Ne kadar ses yapmış kitabım öyle..Küçük sayılacak çocuklar geliyor,Ayvalık tostu içinde var mı diye soruyor. Ben buralarda kalmışım Dünyadan haberim yok.şaştım kaldım…&lt;br /&gt;Büyükkeyif ve tike, muhakkak insan hayatında yaşanması gerekli bir geceydi….Bende yaşadım. &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-1634724880706008068?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/feeds/1634724880706008068/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1688731446379499567&amp;postID=1634724880706008068&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/1634724880706008068'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/1634724880706008068'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2007/11/tyap-kitap-fuar.html' title='Tüyap  Kitap Fuarı'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Rzn8p7CBm5I/AAAAAAAAAD8/gj6ECWgVVAM/s72-c/yesilmutfak_t-3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-4262350258123892713</id><published>2007-11-06T10:36:00.001-08:00</published><updated>2008-01-11T08:43:42.028-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Zeytinyağlılar'/><title type='text'>BAHÇENİN BUNLAR BAHÇENİNNN...</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/RzC0T5dvtSI/AAAAAAAAADU/WDksB8elNLo/s1600-h/yeni+foto+ÅakÅuka+026.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5129798229511091490" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/RzC0T5dvtSI/AAAAAAAAADU/WDksB8elNLo/s400/yeni+foto+%C5%9Fak%C5%9Fuka+026.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bildiğiniz gibi benim işlerim uzayınca İstanbul da biraz uzun kaldım. Giderken buzdolabını da temizleyip gittiğimden gelince evde azımıza atacak bir şey yoktu. Dinlendikten sonra alış veriş için Ayvalığa inmeye tam karar vermiştim ki,birden bahçe geldi aklıma.Hani ben organik tarım yaptığıma göre ,kapı gibi sertifikayı boşuna mı almıştım.Hemen bahçeyi bir gezdim.Ah..ah neler yoktu .dolmalık biberler büyümüşler. Patlıcanlar bir güzel olmuş sormayın ,sivri biberler hala çiçek açıyor üzerleri dolu, fışkırmış.domatesler kızarmış cennet bahçesi gibi .Tabii ben yok iken güzel yağmur yağmış ,gelmeden de yağmıştı,resmen yaramış.Oysaki ben kendi kendime dönüşümde hepsini söker bakla ekerim diye plan yapmıştım.Ne mümkün.Sebzelerin üzeri hala yüklü havalar müsait oldukça sökmek söz konusu olamaz. İşte bahçeden topladıklarımı bir güzel pişirdim ve afiyetle bir güzel yedik..Resmen masada bir tablo oluştu….Fotoğrafını da çektim size sunuyorum.Bilmem severmisiniz. Turfanda…Derler ya bahçenin bunlar bahçenin……Adımı.?... ŞAKŞUKA&lt;br /&gt;Aklıma gelmişken belirteyim. Fotoğraf makinamızın modelini büyüttük 10 mega piksellik panasonik DMC-FZ8 aldım.bundan böyle sizlere daha güzel fotoğraflar sunacağız.makinam ayrıcalıklı yemek fotoğrafları çekme özelliğine sahip. Sağ olsun ustamız sayın Mustafa dorsay gerekenleri bize açıkladı. Bakalım sizler beğenecekmisiniz..?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4 adet patlıcan&lt;br /&gt;15 adet sivribiber&lt;br /&gt;Kızartma için zeytinyağı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Domates sosu için;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4 adet domates&lt;br /&gt;5 diş sarımsak&lt;br /&gt;½ çay bardağı sirke&lt;br /&gt;1 çay bardağı zeytinyağı&lt;br /&gt;2 kesme şeker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.Bizim eve çarliston biber alınmaz..Sivri biber ve çarliston biber arasında çok büyük ve değişik lezzet farkı vardır.Çarliston biber yerine,Sivri biberle karışık olarak dolmalık biber de kullanılabilir.Yine de tercih size kalmış.Patlıcanlar alacalı soyulur ve ince verev halkalar halinde kesilir.Tuzlu suda 30 dakika bekletilir ve süzülür.Sivri biberler yıkanır ve kurulanır. Sap kısımları kesildikten sonra boylarına göre ikiye veya üçe bölünür.( Yıkamadan keserseniz biberleri içinde su kalır ve kızartırken her tarafa yağ sıçratır)&lt;br /&gt;2.Sos için olgun ve yumuşak domatesler seçilmelidir.Kabukları soyulan domatesler küp küp doğranır .Tencerenin içine sadece domatesler koyulur.Kapağı kapatılarak kısık ateşte suyunu çekene kadar pişirilir. sonradan üzerine dövüşmüş sarımsak,zeytinyağı ,şeker ve sirke birlikte ilave edilir.Kapağı kapalı olarak sos koyu boza kıvamına gelene kadar pişirilir.Sosun içine su, tuz konmaz( domatesi sıkar) kesinlikle kızartma yağı da konmaz.&lt;br /&gt;3.Tavada ilk önce patlıcanlar daha sonrada biberler kızartılır.Kağıt havlu üzerine çıkarılarak fazla yağı alınır.Servis tabağına yerleştirilir.Üzerine domates sosu dökülür ve soğumaya bırakılır.Afiyet olsun.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-4262350258123892713?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/feeds/4262350258123892713/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1688731446379499567&amp;postID=4262350258123892713&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/4262350258123892713'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/4262350258123892713'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2007/11/bahenin-bunlar-baheninnn.html' title='BAHÇENİN BUNLAR BAHÇENİNNN...'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/RzC0T5dvtSI/AAAAAAAAADU/WDksB8elNLo/s72-c/yeni+foto+%C5%9Fak%C5%9Fuka+026.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-1273777437260904213</id><published>2007-11-06T10:33:00.001-08:00</published><updated>2008-01-11T08:35:38.526-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tatlılar'/><title type='text'>VİŞNELİ EKMEK TATLISI ( Kaymaklı )</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/RzCzl5dvtRI/AAAAAAAAADM/J0QzPpHwFww/s1600-h/Ã§ipura-+viÅneli+ekmek+tatlÄ±sÄ±+002.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5129797439237109010" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/RzCzl5dvtRI/AAAAAAAAADM/J0QzPpHwFww/s400/%C3%A7ipura-+vi%C5%9Fneli+ekmek+tatl%C4%B1s%C4%B1+002.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4 dilim bayat ekmek&lt;br /&gt;250 gram vişne&lt;br /&gt;150 gram şeker&lt;br /&gt;1 bardak su&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzeri için ; kaymak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazırlanışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekmek dilimlerini arkalı önlü kızartın.Vişneleri şekeri ve suyu bir tencereye koyup , 8-10 dakika kaynatın.Tencereyi ocaktan alıp içine ekmek dilimlerini koyup kapağının kapatın.Soğuduktan sonra servis tabağına alıp kaymakla birlikte servis edin. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-1273777437260904213?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/feeds/1273777437260904213/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1688731446379499567&amp;postID=1273777437260904213&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/1273777437260904213'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/1273777437260904213'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2007/11/vineli-ekmek-tatlisi-kaymakl.html' title='VİŞNELİ EKMEK TATLISI ( Kaymaklı )'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/RzCzl5dvtRI/AAAAAAAAADM/J0QzPpHwFww/s72-c/%C3%A7ipura-+vi%C5%9Fneli+ekmek+tatl%C4%B1s%C4%B1+002.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-5449811410202369350</id><published>2007-10-26T10:00:00.000-07:00</published><updated>2008-01-11T08:43:26.261-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İmza Günüm'/><title type='text'>İMZA GÜNÜM...</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/RyIdq5dvtQI/AAAAAAAAADE/RuBpJE9ULJ0/s1600-h/jpppx.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5125691948718339330" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/RyIdq5dvtQI/AAAAAAAAADE/RuBpJE9ULJ0/s400/jpppx.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sevgili dostlarım; Bu hafta sonu İtibarıyla İstanbul’a gidiyorum.Bilindiği üzere Tüyap kitap fuarında 29 ekim 2007 günü saat 14.15’ den itibaren Büyükada salonunda bir saat civarında Akdeniz,Ege ve Ayvalık mutfağı hakkında konuşacağım.Daha sonrada sizlere ve diğer dostlarıma kitabımı imzalayacağım. Yakın oturanlar arzu edip gelmek isteyenleri beklerim.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-5449811410202369350?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/feeds/5449811410202369350/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1688731446379499567&amp;postID=5449811410202369350&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/5449811410202369350'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/5449811410202369350'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2007/10/imza-gnm.html' title='İMZA GÜNÜM...'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/RyIdq5dvtQI/AAAAAAAAADE/RuBpJE9ULJ0/s72-c/jpppx.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-6762690843788735220</id><published>2007-10-12T05:16:00.000-07:00</published><updated>2008-01-11T08:50:58.838-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dolma ve Sarmalar'/><title type='text'>MİDYELİ LAHANA SARMASI</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Rw9l1wXI9cI/AAAAAAAAAC8/BZ5eNLoP7yM/s1600-h/IMG_3164.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5120423275532973506" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Rw9l1wXI9cI/AAAAAAAAAC8/BZ5eNLoP7yM/s400/IMG_3164.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 adet dolmalık lahana&lt;br /&gt;60 adet ayıklanmış midye&lt;br /&gt;2 kilo soğan&lt;br /&gt;2 bardak pirinç&lt;br /&gt;2 bardak zeytinyağı&lt;br /&gt;1 kahve fincanı dolma fıstığı&lt;br /&gt;1 kahve fincanı kuş üzümü&lt;br /&gt;1 demet maydanoz&lt;br /&gt;1 demet dereotu&lt;br /&gt;2 tatlı kaşığı karabiber&lt;br /&gt;2 tatlı kaşığı tuz&lt;br /&gt;3 tatlı kaşığı tarçın&lt;br /&gt;2 tatlı kaşığı şeker&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı yenibahar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soğanlar tavla zarı büyüklüğünde doğrayın.Tuzu ekleyip  ve iyice karıştırın.Kısık ateşte soğanlar saldığı suyu çekip tencerenin dibine yapışmaya başlayana kadar  yaklaşık 1 saat pişirilir.Bu arada pirinci ,fıstığı ve üzümü  ayrı ayrı ıslatın.Soğan pişince 1 bardak zeytinyağı ilave edilip 10 dakika daha kavrulur.Fıstık , üzüm ve pirinci süzüp soğana ilave edin.Baharatlarını da ilave edip iyice karıştırın ve altını söndürün.İnce kıyılmış  maydanoz,dereotunu ekleyin.Bu dolma içini dolmalarınızı sarana kadar buzdolabında bekletebilirsiniz.Lahananın yapraklarını ayırın.Kaynayan suda yapraklar yumuşayana kadar haşlayın.Kalın ve damarlı kısımlarını ayıklayarak sarma için yaprakları hazırlayın.Bir yaprağı alın.2 adet midyeyi dıştan görünecek şekilde yerleştirerek içini de koyup sarın.Tencereye sıkı sıkı yerleştirin.1 bardak zeytinyağını dökün.Üzerini örtecek kadar su ilave edin.Üzerine ağırlık yapacak ısıya dayanıklı bir tabağı ters olarak yerleştirin.Çok kısık ateşte suyunu çekene kadar pişirin.Kapağını açmadan soğumaya bırakın&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-6762690843788735220?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/feeds/6762690843788735220/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1688731446379499567&amp;postID=6762690843788735220&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/6762690843788735220'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/6762690843788735220'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2007/10/midyeli-lahana-sarmasi.html' title='MİDYELİ LAHANA SARMASI'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Rw9l1wXI9cI/AAAAAAAAAC8/BZ5eNLoP7yM/s72-c/IMG_3164.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-6694756709462379854</id><published>2007-10-03T08:16:00.000-07:00</published><updated>2008-01-11T08:35:38.527-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tatlılar'/><title type='text'>KAYMAKLI KADAYIF DOLMASI</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/RwOzM5OusCI/AAAAAAAAAC0/S64FrsPmh2c/s1600-h/kadayÄ±f+dolmasÄ±+003.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5117130635725418530" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/RwOzM5OusCI/AAAAAAAAAC0/S64FrsPmh2c/s400/kaday%C4%B1f+dolmas%C4%B1+003.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;250 gram taze kadayıf&lt;br /&gt;1 su bardağı iri dövülmüş ceviz&lt;br /&gt;4 adet yumurta&lt;br /&gt;150 gram kaymak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şerbeti için;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;400 gram toz şeker&lt;br /&gt;400ml su&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı limon suyu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kızartmak için sıvıyağ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şerbet için şeker su ve limon suyunu küçük bir tencerede kaynatın.Soğumaya bırakın.Kadayıf dolması için mutlaka tazesini alın.Yoksa sarılması çok zor olur.Kadayıftan bir parça alın.Tifterek elinizin genişliğinde küçük bir daire yapın.Ortasına bolca iri dövüşmüş cevizden koyun.Kenarlarını kapatarak yaprak sarmasındaki gibi sarın.Bütün kadayıf bitene kadar aynı işlemi tekrarlayın.Kızartma için yağı tavaya koyun.Altını yakın.Yumurtaları derin bir kapta mikser ile çırpın.Kadayıfın bir tanesini alın.Yumurtanın içine batırın.Her yerini yumurtayı iyice bulayın.Sonra iki elinizin arasında sıkarak sarkan yerlerini ve fazla yumurtayı sıkın.Kızgın yağa atın.Hemen diğerini yumurtaya bulayın.Yine aynı şekilde kızgın yağa atın.Kadayıf dolmalarını her tarafının aynı renkte iyice kızartın.Kızgın yağdan çıkardığınızı hemen soğuk şerbete atın.Kadayıf dolmaları şerbetin içinde 2-3 saat bekletin.Daha sonra servis tabağına alıp buzdolabında bekletin.Kaymak ile birlikte servis edin.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-6694756709462379854?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/feeds/6694756709462379854/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1688731446379499567&amp;postID=6694756709462379854&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/6694756709462379854'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/6694756709462379854'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2007/10/kaymakli-kadayif-dolmasi.html' title='KAYMAKLI KADAYIF DOLMASI'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/RwOzM5OusCI/AAAAAAAAAC0/S64FrsPmh2c/s72-c/kaday%C4%B1f+dolmas%C4%B1+003.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-1623106550588733066</id><published>2007-10-03T08:11:00.000-07:00</published><updated>2008-01-11T08:42:53.089-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Balık Çeşitleri'/><title type='text'>KIRAÇA TAVA</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/RwOxppOusBI/AAAAAAAAACs/adAl38R62aA/s1600-h/TAVA+002.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5117128930623402002" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/RwOxppOusBI/AAAAAAAAACs/adAl38R62aA/s400/TAVA+002.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· 1 kilo kıraça&lt;br /&gt;· 1 su bardağı un&lt;br /&gt;· 1 demet roka&lt;br /&gt;· 1 adet kırmızı soğan&lt;br /&gt;· Kızarmak için sıvıyağ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazırlanışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayıklanmış balıkları tuzu suda birkaç kez yıkayıp süzün.Unu temiz bir poşetin içine koyun.Balıkları poşetin içine koyup sallayarak her tarafının unlanmasını sağlayın.Kızgın yağda iki taraflı kızartın.Yayında roka salatası ve kırmızı soğanla birlikte servis edin.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-1623106550588733066?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/feeds/1623106550588733066/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1688731446379499567&amp;postID=1623106550588733066&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/1623106550588733066'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/1623106550588733066'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2007/10/kiraa-tava.html' title='KIRAÇA TAVA'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/RwOxppOusBI/AAAAAAAAACs/adAl38R62aA/s72-c/TAVA+002.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-1586341631074492210</id><published>2007-09-13T04:22:00.000-07:00</published><updated>2008-01-11T08:47:45.129-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Börekler'/><title type='text'>TARATORLU KABAK BÖREĞİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Rukei8OYo4I/AAAAAAAAACk/cb_1nClCmpY/s1600-h/11-007.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5109648837859386242" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Rukei8OYo4I/AAAAAAAAACk/cb_1nClCmpY/s400/11-007.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;½ kilo kabak&lt;br /&gt;1 su bardağı un&lt;br /&gt;1 adet maden suyu&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı tuz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarator sos için;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;½ bayat ekmek&lt;br /&gt;250 gram yoğurt&lt;br /&gt;1 kahve fincanı dövülmüş ceviz&lt;br /&gt;6 diş sarımsak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılışı:&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Orta boy kabakları yıkadıktan sonra uzunlamasına ince ince dilimleyin .( kabakların ince dilimlenmesi çok önemli ).Kabak dilimlerini geniş bir kaba alın ve bolca unlayın. Tarator sos için bayat ekmeği rendenin büyük kısmı ile rendeleyin.Üzerine dövülmüş sarımsak , yoğurdu ve cevizi ilave edin ve karıştırın.Ben bayat ekmekleri dilimlenmiş olarak buzlukta saklıyorum.Gerektiği zaman içinden alıp kalanı tekrar buzluğa kaldırıyorum. Daha sonra bir şişe maden suyu, unu ve tuzu boza kıvamında bulamaç haline getirin.Daha önceden unladığınız kabakları bulamacın içine batırın.Kızgın yağda iyice kızartın.Yanında tarator sos ile sıcak olarak servis edin. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-1586341631074492210?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/feeds/1586341631074492210/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1688731446379499567&amp;postID=1586341631074492210&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/1586341631074492210'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/1586341631074492210'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2007/09/taratorlu-kabak-brei.html' title='TARATORLU KABAK BÖREĞİ'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Rukei8OYo4I/AAAAAAAAACk/cb_1nClCmpY/s72-c/11-007.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-8875964341631062901</id><published>2007-08-26T12:03:00.000-07:00</published><updated>2008-01-11T08:27:49.100-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tatlılar'/><title type='text'>LOKMA</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/RtHOlh_lECI/AAAAAAAAACc/09yrR2W7te0/s1600-h/8-6-2007+080.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5103086996963004450" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/RtHOlh_lECI/AAAAAAAAACc/09yrR2W7te0/s400/8-6-2007+080.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Kandiliniz kutlu olsun&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Malzemeler :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;250 gram un&lt;br /&gt;200 gram su&lt;br /&gt;20 gram tereyağı (1 çorba kaşığı)&lt;br /&gt;1tatlı kalığı kuru maya&lt;br /&gt;1 çay kaşığı tuz&lt;br /&gt;750 gram şeker&lt;br /&gt;3.5 su bardağı su&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı limon suyu&lt;br /&gt;½ litre ayçiçeği yağı (kızartmak için )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir tencereye su, limon suyu ve şeker koyarak orta ısıdaki ateşte kaynatılır. Şurup koyulaşınca ocaktan alınır ve soğumaya bırakılır. Geniş bir kaba un konur ve ortası ası havuz gibi açılır. Maya, erimiş halde tereyağı, tuz ve su, azar azar ilave edilerek bulamaç kıvamında pürüzsüz bir hamur yapılır. Hamur sıcak bir ortamda iki katı kabarana kadar mayalanır.Hamurun yeterince kabardığı anlaşılınca lokma hamuru hazırlanmış olur. Bu bulamaç kıvamındaki hamurdan avuç ile alınır, avuç sıkılır ve baş parmak ile işaret parmağı arasından fırlayan hamurdan, suya sokulup ıslatılmış bir kaşık ucu ile alınır ve kızgın yağa atılır, lokmalar hafif pembeleşince delikli kepçe yardımıyla alınır ve hemen soğuk şerbetin içine atılır. Lokma kızartılırken yağ derin bir yerde olmalıdır.İsteğe göre üzerine tarçın serpilerek sıcak olarak servis yapılır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-8875964341631062901?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/feeds/8875964341631062901/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1688731446379499567&amp;postID=8875964341631062901&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/8875964341631062901'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/8875964341631062901'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2007/08/lokma.html' title='LOKMA'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/RtHOlh_lECI/AAAAAAAAACc/09yrR2W7te0/s72-c/8-6-2007+080.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-1319332171003923596</id><published>2007-08-24T11:08:00.000-07:00</published><updated>2008-01-11T08:29:07.731-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çay saati'/><title type='text'>KEPEKLİ DİYET KURABİYE</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Rs8eqh_lEBI/AAAAAAAAACU/gxBmvWs5wm8/s1600-h/4-7-2007+033.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5102330618862440466" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Rs8eqh_lEBI/AAAAAAAAACU/gxBmvWs5wm8/s400/4-7-2007+033.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;250 gram kepekli un&lt;br /&gt;250 gram kepek&lt;br /&gt;250 gram üzüm suyu&lt;br /&gt;½ çay bardağı küllü su&lt;br /&gt;1 çay bardağı zeytinyağı&lt;br /&gt;½ çay kaşığı damla sakızı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küllü su için çevrenizdeki lahmacun; kebapçı yada pideciden fırından odun külü alabilirsiniz. Özellikle Odun  külü olacak.Bu kül  3 bardak su ile kaynatılır. Dinlendirildikten sonra üzerindeki berrak su alınır süzülür. . Küllü su ile uğraşamam diyorsanız  yerine maden suyu yada kabartma tozu kullanabilirsiniz. Ben denemedim .karışmam .Yalnızca şunu söyleyim işin aslı bu .. Ayrıca küllü su ile yapılan kalburabastının da tadına doyum olmaz…  Kömür külü alıpta zehirlenmeyin sakın. sizi uyarıyorum…..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kepekli un ile kepeği iyice karıştırın.Ortasını havuz gibi açın ve zeytinyağı , üzüm suyu , küllü suyu ve dövülmüş sakızı  ilave edin. Yumuşak bir hamur elde edin. Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar alın ve yuvarlayın.Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine yerleştirin.Önceden ısıtılmış 200 derecede 20 dakika pişirin.Bu kurabiye hem sağlıklı olmasının yanı sıra çok uzun ömürlüdür.Yaklaşık iki ay kadar dayanır……..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-1319332171003923596?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/feeds/1319332171003923596/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1688731446379499567&amp;postID=1319332171003923596&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/1319332171003923596'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/1319332171003923596'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2007/08/kepekli-diyet-kurabiye.html' title='KEPEKLİ DİYET KURABİYE'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Rs8eqh_lEBI/AAAAAAAAACU/gxBmvWs5wm8/s72-c/4-7-2007+033.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-7968715544273875233</id><published>2007-08-24T10:50:00.000-07:00</published><updated>2008-01-11T08:44:37.211-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Pasta ve dondurmalar'/><title type='text'>EKLER PASTA</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Rs8akB_lEAI/AAAAAAAAACM/Vrtj_dcdXTA/s1600-h/25.7.2007+ekler+008.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5102326109146779650" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Rs8akB_lEAI/AAAAAAAAACM/Vrtj_dcdXTA/s400/25.7.2007+ekler+008.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu hamuru;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 çay bardağı su&lt;br /&gt;1 çay bardağı süt&lt;br /&gt;50 gram tereyağı&lt;br /&gt;1 kahve fincanı un&lt;br /&gt;4 adet yumurta&lt;br /&gt;1 çay kaşığı tuz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Krema için;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;500 ml süt&lt;br /&gt;1 çay bardağı şeker&lt;br /&gt;1 kahve fincanı un&lt;br /&gt;2 adet yumurta&lt;br /&gt;1 paket vanilya&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzeri için;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;100 gram bitter çikolata&lt;br /&gt;3 yemek kaşığı süt&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.Çelik bir tencerenin içine su, süt ve tereyağını koyun.Kaynamaya bırakın.Kaynamaya başlayınca un ve tuzu ilave edin.Hamuru sürekli karıştırın ve 5 dakika pişirin ve soğumaya bırakın.Soğuduğu zaman hamura birer birer yumurtaları kırın ve mikser ile karıştırın.Hamuru 30 dk. dinlendirin ve krema torbasına doldurun.Yağlı kağıt serilmiş tepsiye aralıklarla sıkın.200 derecede 30-40 dakika pişirin.&lt;br /&gt;2.Süt ve toz şekerin yarısını bir tencereye koyup kaynatın.Şekerin kalan yarısı ile yumurtaları çırpın, üzerine unu ilave edin.Karışımı yavaş yavaş süte ilave edin. Sürekli karıştırarak 5 dakika pişirin.Mikser ile çırpın ve soğumaya bırakın.Krema torbasına koyun ve tek tarafından yatay olarak kestiğimiz şu hamurlarının içine sıkın.Üzerine bitter çikolatayı benmari usulü eritip pastaların üzerin kaplayın. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-7968715544273875233?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/feeds/7968715544273875233/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1688731446379499567&amp;postID=7968715544273875233&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/7968715544273875233'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/7968715544273875233'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2007/08/malzemeler-u-hamuru-1-ay-barda-su-1-ay.html' title='EKLER PASTA'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Rs8akB_lEAI/AAAAAAAAACM/Vrtj_dcdXTA/s72-c/25.7.2007+ekler+008.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-5714080017689203855</id><published>2007-08-24T10:38:00.000-07:00</published><updated>2008-01-11T08:29:07.731-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çay saati'/><title type='text'>LOR PEYNİRLİ TURTA</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Rs8Xnx_lD_I/AAAAAAAAACE/FxDFpgoIY1k/s1600-h/016.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5102322875036405746" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Rs8Xnx_lD_I/AAAAAAAAACE/FxDFpgoIY1k/s400/016.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 çay bardağı su&lt;br /&gt;1 çay bardağı zeytinyağı&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı maya&lt;br /&gt;2 çorba kaşığı şeker&lt;br /&gt;2 bardak un&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İç malzemesi;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;½ kg tatlı lor&lt;br /&gt;½ çay bardağı şeker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mayayı bir çay bardağı su ve şeker ile 10 da bekletin.Zeytinyağını ilave edin ve iyice karıştırın.Aldığı kadar un ile yoğurun.Yumuşak ele yapışmayacak bir hamur hazırlayın.Hemen hamuru iki parçaya bölün. Hamuru merdane ile açın dikkat edin çok ince olmasın ve 30 cm.lik yağlanmış bir turta kalıbına veya yuvarlak bir tepsiye yerleştirin.Kenarlarına parmaklarınızla bastırın ve fazla gelen kısmı kesip alın.Lor ile şekeri karıştırın ve hamurun üzerine yayın.Kalan hamuru da biraz daha ince olarak açın ve iç malzemesinin üzerini iyice kapatın.Önceden ısıtılmış 175 derecelik fırında yarım saat kadar pişirin. Fırından çıkarıp üzerine pudra şekeri veya toz şeker serpin.Ilık olarak servis edin.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-5714080017689203855?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/feeds/5714080017689203855/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1688731446379499567&amp;postID=5714080017689203855&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/5714080017689203855'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/5714080017689203855'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2007/08/malzemeler-1-ay-barda-su-1-ay-barda.html' title='LOR PEYNİRLİ TURTA'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Rs8Xnx_lD_I/AAAAAAAAACE/FxDFpgoIY1k/s72-c/016.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-1833519913608754217</id><published>2007-08-24T10:21:00.000-07:00</published><updated>2008-01-11T08:51:31.340-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ana yemekler'/><title type='text'>KAŞARLI RULO BİFTEK</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Rs8T4B_lD-I/AAAAAAAAAB8/6Gb2ONoOUOM/s1600-h/Ka008.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5102318756162768866" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Rs8T4B_lD-I/AAAAAAAAAB8/6Gb2ONoOUOM/s400/Ka008.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· 4 adet biftek&lt;br /&gt;· 2 adet domates&lt;br /&gt;· 150 gram kaşar&lt;br /&gt;· ½ çay bardağı zeytinyağı&lt;br /&gt;· 2 adet biber&lt;br /&gt;· Deniz tuzu&lt;br /&gt;· Karabiber&lt;br /&gt;· 4 adet kürdan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kasabınızdan alırken biftekleri rulo yapacağınızı söyleyerek çok ince dövmesini isteyin.Her bifteğin arasına kalın bir dilim kaşar peyniri koyarak rulo şeklinde sarın.Kürdan ile sabitleyip açılmasını önleyin.Küçük bir fırın tepsine rulo sarılmış biftekleri dizin.Rendelenmiş domates, zeytinyağı ve ince doğranmış biberleri bifteklerini üzerine dökün.En son üzerine çok az tuz ve taze karabiber çekin.200 derece ısıtılmış fırında 20-25 dakika pişirin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-1833519913608754217?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/feeds/1833519913608754217/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1688731446379499567&amp;postID=1833519913608754217&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/1833519913608754217'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/1833519913608754217'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2007/08/malzemeler-4-adet-biftek-2-adet-domates.html' title='KAŞARLI RULO BİFTEK'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Rs8T4B_lD-I/AAAAAAAAAB8/6Gb2ONoOUOM/s72-c/Ka008.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-4628832225681454399</id><published>2007-07-22T13:45:00.000-07:00</published><updated>2008-01-11T08:52:53.285-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Reçel ve turşular'/><title type='text'>KAYISI REÇELİ</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/RqPB5oKKscI/AAAAAAAAAB0/t9mWCF8ku0o/s1600-h/4-7-2007+093.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5090125199635558850" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/RqPB5oKKscI/AAAAAAAAAB0/t9mWCF8ku0o/s400/4-7-2007+093.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;1 kilo kayısı&lt;br /&gt;750 gram şeker&lt;br /&gt;½ limon suyu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kayısılarınız küçük ise benim gibi sadece bir tarafından çekirdeklerini çıkarın büyükse ortadan ikiye bölün.Kayısıları tencereye yerleştirin.Üzerine şekeri ilave edin ve bir gece bu şekilde bekletin.Çıkan kayısı çekirdeklerini yıkayın ve bir gazete üzerinde kurutun( ıslakken kırmak mümkün olmuyor.).Çekirdekleri kırın ve içlerindeki bademleri alın.Bademleri üzerine kaynar su ilave edin.5 dakika bekletin ve üzerindeki kabukları soyun.Bademleri tencerenin içine atın ve kısık ateşte reçeli pişmeye bırakın.Üzerinde oluşan köpükleri delikli kepçe ile toplayın.Kayısılar yumuşayınca limon suyunu ilave edin.5 dakika daha pişirip ocaktan alın.Sıcak iken kuru kavanoza alıp ters şekilde soğumaya bırakın.Mutlaka buzdolabında muhafaza edin. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-4628832225681454399?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/feeds/4628832225681454399/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1688731446379499567&amp;postID=4628832225681454399&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/4628832225681454399'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/4628832225681454399'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2007/07/1-kilo-kays-750-gram-eker-limon-suyu.html' title='KAYISI REÇELİ'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/RqPB5oKKscI/AAAAAAAAAB0/t9mWCF8ku0o/s72-c/4-7-2007+093.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-7149757555782047687</id><published>2007-07-22T13:10:00.000-07:00</published><updated>2008-01-11T08:53:25.063-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Pasta ve dondurmalar'/><title type='text'>KARADUTLU DONDURMA</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/RqO56IKKsaI/AAAAAAAAABg/2TmNxLvs9Fk/s1600-h/4-7-2007+056.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5090116412132471202" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/RqO56IKKsaI/AAAAAAAAABg/2TmNxLvs9Fk/s320/4-7-2007+056.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="justify"&gt;Mevsim karadut zamanı...Bu gün bile hala yeterince tanınamıyor.Bilinmiyor Müthiş bir anti oksidan. Bu dondurma tadının güzelliği yanında yapımı kolay bir dondurma.10 dakika da hazır.Hem de yüzde yüz doğal.Katkı maddesi içermez. Ölçü tam. Şaşmaz…&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2 su bardağı karadut suyu&lt;br /&gt;10-15 adet karadut&lt;br /&gt;150 gram şeker&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı sahlep&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk önce karadut suyu bulamayan kişiler için karadut suyu nasıl yapılır onu anlatayım.1/2 kilo karadutu (10-15 tane ayırın) önce blenderden geçirin.Daha sonra elinize eldiven takıp tel süzgeçten ,elinizin ayasıyla bastırarak sıkın.Sakın su ilave etmeyin.&lt;br /&gt;Karadut suyunu çelik bir tencereye dökün.Üzerine şeker ve sahlepi ilave edin.Mikser ile 2.3 dakika çırpın.( Bu işlem sahlep ve karadut suyunun özdeşleşmesi için.) Tencereyi ocağa alın .Tahta kaşıkla karıştırarak bir taşım kaynatın.Ocaktan alın ve buzluğu koyacağınız kaba aktarın.Bu arada içine tane karadutları ilave edin.Buzlukta dondurun ve dilediğiniz gibi servis edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-7149757555782047687?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/feeds/7149757555782047687/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1688731446379499567&amp;postID=7149757555782047687&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/7149757555782047687'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/7149757555782047687'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2007/07/karadutlu-dondurma.html' title='KARADUTLU DONDURMA'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/RqO56IKKsaI/AAAAAAAAABg/2TmNxLvs9Fk/s72-c/4-7-2007+056.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1688731446379499567.post-1848876291790224494</id><published>2007-07-18T00:57:00.000-07:00</published><updated>2008-01-11T08:31:09.793-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Balık Çeşitleri'/><title type='text'>EKOSE ETEKLİ LEVREK BUĞULAMA</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Rp3Lt_p3LQI/AAAAAAAAABY/19tYr9prwog/s1600-h/16.7.2007+ekose+etekli+levrek+020.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5088447145040096514" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Rp3Lt_p3LQI/AAAAAAAAABY/19tYr9prwog/s320/16.7.2007+ekose+etekli+levrek+020.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ekose etekli levrek buğulama; levrek buğulama mevcut,yalnız ekose eteği yok. Bu bir yakıştırma.Mevcut yemeğin ilgisini çekmek,dikkatleri toplamak için zamanın Dış işleri bakanı merhum İhsan Sabri Çağlayangil'in mutfağımıza hoş, espirili bir yaklaşımı. Buradan kaynaklanıyor.Mevcutların dan çok farklı bir sos ile sunuyorum.Tavsiye edilir.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3 adet levrek ( bir tanesi küçük boy)&lt;br /&gt;1 adet domates&lt;br /&gt;1 adet soğan&lt;br /&gt;1 adet havuç&lt;br /&gt;1 adet patates&lt;br /&gt;½ demet maydanoz&lt;br /&gt;1 yemek kaşığı tereyağı&lt;br /&gt;1 yemek kaşığı un&lt;br /&gt;3 yemek kaşığı yoğurt&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı tuz&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı karabiber&lt;br /&gt;4 adet defne yaprağı&lt;br /&gt;5-6 fesleğen yaprağı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayıklanan balıklar tuzlu suda yıkanır ve süzülür. Sos için gerekli balık suyu için bir adet küçük levrek kullanacağız.Soğan, domates, havuç rendelenir.Maydanoz dallarıyla birlikte çok ince kıyılır.Tencerenin altına defne yaprakları , üzerine havuç,soğan ,domates, maydanoz ,tuz ve karabiber koyulur.Küçük olan levrek , ortadan ikiye kestiğimiz patates ilave edilir ve üzerini örtecek kadar su eklenir.Bütün malzeme 30 dakika hep birlikte pişirilir.Patatesler ve defne yaprakları sostan alınır.. Balığın kafası ve kılçıkları ayıklandıktan sonra yine balık etleri sosa koyulur ve blenderden geçirilir ve soğumaya bırakılır.&lt;br /&gt;Tereyağında un rengi dönene kadar kavrulur.Soğumaya bıraktığımız sosun içine yoğurt ilave edilir ve mikser ile çırpılır.Una yavaş yavaş ilave edilir.Fırın tepsisine balıkları ve patatesi yerleştirin.Üzerine sosu gezdirin.Önceden ısıtılmış 200 derecede 10 dakika pişirin.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1688731446379499567-1848876291790224494?l=yesilmutfak.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/feeds/1848876291790224494/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1688731446379499567&amp;postID=1848876291790224494&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/1848876291790224494'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1688731446379499567/posts/default/1848876291790224494'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yesilmutfak.blogspot.com/2007/07/ekose-etekli-levrek-buulama_18.html' title='EKOSE ETEKLİ LEVREK BUĞULAMA'/><author><name>yesilmutfak</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04561445351762755835</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_oiJrMdgJrRM/Rp3Lt_p3LQI/AAAAAAAAABY/19tYr9prwog/s72-c/16.7.2007+ekose+etekli+levrek+020.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
